Merhaba dünya!

Temmuz 4th, 2013

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

Hangi durumlarda gusül almak gerekli

Haziran 1st, 2008

Order Generic Viagra

Sual: Guslü gerektiren hâller nelerdir?
CEVAP
Hayz veya lohusalık hâli bitince yahut cünüp olunca gusletmek farzdır.
Hayz bitince, cünüp de olursa, ikisi için bir gusül yetişir. Kadın cünüp iken hayz görürse, isterse hemen gusleder, isterse hayz bitene kadar bekler, sonra ikisi için bir defa gusleder.
Üç şekilde cünüp olunur:
1- Zekerin [penisin] ucu, sünnet derisi altındaki yuvarlak kısım, ferce [hazneye] girince erkek de, kadın da cünüp olur.

2- Erkekte koyu beyaz ve kadında akıcı sarı menî, yerinden şehvetle kopup çıkarsa cünüp olunur.

3- İhtilâm ile, yani rüyâda şehvetlenip uyandığı zaman, menî akmış olduğunu gören erkek ve kadın cünüp olur. Rüyada ilişkide bulunduğunu görür, fakat uyanınca meni akmamışsa, meni yoksa gusletmez. Bazı alimler kadının menisi içeri akar, ihtiyaten yıkanması iyi olur demişlerdir.

Guslü gerektiren haller
Read the rest of this entry »

Evli Kadınların görev ve vazifeleri, öneriler

Mayıs 29th, 2008

Evli Kadınlar İçin Önemli Konular

Güleryüz: Kadın, erkeğine karşı güler yüzlü, tatlı sözlü olmaya çalışmalı. Kocasının iyiliklerine karşı teşekkür etmek de, güzel bir nezaket halidir.İtaat: Kadın, eşinin meşru isteklerine itaat etmeli, sözlerini dinlemeli. Ancak haram işlemeye ve farzın terkine yönelik yersiz bir istek karşısında kimseye itaat gerekmez.
Ev idaresi: Ev idaresinde kadın lüks ve israftan kaçınmalı. Evdeki eşyaları temiz ve idareli kullanmalı. Ev masraflarında kadının savurganlığı iyi değildir. Tutumlu olması gerekir. Buna dikkat etmeyen aileler sıkıntıya düşerler.
İzin almak: Eşinden izinsiz ve lüzumsuz dışarılarda gezmekten kaçınmalıdır. Ancak ana-baba ve yakın akrabalar, lüzum ve ihtiyaç halinde izinsiz de olsa ziyaret edilebilir.
Süslenme: Kadın, evindeki süs ve giyimiyle erkeğine cazip görünebilmeli. Bu süslenme faydalı ve lüzumludur. Fakat kadın, sadece eşi için süslenmeli, dışarıya karşı değil!
Tenkitten çekinmek: Kadın, erkeğine karşı olur olmaz şeyler için tenkitte bulunmaktan ve ona emir verir gibi tavır almaktan sakınmalı. Hiç bir erkek, eşinin ona emir vermesinden hoşlanmaz.
Dedikodu: Bağırıp çağırmaktan, gevezelik etmekten, başkalarının dedikodusunu yapmaktan kadınlar titizlikle sakınmalı. Huzursuzlukların baş sebebi dildir, bunu unutmamalı.
Alaydan sakınmak: Kadın, şaka dahi olsa eşi ile alay etmemeli. Ona hakarette bulunmamalı. Hele bunu başkalarının yanında asla yapmamalı. Ayrıca ikide bir kendini ve sülalesini övmekten sakınmalı.
Şikayetçi olmamak: Erkek eve döndüğü zaman kadın, bir takım sıkıntı ve şikayetleri öne sürerek huzur bozmaktan sakınmalı. Ailedeki kaynana kayınbaba ile de iyi geçinmelidir.
Engel çıkarmamak: Kadın, eşinin ilmi ve fikri çalışmalarına engel olmaktan sakınmalı. İlim ve fikir mesleğinde hizmet görenler, bunları evlilik hayatına feda edemezler.

Ailede Çocuk Terbiyesi

Read the rest of this entry »

Evli Erkeğin görev ve vazifeleri, öneriler

Mayıs 29th, 2008

Yusuf Özcan
Semerkand dergisinden alınmıştır.

Evli Erkekler İçin Önemli Konular

Nafaka: Evli erkek, imkanları nisbetinde eşinin ve çocuklarının maddi ihtiyaçlarını karşılamakla, helal nafaka sağlamakla mükelleftir. Nafaka, yeme-içme, mesken, giyim gibi zaruri ihtiyaçlardır.
İyi geçinme: Erkek, hanımına karşı güler yüzlü, tatlı sözlü, iyi huylu olmalıdır. Kadını incitecek yersiz davranışlardan, kaba tavırlardan sakınmalıdır.
Sevgi ve bağlılık: Erkek, eşine karşı olan sevgisinde cömert olmalıdır. Ona karşı öyle samimi olmalı ki, kadın herkesten daha çok sevildiğini hissetsin. Ancak bu, her isteğini yerine getirmek anlamında değildir. Bazı istekler elbette gerçekleşmeyebilir.
Sohbet: Şartlar elverdikçe hanımıyla sohbet ve şakalar yapıp neşeli vakitler geçirmeyi sağlamak evliliğin tabii ihtiyaçlarındandır.
Nezaket: Kadın, eşi tarafından beğenilmeyi ister. Şaka dahi olsa kadın kötülenmemeli. Lüzumu yokken tenkit edilmemeli. Kadına değer verilmeli. Sık sık yaptıklarını takdir etmeli.
Sabır: Erkek, eşinin bazı hatalı sözleri ve davranışlarına karşı hemen öfkelenmemeli. Sinirlenip bağırmamalı. Kadın sinirlenmişse de, erkek sükûnetini korumalı.
Tedbir: Erkek, ailede kavga çıkarmaktan ve kadını dövmekten sakınmalı. Evlilik hayatının selameti için herkes çeşitli tedbirler alır. Fakat, basit kusurlar için kadını azarlamak yersizdir.
Hoşgörü: Eşinin bazı kusurlarını görmezden gelmeli. Olağan bir kusurdan dolayı da bir-iki günden fazla dargın durmamalı. Erkek, bazen de kusuru kendinde aramalı.
Yardım: Dışarıya dönük işler erkek tarafından görülmeli. Ev işlerinde de kadına yardımcı olmalı. Evdeki düzen ve temizliğe dikkat etmeli.
Eve bağlılık: Kadının hoşlandığı erkek, evine bağlı olan erkektir. Erkek, geceleri ihtiyaçtan fazla dışarıda kalmayıp evine dönmeli. İnsan aradığı saadeti, ancak evinde bulabilir.

Evlilik Düşünüyorum

Mayıs 29th, 2008

Dr. Yusuf Karaçay
Sorularla İslamiyet

“İçinizden bekâr olanları evlendirin” mealindeki âyeti bizim arkadaşlar “Evlenmeyi düşünenlere yol gösterecek bir yazı yayınlayın” diye de tefsir ettikleri için, hayli zamandır sıkıştırıyorlardı beni. Tarkan’dı, İkiz Kuleler’di derken, sonunda sıra geldi bu konuya. Ve, evlilik hazırlığı yapan gençlerin çeyizinde bulunsun diye tavsiyelerimi kaleme aldım. Yazdıklarım kişisel fikirlerim sayılmaz; çoğu terapistin de katılacağı tavsiyelerdir bunlar.

Şanslı olduğunuzu da bilin. Bizim zamanımızda bu konularda pek konuşulmaz, fikir verilmezdi. Evli-barklı, olgun-oturaklı abilerimiz hep çok daha mühim mevzuları anlatır, bu konuya gelince susarlardı. Dinî dergilerde de yer almazdı bu konular, gençlerin zihni dağılmasın(!) diye. Öyle olunca da biz fısır fısır konuşurduk aramızda: “Evlensek mi acaba? Nasıl biriyle evlensek?” “Hoşlandığım bir kız var ama namaz kılmıyor, problem olur mu dersin?” “Büyüklerimin bulacağı bir kızla evlensem mutlu olur muyum sence?”

Siz bu tür açmazlar yaşamazsınız umarım. Zamanımızda bu konular daha rahat konuşuluyor zaten. Doğru karar vermenizde yazacaklarımın da biraz faydası olursa ne mutlu bana.

EVLENMEK ŞART MI?
Read the rest of this entry »

Evlenilmesi Haram olanlar

Mayıs 29th, 2008

1) Soy açısından haram olanlar:

* Kişinin usulu, erkekse anası, ninesi, kız ise babası, dedesi, ne kadar yukarı çıkarsa çıksın
* Kişinin füruu, oğlu, kızı, torunları ne kadar aşağı inerse insin
* Ana ve babanın çocukları, torunları, kardeşleri, yeğenleri
* Amcalar, halalar, dayılar, teyzeler

2) Evlenme açısından haram olanlar:

* Büyüklerin eşleri : Babanın eşi, annenin veya babanın babasının eşleri
* Çocukların eşleri
* Kayınvalide ve ne kadar yukarı çıkarsa çıksın. Burada nikahlanma yeterlidir. Cinsel birleşme şart değildir.
* Bir erkeğe cinsel birleşmede bulunduğu karısının başka kocadan olan çocukları ve nunların çocukları.
* Evlenme açısından haram olanlar sahih nikahtan olduğu gibi emzirme ve zina ile de gerçekleşir.
Read the rest of this entry »

Çok Evlilik

Mayıs 29th, 2008

Eski Mısır Hukuku: Koca bazı şartlar altında birden fazla kadınla evlenebilirdi

Babil Hukuku: Hamurabi kanunlarına göre, zevce çocuk doğurmazsa veya ağır bir hastalığa tutulursa, koca odalık alabilirdi.

Çin Hukuku: Kocanın serveti müsait olursa, ikinci derecede zevceler alabilirdi. Şu kadarki, bu kadından doğacak çocuklar, birinci ve asıl zevcenin çocukları sayılırdı.

Eski Brehmenler: Vichnou kitabına göre, erkekler bulundukları sınıflara göre bir, iki, üç veya daha fazla kadınla evlenebilirdi. Apastamba kitabında ise, bu konuda tahdit vardı, kadın vazifelerini hakkıyla yerine getirebiliyor ve erkek çocuğuda oluyorsa, koca ikinci bir kadınla evlenemezdi. Manu düsturlarında, bir adam, ilk zevcesini kendi toplumsal seviyesinde seçmesi  lazımdı, ikinci zevcesini, daha alt tabakalardan alabilirdi.

Eski İran : Çok evlilik kabul edilmişti.

Roma Hukuku : Odalık almak, kanuni nikah olmaksızın yaşamak vardı.

Kitab-ı Mukaddes : Eski Ahid’de Davud a.s. bir çok kadınla evlendiği zikredilir. Eski  Ahid’de çok evlilikten bahseden başka yerler de vardır. Musevilikte de çok evlilik vardı.

Yeni Ahid’de (İncil), birden fazla kadınla evlenmeyi yasak eden bir madde yoktur. Ancak tek zevce ile yetinbmenin iyi olacağına dair tavsiyeler vardır. Birden fazla evlenme, Hristiyanlık aleminde XVI. asra kadar normaldi.

İslam’dan Önceki Arabistan: Çok evlilik konusunda hiç bir tahdit ve sınır yoktu. Erkek istediği kadart kadınla evlenebildiği gibi, aralarında zevce değişimi  bile olurdu.

İslam’da Çok Evlilik
Cenab-ı Hak buyuruyor:
Read the rest of this entry »

Sperm ve süt bankası tuzağı

Mayıs 28th, 2008

Yeni nesilleri bozmak adına ortaya atılmış projeler bunlar. Olayın dini, biyolojik, psikolojik ve sosyolojik boyutu tamamen bizim aleyhimize gelişmektedir. Toplumumuzun ahlaki çöküntüye uğratılması sürecinin yeni basamağı bu bankalardır. İşte biz bu yüzden önce ahlak diyoruz.

Sperm bankası

Öz kardeşi ile evlenmenin hiçbir açıdan mümkün olmadığını düşünen bir insanın, sperm bankasından alınan spermin sahibi kişinin, yani babasının çocukları yani kardeşi ile evlenebilme ihtimali olması ve bu ihtimal dahilindeki kişilerin kim olduğunu bilmemesi, kişiyi tedirgin edecektir.

Ensest ilişki riski

Bu ihtimal elbette ki olayın ilk bölümü. Ya bu kişi kardeşi ile evlendiyse ve bu gerçeği yıllar sonra öğrenirse ne olacak? Kardeşi ile, evlenmesi yasak olan kişi ile evlenmiş olmak, bir insanın psikolojisini alt üst edecektir. Kardeşi ile aynı evi, yatağı… paylaşmak ensest ilişkinin oluşturacağı psikolojik çöküntülerle aynıdır. Ensest ilişkilerde kişi farklı kişilikler dahi geliştirebilmektedir durumun vahametini atabilmek için. Bu da kişilik bozukluklarına işaret etmektedir.

Genetik ve fiziksel boyut
Read the rest of this entry »

Soru ve Cevaplarla Gusül

Mayıs 28th, 2008

Cünup olan kadın çocuğunu nasıl emzirir? 
Emzikli bir kadının çocuğu ağlarsa, gusül fırsatı  da yoksa, göğsünü yıkayarak çocuğuna süt verebilir. (1)
Dövme ve Gusül Abdesti    

İnsanın bedeni dahi, kendinin istediği gibi kullanabileceği malı değildir, Allah’ın (cc) ona bir emanetidir. Vücudunda kalıcı dövme yapmak, Allah’ın yaratışını beğenmeyip bozmak ve emanete hıyanet etmek sayılır. Bu sebeple Allah Rasulü (sa) vücuduna dövme yaptıran ve bu işi yapan/icra eden insanların lanetlik oldukların bildirmiştir. Bu yüzden dövme yapmak ya da yaptırmak kötü bir günahtır. Kötü olmasının sebeplerinden birisi de, bundan dönüşün mümkün olmamasıdır. Böyle bir operasyonun yasak olmasının sebeplerinden birisi de her halde, sağlığa zararlı bir uygulama oluşudur. Nitekim son zamanlarda tabipler tarafından bunun zararları ile ilgili çok şeyler söylendi. Ancak bilindiği gibi, İslam’a girmek, önceki bütün günahları siler ve Müslüman olan için adeta tertemiz bir sayfa açar. Müslüman olan birisi artık önceki günahlarından ötürü hesaba çekilmez. Ne var ki, dövmeyi de çıkaramaz. Ama bunun da bir sakıncası olmaz, çünkü insanlar yapamadıkları şeylerden ötürü sorumlu tutulmazlar. Üzerinde dövme bulunanın namazı olmaz diyenler, dövmenin deriye işlenmiş olması sebebiyle, altına su geçirmeyeceği, bu yüzden de abdest ya da gusle engel olacağı varsayımıyla bunu söylemektedirler ki, bu doğru değildir. Çünkü böyle bir durumda suyu ulaştırabildiği yere kadar ulaştırması yeterlidir. Ancak dövme, çok zor olmayacak bir yolla çıkarılabiliyorsa çıkarılmalıdır. (3)
(Allah’u a’lem)
Gözkapaklarındaki çapak gusle mâni midir?    
Çapak, gusle mânidir. Yıkarken çapakları temizlemek lâzımdır. Su ile temizlemek mümkün değilse, akşamdan çapak ilâcı sürmek lâzımdır.(5)
Göze takılan lensin gusle mani olacağını söyleyenler var, doğru mu?  
Doğru değildir. Çünkü gözün içi gusülde yıkanması farz olan kısımdan değildir. Bu itibarla lensin altında kuru yer kalması gusle engel olmaz. (5)
    Gusülde cinsel organı yıkamak gerekir mi?   

Hayır, guslederken kadının cinsel organının dışının yıkanması vaciptir.  Kadın guslederken, cinsel organının içini değil dışını yıkar. (4)
Gusülden önce saç kesmek, tıraş olmak caiz midir?  
Bir şeyin yapılması caiz olması başka, efdal olması başkadır. Konuya bu açıdan bakacak olursak, cünüpken beden tıraşı olmak, muayyen halde olanın da saç kestirmesi gibi beden temizliği ve bakımı caizdir. Bu temizliğin arkasından yapılan gusül de sahihtir. Gusle mani bir durum söz konusu değildir. Bu açıdan gusülden önceki temizlikte bir yasak yoktur.

Ancak daha tedbirli olanı, cünüplükten çıkınca tıraş yapıp saç kestirmektir. Yani ‘bedenden ayrılan saç, tüy ve tırnak gibi parçaların beden temizken ayrılması daha uygun olanıdır’ diyenler olmuştur.

Bunun bir sebebi şudur. İnsan bedeninden ayrılan saç, tırnak ve benzeri parçalar sonunda yine dirilirken insan bedenine dönecek, tekrar bedende yerini alacaktır bu görüşe göre. Öyle ise beden temizken ayrılsın ki, bedene yine temiz olarak dönmüş sayılsın… Şayet beden kirli iken ayrılırsa kirli olarak dönmüş sayılacaktır… Bir de insan mübarek ve muhteremdir. Bedenden ayrılan parçalar da bu mübarekliğe uygun düşecek şekilde temizken ayrılmalı, temiz olarak toprağa düşmelidir. Mükerrem insanın parçası kirli ve pis olarak ayrılıp da kalmamalıdır. Bu sebeple de cünüpken değil de temizken tıraş olmalı, saç, tırnak kesmelidir. Konuyu, mecburiyet yok, tercih etmekte isabet vardır, diye özetlemek de mümkündür. Nitekim muayyen halde iken de diş dolgusu ve kaplaması yaptırılır, gusle mani bir sonucu söz konusu olmaz. Ama bunu muayyen hal bittikten sonra yaptırmayı tercih etmek elbette mecburi olmadığı halde daha güzel olanıdır.
Read the rest of this entry »

İslamın Orale Sekse bakışı

Mayıs 28th, 2008

Oral ilişkinin olabileceği ya da olamayacağı konusunda Kurân-ı Kerim’de ve sünnette açık bir delil yoktur.

Buradan hareketle bazı fıkıhçılar ve tefsirciler; madem ki karı kocanın her yerleri birbirlerine helaldir ve madem ki, eşyada aslolan mubah/helal olmaklıktır, çünkü her şey insan için yaratılmıştır, öyleyse karı kocanın oral ilişkileri de helal olmalıdır, diye bir sonuç çıkarmışlardır.

Bunu çeşitli tefsir ve fıkıh kitaplarında bulmak mümkündür. Bunun yanlış olduğunu söyleyecek değiliz, ancak bunun hem dinen hem tıbben bir takım çekincelerinini olduğunu da bilmeliyiz.

Öncelikle böyle bir davranış onurlu ve kişilikli olmaya aykırı bir davranıştır, tiksindiricidir. İkinci olarak, cinsel organlardan sürekli olarak bir takım maddeler çıkmaktadır ve bunlar pis olan akıntılardır. Böyle bir durumda kişi, Hz. Peygamber’in (sa): “Ağızlarınızı tertemiz yapın çünkü onlar Kuran yoludur’ diye nitelendirdiği ağzına pis maddeler almış olacaktır. Üçüncü olarak, İslam’ın insan sağlığına ne kadar değer verdiğini herkes bilmektedir. Oysa bu yolla insan bir sürü mikrobu ağzına almış ve kendisini tehlikeye atmış olacaktır. (Prof.Dr.Faruk Beşer)

Ağız da cinsel temas için değil, başka işler için var edilmiştir; oradan cinsel temas yaratılış amacına da, fıtrata da ters düşer, fıtratları bozulmamış olanlar bundan nefret ederler. (Prof.Dr.Hayrettin Karaman)

Tabi bir sevişme tarzı olmadığı için, oral ilişkinin bir süre sonra nefretimsi duygulara sebep olabileceği ve dolaylı olarak cinsel mutluluğu olumsuz yönde etkileyebileceği gerçeğini de hatırlatarak, kaçınılmasını öğütleriz.

Oral Seks ve Ağız Kanseri

Read the rest of this entry »