eXTReMe Tracker

Farklılıklar müslümanların rahatı içindir 

 

Bir ayetin muhkem yani açık olup olmadığını da ancak ehli olan, ilmi olan anlar. Bazıları, “Kevser suresinde "Kurban kes" emri açıktır. Herkesin kurban kesmesi farzdır” diyor. Hâlbuki kurban kesmeye hiç bir âlim farz dememiştir. İmam-ı a'zam hazretleri "vacip", diğer üç imam, "Sünnet" olarak bildirmiştir. Sonra herkesin mi kurban kesmesi gerekir, yoksa belli bir zenginliği olanın mı? Bunları da ayet-i kerimeden bizim anlamamız mümkün değildir. Bunun gibi, namazların nasıl kılınacağı da Kur'an-ı kerimde açıkca yazılı değildir.

Yalnız ayet-i kerimeler değil, hadis-i şerifleri de bizim gibilerin anlaması mümkün değildir. Kıyamda elleri bağlamak Hanefi ve Hanbeliye göre sünnet Malikiye göre ise elleri yana salmak sünnettir. Bunun hangisi doğru, diye bir düşünce akla gelebilir. Peygamber efendimizin bazan elleri bağladığı, bazan da Malikilerin yaptığı gibi yana saldığını hadis kitapları açıkça bildiriyor. Demek ki, ikisi de doğrudur.

Namaz vakitleri meselesinde de, Cebrail aleyhisselam gelip ikindi namazını bir defasında asr-ı evvelde, bir defasında da asr-ı sanide kıldığı hadis kitaplarında açıklanmaktadır. Müctehidler, bu iki uygulama karşısında birisini tercih etmişlerdir. Çünkü bizzat Peygamber efendimiz, Cebrail aleyhisselamla farklı vakitlerde kılmışlardır. Bu farklılık da müslümanların rahatı içindir. Bu iki hükümden birine doğru, diğerine yanlış denmez.

Birbiriyle çelişen iki hükmün ikisi de doğru olamaz, gibi sözler her ictihad için geçerli değildir. Çünkü her yere giden iki, üç veya dört yol olabilir. Hangisinden gidilirse gidilsin o yere varılır. Yolun birisi oraya gider, diğer üçü oraya gitmez, demek yanlıştır. Cennete giden yollar da çoktur. Fakat bugün bilinen dört yol kalmıştır. İsteyen istediği yoldan birini seçebilir. Hadis-i şerifte Allaha kavuşturan yolların çok olduğu bildirilmiştir. Peygamber efendimiz, ümmetine kolaylık olması için, değişik şekilde ibâdet yapmıştır.

Mezheblerdeki farklılıkların çoğu, Resulullah efendimizin ibâdetleri değişik şekilde yaptığındandır. Bir de ayet-i kerimelerden ve hadis-i şeriflerden müctehidlerin farklı anlayışları vardır. Müctehid burada yanılabilir. Fakat yanılsa da mahzuru yoktur. Farklı anlaması rahmettir. Buharîdeki hadis-i şerifte “Müctehid, ictihadında isabet ederse iki, yanılırsa bir sevab alır” buyuruluyor. Demek ki ictihad hatası, günah değil, aksine sevabdır. Farklı ictihadlarından dolayı Eshab-ı kirama ve müctehidlere dil uzatılmaz. Mezheblerdeki farklı ictihadlar da böyle rahmettir.

             

geri    mezhep    ileri