diyet yemek tarifleri denildiğinde akla ilk gelen sitelerden olan www.diyetmutfagi.com bu konuda uzun yıllardır yayın yapan bir sitedir.

Diyet yemekleri yanısıra sağlık, cilt bakım, saç bakım ve kadınları ilgilendiren bir çok konuda hizmet veren diyet mutfağı sizlere özenle hazırlanmış listeler ve tarifler vermektedir.

Diyet yemekleri arayanlar için eşsiz bir site olan diyetmutfagi.com siz değerli ziyaretçilerine aşağıdaki kategorilerde hizmet sunmaktadır.

Ağrı ve Hastalıklar İçin Şifalı Bitkiler
Bebeklere Özel Yemek Tarifleri
Beden Dili
Beslenme Diyet
Burca Göre Diyetler
Cilt Bakımı
Çocuk Hastalıkları
Diş Sağlığı ve Bakımı
Diyet
Diyet Listesi
Diyet Yemekleri
Diyete Başlarken
Diyetisyenler Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   
Tem
04
Tarih 04-07-2013
Kategori (Kategorilenmemiş) Yazar admin

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

(1) Yorumlar    Devamı   

KARAHİNDİBA
Orjinal Adı Taraxacum officinale
Diğer Adları Aslandişi, Keklikotu, Radika, Şeytanarabası
Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Avrupa, Asya,
Afrika ile Amerika kıtalarında yaygın olan ve ülkemizde genellikle çayırlık
alanlarla yol kenarlarında yetişen, çokyıllık otsu bitkidir. 5-30 cm. arasında
boylanabilir. İçi kengel denilen acı bir sütle dolu uzun kazık kökü, rozet
oluşturan derin dişli yapraklarını ve yapraklardan daha uzunca olan çiçek
saplarını taşır. Bu sapların tepesinde kömeç halindeki altın sarısı çiçekleri
ilkbahardan sonbaharın ortasına kadar açar. Daha sonra çiçek kömeçlerinden
oluşan ve tohumlarını taşıyan beyaz bir top görünüşündeki meyve kapçıkları
en hafif rüzgarda uçup çevreye dağılır. Bitki böylece döküp yaydığı
tohumlarıyla çoğalır.
Karahindiba % 5’e varan yüksek oranıyla en iyi doğal potasyum
kaynaklarından biridir. A ve C vitamini ve nikotinik asit ile türlü mineraller
yönünden de zengindir. Bu nedenle yaprakları salatalara katılıp yenir. Kökü
de, yaşken doğranıp salatalara katılır. Kurutulan kökü birçok ülkede öğütülüp
acı hindiba kahvesi olarak içilir.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı
Tamamını oku »

(1) Yorumlar    Devamı   

KAKULE
Orjinal Adı Elettaria carâamomum
Diğer Adları Hemame
Bilgi
Zencefilgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, ancak Güney Hindistan ile Asya’nın sıcak ve bataklık orman
alanlarında yabani olarak yetişen, çokyıllık duyarlı otsu bitkidir, iklim uygun
olmadığından ülkemizde yetişmeyen kakule, 3-5 m. boylanabilir. Mızrak
biçimli iri yapraklarının üzeri koyu yeşil olup yaprakların altı daha açık yeşil
ve ipeksi görünüşlüdür. Bitkinin sarı renkli küçük çiçekleri, ilkbaharın
ortasından yaz başına kadar açar. Daha sonra bu çiçekler, içinde bitkinin koyu
kırmızı-kahverengi tohumlarını taşıyan 1-2 cm. uzunlukta, üzeri boydan boya
çizgili, soluk yeşil ya da kirli beyaz renkli ve üç hücreli tohum zarfı şeklindeki
meyvelere dönüşür. Bu hücrelerde 5-7 tane tohum yer alır. Tohumlar hoş
kokulu ve baharlıdır. Kakule bitkisi yüksek nemlilik oranı bulunan ve kısmen
gölgelik tropik iklimi olan yerleri, bitek ve sulak toprağı sever. Döktüğü
tohumlarla çoğalır ya da köklerinin bölünmesiyle çoğaltılır.
Kakule tohumları % 4’e varan oranda uçucu yağ ile terpinilasetat, sineol,
limonen, sabinen ve pinen adlı maddeleri içerir. Bu tohumlar hoş kokuları
nedeniyle, öğütülmeden aynen ya da öğütülüp toz haline getirilerek bazı
yemek, ekmek, kurabiye, bisküvi, turşu, likör ve şaraplara katılır. Yakındoğu
ülkelerinde kahveye eklenip “kakule kahvesi” yapılarak içilir. Tohumları
parfüm endüstrisinde de kullanılır.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı
Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   

İNCİÇİÇEĞİ
Orjinal Adı Convallaria majalis
Diğer Adları Mayısçanı, Müge
Bilgi
Zambakgiller familyasındandır. Orta Avrupa’nın dağ
ve ormanlık bölgelerinde yabani ve yaygın olarak yetişen, 15-30 cm.
boylanabilen, sürüngen kökgövdeli çokyıllık otsu bitkidir. Ülkemizde İstanbul,
İzmit ve Toros dağlan bölgesindeki ormanlarda yetiştiği gibi, bazı bahçelerde
de süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Gölgelik ve nemli yerleri seven bitkinin
kökü, rizomundan (kökgövde) çevreye yayılan kökçükler şeklinde; yaprakları
sapsız, elips biçiminde, iri ve geniştir. Her sürgününde iki yaprak yer alır.
Nisan-mayıs aylarında açan küçük beyaz çiçekleri saplı, çan biçiminde sarkık
ve keskin kokuludur. Küçük meyvesi kırmızı renkli ve kokuludur.
İnciçiçeğinin kök, rizom, sap, yaprak ve çiçekleri, yapışkan bitki sıvısı, uçucu
yağ ve glikozitleri içerir. Çiçeklerinden çıkarılan esans, parfüm endüstrisinde
değerlidir.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı
Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   

ISIRGANLAR
Orjinal Adı Urtica türleri
Diğer Adları Dolayan diken, Gidişkenotu, Sırganotu
Bilgi
Isırgangiller familyasının örnek bitkisidir. Dünyanın
tüm ılıman bölgelerine yayılmış Urtica cinsi 50 kadar bitki türünün ortak adı
Isırgan’dır. Bunlardan 5 türü ülkemizde toprağı nemli olan kırlarda, yol ve tarla
kenarlarında, bahçelerde ve duvar diplerinde sıkça görülür, 1 m. kadar
boylanabilen, üzeri ısırıcı tüylerle kaplı, bir ya da çok-yıllık bitkilerdir.
Yaprakları karşılıklı çapraz dizilişli, kenarları dişli, ucu sivri ve oval
biçimlidir. Yaprak koltuklarından çıkan yeşilimsi renkli, tek eşeyli çiçek
kümeleri yaz başından sonbahar başına kadar açar. Isırganın gövdesi dört köşe
kesitli ve tüylü; kökü rizom gibi çok yayılıcıdır. Bitki, döktüğü minik
tohumlarıyla ya da yayılıcı köklerinin fılizlenmesiyle çoğalır.
Isırgan bitkisinin tüm yüzeyini saran ve değildiğinde insan tenini yakan ısırıcı
tüylerinde formik asit ile tüm bitkide histamin, klorofil, asetilkolin, demir ve C
vitamini bulunur. Bazı yerlerde pazarlarda satılan ısırgan, suda kaynatıldığında
yakıcı etkisini yitirdiği, yararlı ve güçlü bir besin olduğu için haşlanarak
ıspanak gibi pişirilip yenir. Kurutulduğunda iyi bir hayvan yemi olur.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı
Tamamını oku »

(1) Yorumlar    Devamı   

HODAN
Orjinal Adı Borago officinalis
Diğer Adları Zembil çiçeği
Bilgi
Hodangiller familyasının örnek bitkisidir. Anayurdu
Doğu Akdeniz havzası olup ülkemizde Kuzey ve Batı Anadolu bölgelerinde
yabani olarak yetişmektedir. 30-75 cm. boylanabilen, biryıllık otsu bitkidir.
Yuvarlak kesitli, içi boş ve sert gövdesi beyaz sert tüylerle kaplı olup dallara
ayrılan yapıdadır. Koyu gri-yeşil ve biraz buruşuk yüzeyli yaprakları gövdesi
gibi tüylerle kaplı, oval biçimli ve almaşık dizilişlidir. Beş köşeli yıldız
oluşturan mor-mavi (kimi zaman pembe ve nadiren beyaz) renkli taçyaprakları
ve siyah erkeklik organı olan çiçekleri, salkımlar halinde aşağı doğru sarkarak
ilkbaharda ve yazın açarlar. Kumlu hafif toprakları ve bol güneşli yerleri seven
hodan, döktüğü tohumlarıyla çoğalır. Ancak bazı yerlerde süs bitkisi olarak
yetiştirilir.
Hodan bitkisi saponin, yapışkan bitki sıvısı, tanen, esanslar ve çeşitli
mineraller içerir. Körpe yaprakları salata, peynir ve diğer bazı yiyeceklere
katılır. Bazı yerlerde sebze olarak yenir. Balarılarının beslenmesine çok yararlı
olur.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı
Tamamını oku »

(2) Yorumlar    Devamı   

HERCAİ MENEKŞE
Orjinal Adı Viola tricolor
Bilgi
Menekşegiller familyasındandır. Kökeni yabani bir
bitki olan hercai menekşenin melezleri ilk kez Avrupa’da türetilmiş, daha
sonra bitki, gösterişli çiçekleri nedeniyle dünyaya yayılmıştır. Aslında
çokyıllık duyarlı otsu bitki olmasına karşın, en verimli dönemi, tohumundan
yetiştirildiği birinci yılıdır. Bu yüzden bir ya da en çok ikiyıllık olarak
yetiştirilen hercai menekşe bitkisi 20 cm. kadar boylanabilir. Yeşil renkli
gövdesi tabanından başlayarak dallanır. Bu dallar üç köşeli ve içi boştur. Oval
biçimli, uca doğru sivrilen yeşil renkli yaprakları; saplı, tüysüz ve kenarları
tarak kabuğu şeklinde dişli olur. ilkbahardan başlayıp yaz boyunca açan, 5-10
cm. genişlikte olabilen çiçeklerinin, biri yukarı, dördü aşağı bakan, çizgi ve
lekelerle süslü 5 taçyaprağı vardır. Özellikle çok renkli olan kültür hercai
menekşesinin çiçekleri sarı, turuncu, kırmızı, kızıl ve mavinin her tonunda
açar. Olgunlaşan meyvesi, toz gibi olan tohumlarını taşıyan kapsüller
halindedir. Bitki, tohumlanyla çoğalır.
Hercai menekşenin çiçek ve dallarında uçucu yağ, salisilik asit, glikozit,
alkaloit, tanen ve yapışkan bitki sıvısı bulunur.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı
Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   

HARDALLAR
Orjinal Adı Brassica (ya da Sinapis) türleri
Bilgi
Turpgiller familyasındandır. Avrupa ve Asya’da
yabani ve yaygın olarak yetişen, sağlığa yararları bilindiğinden en az 2000
yıldır tarımı da yapılan, türlerine göre 30 cm. ile 5 m. arasında boylanabilen
biryıllık dayanıklı otsu bitkidir. Türkiye’de yetişen üç önemli türü Kara hardal
(Brassica: Sinapis nigra), Esmer hardal (Brassica: Sinapis juncea) ile Ak
hardal (Brassica: Sinapis alba)’dır. Bunlardan sağlığa yararlı etkileri en fazla
olan Kara hardalın anayurdu Akdeniz havzası ya da Batı Asya’nın ılıman
bölgeleridir. 1-5 m. arasında boylanabilir. Yuvarlak kesitli, sert ve yeşil renkli
gövdesi vardır. Oval biçimli, sivri uçlu ve yakıcı kokulu yapraklarının üstü
koyu ve altı daha açık yesil renklidir. Yaz ortasında küçük salkımlar halinde
açan sarı renkli çiçekleri, hafif hardal kokulu olur. Küçük, küremsi biçimli
kırmızımtırak kahverengi tohumları, yakıcı kokulu ve tahriş edicidir. Verimli
ve suyu iyi akıntılı toprakları seven kara hardal bitkisi, tohumuyla çoğalır.
Kara hardalın tohumlarında yapışkan bitki sıvısı, yağ, sinapin ile sinigrin adlı
glikozit ve myrosin bulunur. Bu tohumlar ak ve esmer hardal tohumları ile
karıştırılıp ezilir ve un haline getirilir, içine koruk suyu, şarap ya da sirke ile
su, şeker, tuz ve baharat katılarak, özellikle bazı et yemeklerinde, çeşni veren
macun halinde tüketilir.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı
Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   

GÜLLER
Orjinal Adı Rosa türleri
Bilgi
Gülgiller familyasının örnek bitkisidir. Rosa
cinsinden 100 kadar türü olan ve genelde kışın yapraklarını döken, çokyıllık
dikenli çalı, ağaççık ya da tırmanıcı bitkilerin adı Gül’dür. Pek çok gül türünün
anayurdu Asya’dır. Ama gösterişli çiçekleri nedeniyle neredeyse tüm dünyada
yaygın şekilde yetiştirilmektedir. Türkiye’de yetişen 25 kadar yabani türü
vardır. Oysa, kültür bitkisi olarak yetiştirilen türleri çok daha fazladır. Gülün,
yuvarlak kesitli yeşil renkli gövdesi, yoğun biçimde dikenlerle kaplıdır.
Almaşık dizili, hafif tüylü ve oval biçimli yapraklarının kenarları dişlidir. Bir
yaprak sapında 3 ila 7 yaprakçık bulunur. Bitkinin, ilkbahardan başlayarak
sonbahara kadar zaman zaman açıp biten beyaz, pembe, kırmızı, turuncu ve
sarı çiçekleri vardır. Ancak, süs bitkisi olarak çok renkli ve katmerli türleri de
yetiştirilmiştir. Güneşli, yarı gölgeli ama rüzgarsız yerleri; suyu iyi akıntılı,
killi ve bitek toprakları seven gül, tohumuyla ve daha çok gövde çelikleriyle
çoğaltılır.
Isparta, Yağ ya da Şam gülü denilen (R. de mascena) gibi bazı güzel kokulu
gül türlerinin çiçeğinin taçyapraklarında uçucu yağ (gül yağı), tanen, gallik
asit, kuersitrin, anthosyanin ve diğer bazı yağlar bulunur. Böyle güzel kokulu
gül yaprakları bazı yerlerde salata ve pastalara konulur. Şurubu, sirkesi, reçeli
yapılarak tüketilir. Gene bu taçyapraklarının damıtılmasıyla elde edilen gül
yağı, parfümeri endüstrisinde yoğun şekilde kullanılır. Türkiye’nin tarımda
önemli bir dışsatım ürünüdür.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı
Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı