Köpek Balığı Karaciğer Yağı; derin ve soğuk denizlerde yaşayan köpek balıklarının karaciğerlerinden süzülerek elde edilmiştir.Bir köpek balığının karaciğeri, onun vücut ağırlığının yaklaşık %25 ‘ini oluşturur.Köpek balıkları 400 milyon yıldır hiçbir değişiklik geçirmemiş olup, yorulmazlar, devamlı hareket halindedirler, uyumazlar, hastalanmazlar, en önemlisi doğada bilinen tek kansere yakalanmayan canlılardır. Köpek Balığı Karaciğer Yağı, 18. yüzyıl sonlarından beri Iskandinavya’lı balıkçılar tarafından solunum yolları tahrişlerini iyileştirmek ve yavaş iyileşen yaralara karşı bir çare olarak kullanılmaktaydı. Son 40 yıldır

onun hakkında yapılan araştırmalar, bu yağın çok daha faydalı sonuçları olduğunu ortaya koydu. Köpek Balığı karaciğer Yağı’nın insan vücudu üzerindeki etkileri, çoğu İsveç’li bilim adamları tarafından yapılan klinik denemeler ile teyit edildi. Bu çalışmalara göre; bu yağın biyolojik etkisi içerdiği ve alkilgliserol’lar (AKG’s) olarak adlandırılan maddelerden kaynaklanıyordu. Bu bileşikler insan vücudunda bazı organlarda az bir miktarda üretilmekteydi. Bunlar; kemik iliği, karaciğer, dalak ve anne sütüydü. Ayrıca bu yağ; squalamine (anti-bakteriyel etki ve anti-inflamatuar etki ), Omega-3 grubu ve serbest yağ asitleri (EPA ve DHA) ile Vitamin A, Vitamin D,Vitamin E (Doğal), Demir, Çinko ve Bakır mineralleri de içermekteydi. Yapılan bu klinik çalışmalar sonucunda bu yağın aşağıdaki durumlarda faydalı

olduğu ortaya çıkmıştır ve 40 yılı aşkın bir süredir yaygın olarak dünyanın bir çok yerinde kullanılmaktadır.

Köpek Balığı Karaciğer Yağı’nın Faydaları :

Kandaki lökosit (akyuvar), eritrosit (alyuvar) ve trombosit miktarınının yükseltilmesine yardımcıdır.

Vücudun bağışıklık sistemini (immune system) güçlendirir.

Kan yapıcı özelliği vardır.

Soğuk algınlığı, grip, alerji, astım, ekzema ve sedef hastalığına karşı korunma sağlar.

Kemoterapi ve radyasyon terapisinden sonra lökositlerdeki (Akyuvar) zararı azaltır.

Yavaş iyileşen yaraların iyileşme sürecini hızlandırabilir.

Kan dolaşımının düzenlenmesine yardımcı olur.

Vücudun enerji seviyesini artırır.

Cilde ve kırışıklıklara faydalıdır. (Antioksidan etki)

Şeker hastalarına faydalıdır. (İçeriğindeki retinol (A vitamini) den dolayı)

Yanıkların iyileşmesine yardımcıdır.

Romatizmal hastalıklara karşı faydalı olabilir.

Tümörlerin gelişim sürecini (büyümelerini ve çoğalmalarını) baskı altına almaya yardım edebilir (inhibe eder)

Koroner tromboza (kalp damarlarının kan pıhtısı ile tıkanması) karşı koruyucu veya önleyici etkisi vardır.

Köpek Balığı Karaciğer Yağı ;aynı zamanda çok kolaylıkla oksijeni absorbe eden (emen-yutan) ve hücrelerin ihtiyaç duyduğu oksijenin dağıtılmasına yardımcı olan bir maddedir. Bu durum aşağıdaki anlamlara gelir :

1.Kalp, şeker, mafsal (eklem) iltihabı ve hepatit (Karaciğer iltihabı) hastaları için yararlıdır.

2.Çok yağlı besinlerle beslenen kişilerdeki kan kolesterol seviyesinin normal değere indirilmesine yardım edebilir.

3.Gastritten müzdarip olanlara özellikle önerilebilir.

4.Çok çalışan kişiler tarafından kuvvet verici bir tonik olarak kullanılabilir.

5.Cildin beslenmesine yardım eder ve daha güzel bir görünüm sağlar.

Köpek Balığı Karaciğer Yağı, ek gıda olarak 400 mg’lık kapsüller halinde sunulmuş olup, yemeklerle beraber günde 1 kapsül alınabilir. Anti-kanser veya anti-tümör etkisi için günde 3×1 kapsül alınabilir. T.C Tarım Bakanlığı’nın izniyle ithal edilmiştir.

TROMBOSİT:

Kemik iliğinin dev hücrelerinden olan megakaryositlerden meydana gelen, kanın en küçük hücresidir. Büyüklüğü 1-3 mikron arasında değişir. Mikroskop altında bakıldığında parlak mavi stoplazmalı görülür. Kanın milimetreküpünde 200.000-400.000 adet trombosit mevcuttur. Kemik iliğinde megakaryosit olgunlaşınca stoplazması parçalanır ve trombositler meydana gelir. trombositler, bedendeki kanamanın durmasında çok mühim rol oynayan parçacıklardır. Damar kesildiği zaman kesilen kısımda trombositler toplanır ve birbirlerine yapışırlar. Kanamayı durduran önemli bir madde olan tromboplastini de salğılar. Bu madde bir seri kimyasal reaksiyonla kan içindeki fibrini kanama yerine çöktürür. Fibrin, trombositlerin birbirlerine daha sıkı yapışmalarını sağlar ve orada (kesilen yerde) mükemmel bir tamir başlatır. Trombositlerin büyük kısmının veya tamamının eksikliğinde damarlarda kanamaya meyil artar. Küçük çarpmalarda deri ile iç organların içini örten mukozada petesi ve ekimoz denilen nokta şeklinde kızarma ve morarma görülür.

Lökosit (Akyuvar): Kanın beyaz veya rensiz hücreleri. Akyuvarlar mikroplara karşı vücudumuzun başlıca koruyucusudur.Bunları birkaç çeşidi olup bir kısmı direkt mikrobu yutma görevi üstlenirken, bir başka çeşit de mikroplara karşı dolaylı savunmayı sağlayan korunma maddelerini (antikorlar) yapmaktadır.

Akyuvarlar, bütün kan hücreleri gibi kemik iliğinde yapılır. Kemik iliğindeki nötrofillerin sayısı dolaşımdakilerden çok fazladır. Dolaşıma girip de hayatları boyunca dolaşımda kalanların ömürleri 30 saat kadardır. Kandaki akyuvar sayısı saatten saate değişir. Sabahları azdır, öğlene doğru en yüksek seviyesine ulaşır. Akyuvar azalmasına “Lökopeni” denir. bazı hastalıklarda (anemilerde), kan kanserlerinin bazı tiplerinde, insan bağışıklık sistemini tutan bir kısım habis hastalıklarda ve mikrobik hastalıkların bazılarında akyuvar sayısı normalin altına iner. Normalde bir milimetreküp kanda bulunan akyuvar sayısı 4-10 bin arasındadır.

Eritrosit (Alyuvar): Kırmızı kan hücreleri. Alyuvarlar (Eritrositler) dolaşım sistemi içinde oksijen ve karbondioksit taşırlar. Bu taşıma işlemi, alyuvarın içerdiği hemoglobin vasıtasıyla olur. Alyuvarlar da kemik iliğinde yapılırlar. Insanda dolaşımda ortalama hayat süreleri 120 gün kadardır. Erkeklerde bir milimetreküp kanda 5-5,5 milyon, kadınlarda ise 4,5-4,8 milyon kadar bulunur. Alyuvar yapımı eritropoitein adlı bir hormon tarafından düzenlenir. B12 ve B6 bitamini, demir yetmezliklerinde ; doğuştan olan bazı enzim eksikliklerinde, bazı irsi hastalıklarda ve çeşitli iç salgı bezleri bozuklularında alyuvar yapımında anormallikler görülür.

Alyuvarların kuru maddesinin %90 ‘ını hemoglobin meydana getirir. Hemoglobin aynı zamanda kana kırmızı rengini veren maddedir. Alyuvarların zarlarının dışında bir de “Glukokaliks” denilen tabaka vardır. Kan gruplarının tespiti bu tabakaya göre olur. Alyuvarlar 3-4 aylık olduklarında dalakta parçalanırlar. Parçalanan alyuvarlardan açığa çıkan demir, tekrar kan yapımında kullanılmak üzere kemik iliği tarafından alınır.

KÖPEK BALIĞI KIKIRDAĞI

Köpek Balığı Kıkırdağı; derin ve soğuk denizlerde yaşayan köpek balıklarının kıkırdaklarından özel bir kurutma-dondurma işleminden geçirilerek elde edilmiştir.Yüksek oranda protein, kalsiyum, sodyum, fosfor ve kolaj içerir. Özellikle Iskandinav ülkelerinde 1960 ‘lı yıllardan beri yaraların iyileşme sürecini hızlandırmak için kullanılmaktaydı. köpek balıkları, doğadaki en dayanıklı canlılardan biridir. Bunun nedenlerinden birisi son derece güçlü bir bağışıklık

sistemine (immune system) sahip olmalarıdır. Bu güçlü bağışıklık sistemi, sadece köpek balıklarını hastalıklara karşı korumakla kalmaz, aynı zamanda köpek balıklarını doğada hiç kanser olmayan ender canlılardan biri yapar. Köpek Balığı Kıkırdağı, hastalıklarla savaşmak için gerekli ve bağışıklık sistemimizi canlandıran belirli proteinler ve mukopolisakkaritler içerir. Aynı zamanda metabolizma ile ilgili besin olarak kullanılan organik kalsiyum ve fosforu da sağlar.

Köpek Balığı Kıkırdağı üzerinde yapılan çalışmalar; özellikle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve tümörlerin büyümesinin veya yayılmasının durdurulmasında köpek balığı kıkırdağının önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Yapılan çalışmalarda köpek balığı kıkırdağının memelilerde bulunan her elementten 1000 kat fazla yeni kan damarı oluşmasını önleyici etkiye (anti-angiogenesis effect) sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bunun anlamı; bir tümörün büyümesi veya yayılması için ihtiyaç duyduğu yeni kılcal damarların oluşmasının engellenmesidir. Yani Köpek Balığı Kıkırdağı doğrudan tümör üzerinde etkili olmayıp, yeni kılcal damar oluşumunu engelleyerek bir tümörün beslenmesini ve büyümesini durdurabilmektedir.

Köpek Balığı Kıkırdağı’nın Faydaları:

Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.

Tümörlerin veya kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyebilir.

Egzema-Mayasıl (eczema) ve sedef (psoriasis) gibi cilt rahatsızlıklarında faydalıdır.

Eklem (mafsal) romatizması ve romatoid artrit tedavisini destekleyici özelliğe sahiptir.

Glokom hastalığı (glaucoma-gözde karasu hastalığı veya göz tansiyonu) için destekleyici tedavi

Osteoporoz (osteoporosis) tedavisini destekleyici ve kemik erimesini önleyici etkiye sahiptir.

Yavaş iyileşen yaraların iyileşme sürecini hızlandırabilir.

UYARILAR:

Hamileler, emziren anneler, yeni ameliyat olmuş hastalar veya herhangi bir kalp-damar hastalığı olanların bu ürünü kullanmamaları tavsiye edilmektedir. Bu ürün nadir olmakla birlikte bazı kişilerde mide bulantısı veya kusmaya neden olabilir.

Köpek Balığı Kıkırdağı, ek gıda olarak 750 mg’lık kapsüller halinde, günde 3 defa 1 veya 2 kapsül alınabilir. T.C Tarım Bakanlığı’nın izniyle ithal edilmiştir.

Yorumlar

zeliha eroğlu tarih 06 Şubat, 2009 - 13:17 #

fiyatı nedır ve TÜRKİYE den nerelerden temın edebiliriz


EMRE tarih 26 Haziran, 2011 - 22:10 #

her iki ilacın ne kadar süreyle kullanılması ve fiyatı konusunda bilgi istiyorum.


Yorum Yapın
İsim:
E-posta:
Websiteniz:
Yorumunuz: