YULAF(Avena sativa L): Tahıllar ailesinden olan bu bitki, diğer ülkelerde insan gıdası olarak yaygın olarak kullanılmasına rağmen, yurdumuzda genellikle hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Şifası tanelerindedir. · Şeker hastaları için; 30 gram yulafı, 1 litre suda haşlayarak elde edilen su, yemeklerden sonra birer çay bardağı içilirse çok faydalıdır. · Adale ağrılarında; 100 gram yulaf, 1 su bardağı sirkede kaynatılarak elde edilecek yulaf lapası, ısıtılarak, bir tülbent içinde ağrıyan yere bağlanırsa, ağrıyı keser.
ZEYTİN AĞACI(Olea europea L.):
TARÇIN(Cinnamomun zeylanicum L.) : Defne ailesinden,fakat sıcak ve çok yağışlı iklim koşullarını sevdiği için Hindistan, Seylan gibi uzak doğu ülkelerinde yetişen bir ağaçtır. Kabuğu çok hoş kokuludur. Sofra tarçını bu kabukların dövülerek toz haline getirilmiş şeklidir. · Grip, halsizlik, hazımsızlık ve bağırsak sancılarında; 10 gram tarçın kabuğu 1 litre su ölçüsü ile kaynatılır. Acımsı olduğu için şekerle tatlandırılır. Bu çay günde birkaç defa içildiğinde çok şifalıdır.
TURP(Raphanus niger-sativus L.):
SARMISAK(Allium sativum L.) : Her mutfakta her tür yemeğin çeşnisi olan sarmısağın keskin kokusu içindeki “allyl sülfür” maddesinden gelir. Eskiden beri yüksek tansiyonu olanlara tavsiye edilen şifası, bu maddeden gelir. Ev ilaçları arasında önemli bir yeri vardır. · Yüksek tansiyonda; 6 diş sarımsak havanda dövülür ve 1 kahve fincanı votka içinde 1 hafta bekletilir. Sonra uygun bir şişeye süzülür. Bu halk ilacından her gün yarım kahve fincanı suya 10 damla konularak içilirse, çok faydalıdır. · Astımda; yukarıdaki gibi hazırlanan halk ilacından her gün 1 kesme şeker üstüne, 10 damla damlatılarak yenilmesi çok yararlıdır. · Nasırda, siğillerde; 1 baş sarımsak, yağlı kağıda sarılarak sıcak külde pişirilir. Ezilerek nasır üstüne bağlanırsa, birkaç gün içinde nasırı olgunlaştırıp söker. Siğillere de aynı şekilde uygulanırsa çok iyi gelir.
PAPATYA(Matricaria sp.): Papatya kırlarda en çok rastlanan bitkilerden biridir. İlkbaharda, yaz ortasında dağları, kırları, bahçeleri bir halı gibi süsler. Ortası sarı, kenarları beyaz olan bu güzel çiçeklerin göz alıcı bir görünüşü vardır. Göbeğin çevresindeki taç yaprakları sarı olanına papatya denir. Şifası gölgede kurutularak kapalı kutular içinde saklanan çiçeklerindedir. · Karaciğer yorgunluğunda; 10 gram papatya kurusu, iki fincanlık bir cezvede suyla 10 dakika kadar kaynatılıp, yemek aralarında içilirse çok şifalıdır. · Bağırsak sancılarında, mide yanmalarında ve sürekli hazımsızlıklarda; 50 gram papatya kurusu, 1 litre suda haşlanıp, yemek aralarında birer çay bardağı içilirse çok faydalıdır. · Güzellik için; sık sık pınarları çapaklanan gözler için yukarıdaki çayla yapılan göz banyosu çok faydalıdır.
REZENE(Foeniculum vulgare L.):
NANE(Mentha piperita L.): Kolay yetişen, hoş kokulu bir bitkidir. Su nanesi, yaban nanesi, yeşil nane gibi çeşitleri vardır. Bahçelerde yetiştirilip, yemeklerde kullanılan yeşil nanedir. Nane, serin yumuşak ve gölgelik toprakları sever. Filizleri ilkbaharda ana kökten ayrılıp, önceden gübrelenmiş toprağa dikilir. Çabuk büyür. Yaprakları kesilip, alındıkça yeniden verir. · Astımda, nefes darlığında; taze nane yaprağını ya da iki tatlı kaşığı kuru naneyi dilinmiş çeyrek limonla beraber iki tatlı fincanlık bir cezve suda kaynatıp içmek rahatlık verir. · Hıçkırık tutmuş da devam ediyorsa; sıcak suya 5-6 tane, nane yaprağı, ya da 1 çay kaşığı, kuru nane atıp biraz bekleterek içmek etkisini hemen gösterecektir
MARUL(Lactuca sativa L.): Hepimizin bildiği bu sebze nemli ve güneşli yerleri sever. Toprağı ya yanmış gübre ile ya da “komposta” denilen gübre ile gübrelenir. Marul tohumu sonbaharda tohum yastığına serpme olarak ekilir. Ve üzeri biraz çürümüş gübre ile örtülür, bastırılır. Sularken süzgeçli kova kullanılmalıdır. 3-4 yaprak olunca, 30-40 cm aralıklarla yerlerine dikilir, iyice göbeklenince toplanır. Şifası tohumunda ve taze yapraklarındadır. · Karaciğer yorgunluğu, şeker ve müzmin bronşitte; 5 gram marul tohumu, yada göbek yakınından alınmış 80 gram marul yaprağı, 1 litre suda haşlanır, bu çay yemek aralarında birer çay bardağı içilirse çok yararlıdır. · Alkol sarhoşluklarında; Havanda iyice dövülmüş ve un haline getirilmiş marul tohumlarından biraz suyla bir çorba kaşığı dolusu yutmak kişiyi rahatlatır.
MAYDANOZ(Apuim petroselium L.):
LAHANA(Brassica oleracea L.): Kış sebzesidir. En yaygın türü göbekli beyaz lahanadır. Sarmasından turşusuna kadar her mutfakta yeri vardır. Ev ilaçları arasında bu tür lahana kullanılır. · Şeker hastalığında, gripte, peklikte; 50 gram lahana yaprağı, 1 litre suda haşlanır ve bu çay her yemekten önce birer çay bardağı içilirse çok faydalıdır. · Bulantı ve adet düzensizliğinde; Taze lahana salatası yemenin büyük faydası vardır. · Variste; lahananın taze göbek yaprakları iyice kıyılır. Pamuklu bir bezle sarılırsa şifasını kısa zamanda gösterecektir. · Kan çıbanında; lahana yaprakları lapası sarmak, çıbanın çabuk olgunlaşıp, patlamasını sağlar ve hastayı rahatlatır.
KEKİK(Thymus vulgaris L.): Genellikle kırda, merada bulunan bir bitkidir. Ev yemeklerinde çeşni olarak da kullanıldığından bağlarda ve bahçelerde de yetiştirilir. Kekik otunun yaprakları yumurta biçiminde, altları biraz tüylü, çiçekleri pembe, ya da beyazdır. Kendine özgü hoş bir kokusu vardır. Şifası yapraklarındadır. Bunlar sapları ile yazın toplanır, demetler halinde gölgede kurutulur. Kuru nane gibi ufalanarak kullanılır. · Grip, anjin, astım, bronşit, damar sertliği, adet düzensizliği, hazımsızlık, iç sıkıntısında; 30 gram kekik, 1 litre suda haşlanır. Her yemekten sonra bir kahve fincanı içilirse, çok yararlıdır. · Güzellik için; 125 gram kekik, 1 litre suda haşlanırsa, kırılan, dökülen saçları canlandırır. Hoş bir parlaklık verir.
IHLAMUR (Tilla europoea L.): Boylu ve dayanıklı bir ağaçtır. Her toprakta yetişebilir. Bilinen üç
taşı, soğuk algınlığında; 5 gram ıhlamur çiçeği her çay bardağı için olacak şekilde oranda suda demlikte kaynatılır. Ve sıcak sıcak birkaç bardak içilir. Bu içilen çay, kolesterol ve yüksek tansiyonu dengeleme ve böbrek taşlarının düşmesine yardımcı olur.
· Yatıştırıcı olarak; 10 gram ıhlamur çiçeği, 1 litre kaynar su ile haşlanır ve ılık zemin üzerinde kapağı kapalı olarak demlenmeye bırakılır, (üstü örtülür, uçarak etkili maddenin kaybı önlenir) ve içilmeye hazır olur. Bu çay 5-8 dakika içinde içilirse, yatıştırıcı oluşu yanında idrar-ter attırıcı ve spazm çözücü etki gösterir. Ihlamur bardak bardak içilebilir.
· Göğüs yumuşatıcı olarak; 10 gram yaprak oranı fazla veya çiçek ile eşit oranda ıhlamur 1 litre suda kaynatılır ve sonra hafif ateşte 25-30 dakika daha kaynatılmaya devam edilirse yatıştırıcı olmaktan ziyade bir göğüs yumuşatıcı özelliğe sahip olur. Hangi amaçla kullanılacaksa kaynatma süresi önem taşımaktadır. · Güzellik için; ıhlamur çayı ile yıkanan saçlar canlılık kazanır. Bu çay göz banyosu olarak kullanırsa kızarıklıkları alır.