SAÇLARINIZ İçin..

Canlı ve parlak saçlar için Ihlamur, ısırgan, şimşir

Kepeklenen saçlar için :Soğan

Yağlı saçların temizliği için :Biberiye

Zayıf saçları güçlendirmek için : Enginar, kekik ·

CİLDİNİZ İçin..

Cildi canlı ve gergin tutmak için :Biberiye, çilek, havuç, hıyar

Yağlı ciltlerin temizliğinde : Ayva

Sivilceler için : Elma, hindiba, şalgam

Ergenlikler için : Lavanta çiçeği ·

GÖZLERİNİZ İçin..

Gözler için Mürver

Kirpik güzelliği için Çay ·

ELLERİNİZ İçin..

Ellerin güzelliği için Böğürtlen, çoban çantası

(0) Yorumlar    Devamı   

Bitkinin değişik türleri vardır. Tırmanıcı yoğurtotu (Galium aparine L.), tarlalarda, çayırlarda, çit kıyılarında çalılıkların arasında bolca yetişir ve çiftçiler onu zararlı ot olarak bilirler. 60-160cm boyundaki bitkinin yaprakları halka dizilişlidir ve uzunca saplı, yeşil –beyaz renkli çiçek şemsiyeleri vardır. Sapındaki tüylerin yardımıyla rahatça tırmanabilir. Yöresel olarak, yapışkan otu, çoban süzeği, sünnetlik otu, sünnetlice otu ve kaz otu olarak da tanınır. Bitkinin türlerinin hepsi şifalıdır, ama sarı çiçekli yoğurtotu (Galium verum L.) ender bulunan bir bitkidir ve kurutulduktan birkaç ay sonra kararmaya başlar. Tırmanıcı yoğurtotu ise pratik olarak her yerde karşımıza çıkar ve kurutulduktan sonra iki yıl kadar kullanılabilir.

Toplama ve Kurutma : Nisan-Mayıs döneminde, yoğurtotu henüz körpe ve tam yeşilken, toprak üstündeki bitkinin tümü, sararmış yapraklar hariç toplanır ve hemen demetler halinde gölge ve havadar bir yere asılarak kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra ince kıyılarak bir örtünün üstüne serilir ve 2-3 gün tam anlamıyla kuruması beklenir. Daha sonra hava almayan kaplarda saklanır.

Bileşim : İridoitler (Örneğin : asperulosid), polyphenol asitleri, flavonlar ve tanen içerir.

Etkileri : Lenf sistemini temizleyici, kan temizleyici, deri hastalıkları, kanser tedavileri

Öbek halinde yetişen bu bitki, ne yazık ki zamanla unutulmaya mahkum olmuş. Fakat, kanser hastalıklarının arttığı şu sıralarda, bu bitki büyük bir önem kazanmıştır. Burada bir kere daha belirtmek isterim ki, bu tür ağır hastalıklarda kullanılacak olan bitkinin mutlaka taze olması gerekir. Yoğurtotunun / yapışkanotunun genç filizlerini, kış mevsiminde, kar altında bile bulabilirsiniz. Yoğurtotu çayı, böbrekleri, karaciğeri ve dalağı hastalık yapıcı maddelerden arındırır. Lenf kanseri dahil, lenf sistemi hastalıklarında, hastalık ne kadar ağır olursa olsun, bu çay her gün (3-5 bardak) içilmelidir. Bitki çayı, içten çay ve dıştan (haricen) kompres-yıkama

Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   

Küçükçiçekli Yakıotu (Epilobium parviflorum);Türkiye’ de de yetişen fakat yeterince tanınmayan bir bitki olup, ithal olarak Avrupa ülkelerinden temin edilmektedir. Yakıotu’ nun birçok türü vardır. Şifalı ve zararsız olan türleri şöyle sıralayabiliriz:

Pembe-kırmızı yakıotu (E. roseum),

Küçük çiçekli yakıotu (E. parviflorum),

Dağ yakıotu (E. montanium),

Civciv yakıotu (E.alsinifolium)

Koyu yeşil yakıotu (E. obscrum),

Mızrak yapraklı yakıotu (E. lanzeolatum),

Tepe yakıotu (E. collinum),

Çakıl yakıotu (E. fleicsher),

Alp yakıotu (E. anagalidifolium).

Bu şifalı ve de zararsız olan yakıotu türlerini, küçük çiçekli oluşu ve çiçek renklerinin ise kırmızımsı açık pembe veya beyazımsı oluşundan tanıyabilirsiniz. Şifalı türlerin, sap, yaprak ve çiçekleri olmak üzere bitkinin tümü toplanılarak kullanılabilir. Yukarıda sıraladığımız Küçük çiçekli yakıotu türleri ile karıştırılması olanaksız olan iki tür yakıotu insanlara zararlıdır. Toplanmamaları ve kullanılmamaları gerekir. Zararlı olanlar; Sert tüylü veya Uzun tüylü yakıotu (E. hirsitum) ve Orman yakıotu (E. angustifolium) dur. Bu iki türü ayırt edici özellik, çiçekleri ilk açtığında başparmağınız büyüklüğünde ve renginin erguvan oluşudur. Sert tüylü veya Uzun tüylü yakıotu (E.hirsitum) sığ ve durgun suların içinde yada kenarlarında, 140-160 cm. kadar boylanabilen gruplar halinde yetişirler.

Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   

Vebaotu (Petasites officinalis) ırmak, dere ve orman kıyılarında yetişir. Kelotu olarak da bilinir. Şapka büyüklügündeki yaprakları hafif dişlidir ve alt tarafları gri tüylerle kaplıdır. Kirli beyazdan açık pembeye kadar degisebilen çiçekleri , sapın en ucunda , bir salkım biçiminde açarlar.

Salgın zamanlarında büyük önem kazanmış ve ateş düşürücü nitelige sahip olan kökü , çiçeklenme zamanından önce sökülür. Terletmeye yardımcı olan çayı, ateşlenme, soluk alma zorluğu , gut ve epilepsi (sara) hastalıklarında kullanılır. Gün boyunca , 1 veya 2 bardak yudumlanarak içilir. (Çay Hazırlamak)

Büyük taze yaprakları, yalnızca burkulmaların ve yürüme sonucu ayakta olusan yaraların üstüne uygulanmakla kalmayıp, her tür kangren, habis çıban ve şiddetli yaralarda kullanılır. (Yaprak Kompresi)

Modern herbalistler tarafından ise özellikle kemoterapiden sonra kanser tümörlerinin azaltılması için önerilmektedir. Almanya ‘da Petadolor markasıyla tablet halinde satılmaktadır. Aynı zamanda adet krampları , astım ve baş ağrısı için de kullanılmaktadır .

Kanser tedavisinde kullanıldıgında, özellikle cerrahi operasyondan sonra etkili bir sekilde metastaz’ı (yayılma) önlemektedir .

Kullanım Biçimleri :

Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   
Ekim
12
Tarih 12-10-2008

Lesitin (Lecithin), Soya fasulyesinin sağlıklı yaşama doğal bir hediyesidir. Lesitin, insan vücudundaki yaşayan her hücrenin ihtiyacı olan bir yağdır (fosfolipid).

Besinlerin hücre içine giriş ve çıkışlarını ayarlayan hücre zarı yapısının büyük kısmı lesitin’ den oluşur. Lesitin, beynin temel yapı taşlarından birisidir. Beynin kuru ağırlığının %30′ unu, aynı zamanda sinir sisteminin %17′ sini oluşturur. Kas dokusunda özellikle kalp kası dokusunda, endokrin salgı bezlerinde ve böbreklerde bulunan önemli bir yapı taşıdır. Diğer taraftan tüm karaciğer yağlarının %73′ ünü kapsar. Lesitin, damarlarda birikmiş olan kolesterol plaketçiklerini küçük parçacıklara böler, böylece damar çeperindeki yığımlanmaları önler. Bu besin, damar sertliğine ve kardiyovasküler hastalıklara (kalp damar hastalıkları) karşı vücudu korur.

Kanın vücutta daha rahat dolaşmasını sağlayarak plaketçiklerden ötürü oluşabilecek damar tıkanıklıkları riskini azaltır. Ayrıca beyin foknksiyonlarının sağlıklı ve doğru çalışmasına yardımcı olduğu gibi thiamin’ in (B1 vitamini) karaciğerde ve A vitamininin bağırsaklarda emilmesini sağlar. Vücut enerjisine katkıda bulunmasının yanısıra, yaşlanma etkilerinin azaltılmasına, bağışıklık sistemi rahatsızlıklarına, kronik yorgunluk sendromuna ve alkol yüzünden zarar gören karaciğer hücrelerinin onarımına yardımcı olur. Aslında Lesitin, alkol nedeniyle meydana gelen karaciğer harabiyetlerinin (siroz gibi) süratle giderilmesindeki en önemli maddelerden birisidir. Gerekli şartlar sağlandığında Lesitin karaciğerde yüksek miktarlarda üretilir, safra ile bağırsağa geçer ve kana karışır. Lesitin vücuttaki yağların

Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   

Ökseotu (Viscum album L.), yöresel olarak, çekem, , purç, gökçe, gevele, güvelek ve gövelek adlarıyla tanınır. Saçak köklerinin yardımıyla yapraklı ağaçlarda (elma, armut, söğüt, kavak), çam ve köknar gibi yumuşak odunlu ağaçlarda asalak (parazit) olarak yaşayan, hayatımızdan ayrı düşünemeyeceğimiz bu bitkiyi kim tanımaz ki! Kendisini barındıran ağacın yüksek dallarının üstünde yuvarlak bir top biçiminde yetişir. Her zaman yeşil olan yaprakları deriyi andırır ve sarımsı yeşildir. Kışın kelebek kanatlarını andıran yapraklarını dökmez. Meyveler bezelye veya nohut büyüklüğünde, parlak, beyaz renkli ve cama benzer, içi kaygan ve yapışkandır. Bu beyaz yapışkan madde insanlar için zehirlidir.Ama onları iştahla yiyen kuşlara hiçbir zararı dokunmaz. Kuşlar, bitkinin yapışkan tohumunu gagalarına alıp dallara sürterek veya kursaklarında yumuşattıkları meyve çekirdeklerini dalların üstüne dışkılayarak yeni bitkilerin kök salmasını sağlarlar. Bu tohum ne suyun içinde, ne toprakta ne de başka bir ortamda filizlenemediği (kök salamadığı) için, bitki ancak bu şekilde üreyebiliyor. Ökseotu bu şekilde çoğalmayı kuşlara borçlu olduğu halde, bazı yörelerde aynı yapışkan madde kuşlar için tuzak olmaktadır . Bu yapışkan madde çubuklar üzerine sürülmekte ve küçük kuşları yakalamak için “ökse” olarak kullanılmaktadır. Bitki rezin, saponinler, organik asitler, alkaloitler, viscotoxin, acetylcholin, lectine, inosit ve müsilaj taşımaktadır. Çok eski çağlardan beri şifalı özelliği bilinir.

Eski Kelt rahipleri, her hastalığı iyi edebilecek bir bitki olarak tanırlar ve törenler eşliğinde altın bıçaklarla ağaçtan keserlerdi onu.

Eski halk hekimleri bitkiyi, epilepsiye (sara) karşı en iyi ilaç olarak bilirlerdi. Bu çok eski tedavi biçimini, Dr. Bohn da kabulleniyor ve günümüzde ökseotunu, kronik kramplara ve histeri krizlerine karşı öneriyor. İnce kıyılarak gölgede kurutulan yapraklar ve küçük saplar, yalnızca ekim başından aralık ortasına kadar ve mart-nisan aylarında toplanır. Bu zamanın dışında şifalı güce sahip değildir. Toplama konusunda bir uyarı daha: Mart ve nisan aylarında bitki

Tamamını oku »

(2) Yorumlar    Devamı   

Kurtpençesi (Lycopodium clavatum), yöresel olarak , kurtayağı , kibritotu ve yer yosunu adlarıyla anılır . Her zaman yeşil olan bu yosunsu bitki, iki metreye kadar varan tutunma filizleri ile ormanların zeminlerinde kök salarak uzanır . Bu filizlerden , 7-10cm uzunluğunda , süpürgeotunu andıran , ama ondan çok daha yumuşak ve sık yapraklı pek çok dallara ayrılan saplar fışkırır. Çok yıllık, otsu ve çiçeksiz bir bitkidir. Kuzey-doğu Anadolu (Trabzon, Rize, Çoruh) dağlarının nemli kısımlarında (Orman açıklıkları) yetişir.çeşitli alkaloitler içerir. Dört yaşındaki bitki, göbek tozu diye adlandırılan sarı çiçek (spor ) tozlarını içeren, sarımsı başaklar oluşturur. Bu toz, sürtünmeyle tahriş olmuş deriyi tedavi etmekle kullanılır . Kurtpençesi , radyum içeren bir şifalı bitkidir ve uzun kolları , sarı çiçek tozu içeren başakları ile, öteki

yosunsu bitkilerden kolayca ayırt edilebilir . Denizden yüksekliği 600 metreden fazla olan ormanların kuzey yönlerinde ve kıyılarında yetişir. Güneş ışınlarının altında kaldığında yaşama gücünü yitirdiği için, üstündeki ağaçlar kesildiğinde sararır ve sonra da tümüyle yok olur. Kurtpençesi, Avusturya ve Almanya da doğayı koruma yasası kapsamındadır. Bitki toptancıları, kaliteli olmaları için, bu bitkiyi kuzey ülkelerinden sağlamaktadırlar. Eklemler deforme olmuş olsalar bile, romatizma ve gut hastalıklarında , kronik kabızlıkta ve basurda kurtpençesi çayı önerilir . Ama , ishalden şikayetçi olanlar ondan uzak durmalıdırlar, çünkü bu durumda bağırsak kramplarına yol açabilir. Bitki hiçbir zaman kaynatılmamalı, yalnızca kaynar suyla, haşlanmalıdır. Bitki , tüm idrar ve cinsel organ hastalıkları , testis (erbezi ) ağrıları ve sertleşmeleri , böbrek kumu ve böbrek sancılarında kullanılır. Karaciğer iltihabında , karaciğer katılgandoku urlarında , kötü karakterli olsalar bile, bitki kullanılabilir. İyileşmekte olan hastanın eski gücüne en kısa sürede kavuşmasına da yardım eder.

Tanıdığım (M.Treben) yaşlı bir hanımın eşi, yıllardır geceleri nefes darlığı çekiyor ve doktorlar bu hastalığı kalp astımı olarak tedavi etmeye çalışıyorlardı. Günün birinde durumu yine kötüleşmişti. “Eğer çalışmaya hemen son vermezseniz 8 gün içinde ölebilirsiniz!” Bu sözleri söyleyen doktor, onu bir hastaneye göndermiş. Karısından duyduğuma göre, meğerse karaciğer sertleşmesinin (siroz) son aşamasındaymış. Bu tür nefes darlıkları sirozla birlikte hep görülür. Bir süre sonra iyileşemeyeceği sonucuna varılarak hastaneden evine gönderildi. Benim (M.Treben) öğüdüme uyan karısı, etkisini çok çabuk gösteren kurtpençesi aldı. İçtiği ilk bardak çaydan sonra, yıllardır çekmekte olduğu nefes darlığından kurtulduğunu söylersem, siz de benim (M.Treben) gibi bunun bir mucize olduğunu düşünmez misiniz ?

Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   

Köpek Balığı Karaciğer Yağı; derin ve soğuk denizlerde yaşayan köpek balıklarının karaciğerlerinden süzülerek elde edilmiştir.Bir köpek balığının karaciğeri, onun vücut ağırlığının yaklaşık %25 ‘ini oluşturur.Köpek balıkları 400 milyon yıldır hiçbir değişiklik geçirmemiş olup, yorulmazlar, devamlı hareket halindedirler, uyumazlar, hastalanmazlar, en önemlisi doğada bilinen tek kansere yakalanmayan canlılardır. Köpek Balığı Karaciğer Yağı, 18. yüzyıl sonlarından beri Iskandinavya’lı balıkçılar tarafından solunum yolları tahrişlerini iyileştirmek ve yavaş iyileşen yaralara karşı bir çare olarak kullanılmaktaydı. Son 40 yıldır

onun hakkında yapılan araştırmalar, bu yağın çok daha faydalı sonuçları olduğunu ortaya koydu. Köpek Balığı karaciğer Yağı’nın insan vücudu üzerindeki etkileri, çoğu İsveç’li bilim adamları tarafından yapılan klinik denemeler ile teyit edildi. Bu çalışmalara göre; bu yağın biyolojik etkisi içerdiği ve alkilgliserol’lar (AKG’s) olarak adlandırılan maddelerden kaynaklanıyordu. Bu bileşikler insan vücudunda bazı organlarda az bir miktarda üretilmekteydi. Bunlar; kemik iliği, karaciğer, dalak ve anne sütüydü. Ayrıca bu yağ; squalamine (anti-bakteriyel etki ve anti-inflamatuar etki ), Omega-3 grubu ve serbest yağ asitleri (EPA ve DHA) ile Vitamin A, Vitamin D,Vitamin E (Doğal), Demir, Çinko ve Bakır mineralleri de içermekteydi. Yapılan bu klinik çalışmalar sonucunda bu yağın aşağıdaki durumlarda faydalı

olduğu ortaya çıkmıştır ve 40 yılı aşkın bir süredir yaygın olarak dünyanın bir çok yerinde kullanılmaktadır.

Tamamını oku »

(2) Yorumlar    Devamı   

Ginseng’in botanik ismi olan “Panax”, Yunanca “tam iyileşme” anlamına gelen “panacea” kelimesinden türetilmiştir. Ginseng’in tüm şifalı bitkiler içerisinde en etkili adaptogen (strese karşı direnci artıran bir ajan) olduğu düşünülür. Bu düşünce, Ginseng’in önemli miktarda içerdiği, strese ve yorgunluğa maruz kalan tüm organlarımızı destekleyen “Germanium” dan kaynaklanır. Ginseng, fiziksel aktiviteleri ve vücut direncini artıran bir bitkidir ve fiziksel ve mental (zihinsel) dayanıklılığı artırır. Ginseng’in uzun bir süreden beri, özellikle erkeklerin üretkenliğini, erkeklik hormonu (testesteron) ve sperm miktarını, cinsel gücünü ve dolaşım

sistemlerini (özellikle prostata karşı) olumlu bir şekilde etkilediği de bilinmektedir. Ayrıca o, erkeklerde aşırı stres ve yorgunluktan kaynaklanan performans düşüklüğünü de gidermektedir. Ginseng’in kadınlar üzerindeki beynin hafıza (bellek) merkezlerini uyarıcı etkisinin bulunması ise yenidir. M.S 1. yüzyıla ait bir Çin metnine göre; Ginseng, zihni güçlendirici, irfan ve bilgeliği artırıcı bir şifalı bitki olarak tanımlanmakta ve düzenli kullanımının yaşam süresini artıracağı

Tamamını oku »

(0) Yorumlar    Devamı   

Kırlangıçotu (Chelidonium majus L.), temre otu olarak da bilinir. 30-80cm yüksekliğindeki bitki, mayıstan sonbahar ortalarına kadar çiçeklenir.

Yapraklarının uçları dişlidir ve meşe yapraklarını andırır. Gövdesinden ve saplarından portakal sarısı, koyu bir sıvı çıkar. Genellikle ormanların güney kıyılarında, duvarların ve çitlerin dibinde ve moloz yığınlarının üstünde yetişir. Yaz ne kadar sıcak ve ormanların güney kıyıları ne kadar kuru olursa olsun, bitkinin gövde ve saplarından portakal renkli koyu sıvı her zamanki incelikte elde edilebilir. Kışın her yer karla örtüldüğünde bile, eğer yetiştiği yere dikkat edilmişse, kırlangıç otu kar altında bulunabilir. Avrupa ve Kuzey Anadolu’da yetişir. Alkoloitler (kelidonin ve türevleri %0,31) taşımaktadır.

Tamamını oku »

(1) Yorumlar    Devamı