|
|
 |
« : 05 Temmuz 2008, 13:26:45 » |
|
 |
|
 |
 |
Türkiye, günde 12 milyon ekmeğin çöpe gitmesi nedeniyle, her gün 3.6 milyon YTL'lik zarara uğruyor.
ÇETKODER: Bizim ülkemiz, ekmeği çöpe atacak kadar zengin değil. Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş, Türkiye’de günde üretilen 120 milyon ekmeğin yüzde 10’unun çöpe gittiğini söyleyerek, ekmekte tasarruf yapılması çağrısında bulundu.
ÇETKODER Genel Başkanı Göktaş yaptığı açıklamada, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in 6.1 milyon olarak belirttiği çöpe giden ekmek oranının iyimser bir rakam olduğunu, aslında bu sayının 12 milyona ulaştığını söyledi. Türkiye’de günde 120 milyon ekmek üretildiğini ve bunun 12 milyonunun çöpe gittiğini bildiren Göktaş, ekmek tüketimiyle ilgili şöyle konuştu:
"Lütfen ekmekleri çöpe atmayalım. Fakir ve dar gelirli halkımızın birçoğunun tek gıdası haline gelen ve yokluktan sıcak şekerli suya banarak yediği ekmekte, milletçe tasarrufa yönelmek zorundayız. Çöpten çıkarıp ekmek yiyen insanlarımız olduğunu unutmayalım. Sadece ekmek ile gıdasını temin eden insanlarımızı hiç unutmayalım. Bizim ülkemiz, ekmeği çöpe atacak kadar zengin değil."
Çöpe atılan ekmekler nedeniyle Türkiye’nin günde 3.6 milyon YTL zarara uğradığının altını çizen Göktaş, israf edilip atılan ekmeğe ise yılda 800 milyon dolar ödendiğini belirtti.
"EKMEK GRAMAJINA TAHDİT GELMELİ"
Göktaş ekmek gramajına sınırlama gelmesi ve bakanlığın bu konuda daha sıkı bir denetim uygulaması gerektiğini vurgulayarak, “300 gram ekmek üretenler bunu abartıp kabartıp içi kof halde vermemeli. İçi boş, hamur ekmeği almak zorunda kalan vatandaş yiyemediği ekmeği bu kez çöpe atmakta. Ayrıca ekmek çok çabuk bayatlamakta. Farklı fiyat uygulamalarının önüne geçilmeli ve ekmeğe standart getirilmeli” dedi.
Göktaş, ekmek israfını önlemek ve dar gelirli insanlara katkıda bulunmak amacıyla yurt genelinde başlattıkları "Askıda ekmek" uygulamasını ise sürdüreceklerini ifade etti.
kaynak: Güncel.Net
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
"NEREYE BU GİDİŞ" RaKaMlAr İlErİ DoĞrU gİtSeDe; GeRi SaYıM sEn DoĞdUğUnDa BaŞlAdI 
|
|
|
|
Robot Moderatör
|
Selamun Aleykum Ziyaretçi. Sitemize Hoş Geldiniz.. islami sitemizin içeriğinden daha iyi faydalanmak ve mesaj yazmak için üye olmanız gerekmektedir.. sitemizde islami içerik bulunmaktadır.. bulamadığınız herhangi bir konuyu bildirerek yardım alabilirsiniz.. Katkılarınızdan ve Desteklerinizden Ötürü Teşekkür Ederiz... Üye Olmak için Aşağıdaki "Üye Ol" Kısmını Tıklayabilirsiniz..
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 05 Temmuz 2008, 14:18:14 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 05 Temmuz 2008, 22:40:37 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 06 Temmuz 2008, 00:55:12 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır, Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye, Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye, Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye, Günlük menfaatler için Onurunu terk etmeye, Bir kısım insanlara kızıp Tüm insanlara düşman olmaya değmez BU HAYAT!!!...
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 06 Temmuz 2008, 12:56:48 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 06 Temmuz 2008, 13:00:42 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
......kırık bir aşk.............hikayesi bu... ..umutsuzluklarla..........ve hüzünle dolu... güneşinden yoksun; umut, bulutlar ardında gökyüzü kapkaranlık ve biz burada ışıksızız yollar aşılamaz türden, ufuklar bizden uzak .bugünler mutsuz ve yarınlar çok umutsuz ...amaçlar belirsiz ve araçlar çok yetersiz .....görüşebilmek zor, görüşmemek zor. .........sevebilmek ve de sevilebilmek, ............ne kadar mümkün sence? ...............ne kadar olası bu düş? ..................birleşebilir miyiz? .......................sen-ve-ben ................... ......bir gün!
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 06 Temmuz 2008, 13:08:49 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 06 Temmuz 2008, 13:27:55 » |
|
 |
|
 |
 |
SAĞLIKLI BESLENME VE İSLAM DİNİNE GÖRE HARAM İÇERİKLİ GIDALAR HAKKINDA
Bu liste, İslam’ın yenmesini haram kıldığı domuzdan doğrudan veya dolaylı işlenerek elde edilen katkı maddelerinin kod numaralarını ve isimlerini içermektedir. Batılı üreticiler ve ülkemizdeki onların temsilcileri tarafından piyasadaki birçok ürüne bu katkı maddeleri katılmaktadır. Aldığınız ürünlerin üzerindeki ihtiva maddeleri kısmını bu listeyle karşılaştırınız. Eğer isim ve kod numaraları tutuyorsa bu mamulde domuz yağı ,jelatin gibi katkı bulunmaktadır. Yenmesi alınması satılması haramdır
.DOMUZ YAĞI ve DOMUZ YAN ÜRÜNLERİ İHTİVA EDEN MADDELERİN KOD NUMARALARI Graise animale jelatin (gelatine), rennet, (cheese), giycine, lausine, osysrearin, spermaceti, giycerol, pepelinE-100 E-142 E-334 E-471 E-492E-102 E-152 E-335 E-472 E-493E-103 E-163 E-336 E-473 E-494E-110 E-210 E-337 E-474 E-495E-120 E-213 E-420 E-475 E-542E-214 E-430 E-476 E-491 E-550 E-123 E-226 E-431 E-477 E-570E-124 E-234 E-432 E-478 E-572E-125 E-252 E-433 E-480 E-591E-126 E-270 E-434 E-481 E-631E-127 E-280 E-435 E-482 E-632E-128 E-325 E-436 E-483 E-633E-040 E-326 E-442 E-488 E-635E-141 E-327 E-470 E-489 E-904
bazı kardeşlerimiz bu katkı maddelerinin helal olan ******lardan da elde edildiğini bunların illa da domuz olamayacağını savunmaktalar. bu kardeşlerimiz şunu düşünmüyorlar bu katkı maddelerinin tamamı ithal batı teknolojisi ile üretilmektedir batıda kesilen ******ın kanı akmaması için elektrik şoku ile ve kanı akıtılmadan kesiliyor artı besmele çekilmiyor her iki nedenden dolayı bu etler haram olmuş olduğunu kuran'da görebilirsiniz. şunu unutmayalımki domuz tüketilen toplumlarda görülen otuz civarında hastalık müslüman ve yahudiler de yoktur (bu son yıllarda ülkemizde görülmeye başladı?) yahudiler le bizim ortak bir yanımız sadece domuz yememek tir. son günlerde ortaya çıkarılan kaçakçılık olaylarından BALİNA OPERASYONUNDA tesbit edilebilen bir yılda sadece bir şirket 100 000 ton domuz yağını ülkemize sokmuşlar. bu yağlar yağ sanayimizin bilhassa margarin yapımında ve gıda maddeleri imalatında kullanılmaktadır.ayrıca usulüne göre 250 derecede rafine edilince sıvı yağa dönüşmektedir.( bir yağ fabrikası ( ?) benim uzun yıllar yaşadığım mahallede fabrikası vardı bu yağ piyasada ay çiçek yağı diye satılıyordu ve kesinlikle artı bir mamulü yoktu lakin her gün bu yağ fabrikasına kamyonlarla donmuş büyük yuvarlak kalıplar halinde ******sal yağ gelirdi fabrikada ayçiçekde kullanılıyordu lakin %50 bu ******sal yağlar bitkisel yağlara katılıyordu ! acaba bu yağlar nereden geliyordu TV de bir proğramda türkiyede 2500 domuz çiftliği faliyet gösteriyormuş ihracatları ise %5 civarındaymış bunun gerisi nerede kullanılıyor dersiniz ) kanunen domuz ve yan ürünleri yasak olmadığından dolayı bu konuda kanuni fazla etkin bir önlem alınamamaktadır.hep görüyoruz ki ülkemize ithal edilen ürünler genellikle en ucuz şeyler bu konuda da yerleşmiş bir kalite standardımız oluşamamıştır bütün bunları göz önüne alarak tükettiğimiz gıdaların yapısına ,markasına çok dikkat etmeliyiz.gıda konusunda kesinlikle ucuz diye bilinçsiz tüketim asla yapmamalıyız çünkü sıhhat genellikle para ile satın alınamıyor. Ülkemizde son 20 yılda kalp ve damar hastalıklarında olan patlamanın sebebi büyük ihtimalle bilmeden bize yedirilen bu ******sal iç yağlarıdır. birde yine 20-30 yıldır kanser vakalarındaki artışın en birinci sebebi bilinçsizce kullanılan tarımsal ve ******sal hormonlardır.mesela: altı ayda normalde gelişebilen tavuğu 25 günde kesimlik hale getiriyorlar,iki yaşına gelmemiş danalar 500 kiloya ulaşabiliyor. ******lara uygulanan bu hızlı üreme gelişme hormonları bu gıdalar yolu ile insanlara geçmekte aslında normal gramajda gıdasını almış kişiler anlaşılmaz bir şekilde kilo almakta. kişi perhiz yoluna gidince ise yetersiz beslenme nedeniyle başta verem olmaktadır.bu nedenle olsa gerek batıda verem unutulmuşken ülkemizde korkunç bir şekilde çoğalmıştır.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 06 Temmuz 2008, 13:31:43 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #14 : 06 Temmuz 2008, 13:34:18 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|