|
|
 |
« : 12 Nisan 2007, 16:09:45 » |
|
 |
|
 |
 |
ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı
TEVHİD ve KISIMLARI
Hamd, Alemlerin Rabbi ALLAH’a mahsustur. Salâtü Selâm, enbiyâların sonuncusu Resulullah’ın, Ehlinin, Sahabesinin ve de kıyamete kadar, onları dost edinenlerin üzerine olsun.
İlimlerin en hayırlı ve üstün olanı Tevhid ilmi olduğu gibi; bu ilmin berraklığını gideren şüphe ve bid’atları temizlemek için Hak Ehlinin verdiği mücadele de cihatların en üstünüdür. Gafletin hüküm sürdüğü dönemlerde berrak İslâm akidesinden uzak bir takım ilim ve fikir adamlarının yönetimleri ele almalarıyla ümmet çöküşe sürüklenmiştir. .
Batılın süsüne dalan, onun inanç sisteminin öncülüğünü yapan bu insanlara karşı gerçekleri savunmak İslam Ehlinin, özellikle de Ehli Sünnet ve’l Cemaat’in “Emri bi’l ma’ruf Nehy’i ani’lmünker” (iyiliği emretmek, kötülükten nehyetme) kılıcını kuşanmasını bir zorunluluk haline getirmiştir.
Kitap ve Sünneti bilen her Muvahhid bilir ki, ümmetin eski gücüne, izzetine ve de üstünlüğüne kavuşmasının tek yolu; bu kaynakları bulandıran batıl inançları, hurafe ve bidatları yok etmekten geçer. O halde İslam akidesinde yeri olmayan bu yanlış inançları beyan etmek Müslümanlar için bir görevdir.
İşte bu noktayı esas alarak dini yalnız ALLAH’a has kılmak ve İslamı kaynaklarıyla bilmenin ehemmiyetinin şuuru içinde ALLAH’tan kabul etmesini niyaz ederek elinizdeki bu risaleyi sizlerin istifadesine sunmuş bulunuyoruz. Şüphesiz tevfik ALLAH’tandır.
«Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım» (Zariyat, 56)
Yalnızca ALLAH’a kulluk etmek, ibadete sadece O’nu layık görmek. İşte bu, Nû’h Aleyhisselıam’dan, Nebîmiz Muhammed (S.A.V.)’ e kadar gelen tüm enbiyâların Tevhid anlayışıdır.
Tevhid, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat akidesinin en önemli noktası olduğundan, eksiksiz olarak bilinmesi gerekir. Böylece ifade ettiği anlam kısımlarını da kuşatır, lafız ve mâna bir bütün teşkil eder. Bu da şu iki kurala uygun olmalıdır;
(1) Tevhid’in nazari kavramlarını delilleriyle, ALLAH’ın Kitabı ve Rasûlü (S.A.V.)’in sünnetinden ve de sahih aklî hareketle idrak edilmesi.
(2) Bunun ALLAH kullarının amellerinde, belirgin bir şekilde ortaya çıkması için hayata uygulanması.
Tevhid, nazari kavramları bakımından; İsim ve Sıfat, Uluhiyet ve de Rububiyet Tevhidi olmak üzere üç kısma ayrılır.
RUBUBİYET TEVHİDİ
ALLAH’ın “Rabb” ismi celîline nisbettir. Rububiyet kelimesi lügat itibariyle, terbiye edici, yardımcı, mâlik, islah eden, efendi, vali gibi anlamlara gelmektedir. Terim itibariyle de, ALLAH’ın insanları yarattığına, onlara rızık verdiğine, diriltip öldürdüğüne, ALLAH’ın kazâ, kaderine ve de zatında vahdâniyetine, birliğine iman etmektir.
Bunun delillerinden bazıları ise şu ayetlerde görüldüğü gibidir:
«Hamd Alemlerin Rabbi ALLAH’a mahsustur»
«Yaratma ve emir O’nun değil midir?»
«Yeryüzünde olan her şeyi sizin için yarattı»
«Şüphesiz ki ALLAH rızkı verendir. Kuvvet sahibidir, Metîn’dir»
İkram sahibi olan ALLAH’ın Rububiyetinde şüphe edecek cahillere şunu söyleyebiliriz; îzan sahibi bir insan tesirsiz hiçbir şeyin, hiçbir fiilin kendiliğinden oluşumunu ve de bir yaratıcı olmadan mahlukatın varlığını da kabul etmez. Bir iğne gördüğümüzde nasıl onu bir vücuda getiren olduğunu bir sanatkârın onu yaptığını anlıyorsak, bu muazzam ve akıllara durgunluk veren kainatın kendiliğinden olduğunu asla düşünemeyiz. Bir yaratıcı olmadan böyle bir düzenin olması mümkün değildir. Ayrıca böylesi bir evreni yaratan, onu terbiye eden Varlığın elbette kusursuz, yegâne hüküm ve hikmet sahibi olması gerektir. Şayet O da mahluk olsaydı yaratıcısına ihtiyaç duyardı ki bu acziyettir, âciz olanın da böylesi bir kainatı yarattığı iddiası kesinlikle tasdik edilesi bir gerçek değildir. Tüm noksanlıklardan uzak olan ALLAH, şüphesiz yüceler yücesidir.
«ALLAH’ın Rububiyetinin delilleri saymakla bitmez, Onlar, yaratan olmaksızın mı yaratıldılar yoksa yaratanlar kendileri midir?» (Tur,35)
Mekke müşrikleri bu tevhidi kabul etmişlerdi. Yahudiler, Hıristiyanlar ve benzeri diğer kavimler de aynı tevhidi ikrar ediyorlardı. Bu tevhidi eskiden Dehriler ile çağımızda Ateistlerden başka hiç kimse inkar etmemiştir. Bu Kur’ân’da, «Onlara (müşriklere) “gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorarsan kesinlikle, “ALLAH” derler» (Lokman, 25) şeklinde yer alır.
èMüşrikler, ALLAH’ın Rabb oluşunu kabul ediyorlar ancak ibadette, medet ummada, sevgide, itaatte tapındıkları ilahlarını, ALLAH katında onların birer şefaatçileri olduklarını iddia ederek ortak koşuyor, böylece onları ALLAH’a denk tutuyorlardı. Her şeyin yaratıcısı olarak ALLAH’a inanmalarına rağmen müşrik olma sıfatları kendilerinden kalkmıyordu!
«Onlar, ALLAH’ı bırakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen putlara taparlar, “Bunlar, ALLAH katında bizim şefaatçilerimizdir” derler. De ki: “Göklerde ve yerde, ALLAH’ın bilmediği bir şeyi mi O’na haber veriyorsunuz?” ALLAH, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir» (Yunus,18)
Tevhid’in bu kısmı insanı İslam’a dahil etmediği gibi kanını, malını ma’sum kılıp onu cehennem azabından da kurtarmaz. O ki insan, Tevhide bir bütün olarak sarılsın!..
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Robot Moderatör
|
Selamun Aleykum Ziyaretçi. Sitemize Hoş Geldiniz.. islami sitemizin içeriğinden daha iyi faydalanmak ve mesaj yazmak için üye olmanız gerekmektedir.. sitemizde islami içerik bulunmaktadır.. bulamadığınız herhangi bir konuyu bildirerek yardım alabilirsiniz.. Katkılarınızdan ve Desteklerinizden Ötürü Teşekkür Ederiz... Üye Olmak için Aşağıdaki "Üye Ol" Kısmını Tıklayabilirsiniz..
Anahtar Kelimeler: ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı oyunları, ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı programı, ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı oyunu indir, ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı program yükle, ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı download, ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı hikayeleri, ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı resimleri, ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı haber, ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı yükle,
ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı videosu, ALLAH’ın Kulları Üzerine Hakkı msn eklentisi, şarkı sözleri, dizisi
|
|
|
Logged
|
|
|