|
|
 |
« : 07 Mart 2008, 21:41:07 » |
|
Beslenme Türüne Göre Canlılar: Beslenme Türüne Göre Canlılar:Beslenme Türüne Göre Canlılar: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI : CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ : - HÜCRE - ADAPTASYON - BESLENME - HAREKET VE İRKİLME -METABOLİZMA
-ŞEKİL -DNA VE ENZİMLER -ÜREME -HÜCRE BÖLÜNMESİ -SOLUNUM Beslenme Türüne Göre Canlılar: BESİN MADDELERİ
İNORGANİK 1-Su 2-Minareller 3-Tuzlar
ORGANİK 1- Karbonhidratlar C - H - O Enerji verici 2- Yağlar C - H - O Yedek enerji 3- Proteinler C - H - O + N Enzim hücre yapısı 4- Vitaminler C - H - O Düzenleme
Hücre yapısı ve düzenleme
CANLILAR ( Beslenme türüne göre )
Ototrof ( Besinini kendi yapan )
Heterotrof ( Besinini dışardan alan )
FOTOSENTEZ İNORGANİK BESİN
KEMOSENTEZ ORGANİK BESİN
ENERJİ
IŞIK ENERJİSİ
İNORGANİK MADDELERİN OKSİTLENMESİYLE OLUŞAN KİMYASAL ENERJİ Ototrof Canlılarda Enerji Elde Edimi : Sistematik Sınıflandırılması : Canlıları tanımlama, adlandırma ve benzer özelliklere göre gruplandırmadır. İki çeşlt sınıflandırma vardır. 1-Ampirik sınıflandırma 2-Filogenetik (Doğal ) sınıflandırma Ampirik sınıflandırma M.Ö. 350 yılında Aristo tarafından yapılmıştır. Çok yüzeysel bir sınıflandırma olduğu için bugün kullanılmamaktadır. Aristo, bitkileri ot, çalı, ağaç, hayvanları ise suda, karada ve havada yaşayanlar olarak sınıflandırmıştır. 1-Ampirik Sınıflandırma CANLILAR HAYVANLAR BİTKİLER HAVADA YAŞAYANLAR OT KARADA YAŞAYANLAR ÇALI SUDA YAŞAYANLAR AĞAÇ 2-Filogenetik (Doğal) Sınıflandırma: Bugün kullanılan sınıflandırma filogenetik (doğal) sınıflandırmadır. Bu sınıflandırmada canlılar, anatomik, biyokimyasal, kalıtsal ve evrimsel özelliklerine göre gruplandırılır. Burada esas olan, canlılar arasındaki akrabalık derecelerinin tayin edilmesidir. Filogenetik sınıflandırmada çeşitli konular ele alınır. Bunlar evrim, homolog organlar ve protein benzerliğidir. Evrim: Evrim, canlıların uzun bir zaman içinde basitten karmaşığa doğru gelişmeleridir. Canlıların akrabalıklarını tayin ederek ortak özelliklerine göre gruplandırılmalarında, onların basit veya karmaşık yapıda olmaları önemlidir. Homolog Organlar: Orijinleri (temel yapıları) aynı, görevleri farklı olan organlardır. Canlıların homolog organlarının çokluğuna bakılarak akrabalık dereceleri tayin edilebilir Analog Organlar: Orjinleri (temel yapıları) farklı, görevleri aynı olan organlardır. Protein Benzerliği : Akrabalık derecesi ne kadar yakınsa proteinleri o kadar benzerdir. FİL
PELİKAN
A CANLISI Antijenleri (X,Y,Z,T )
Anti serum içinde Y,Z,T antikorları ile X,M,N,O antijenleri var
B CANLISI Antijenleri ( X,M,N,O )
Serum içinde X,Y,Z,T antijenleri var
Çökme olur Kan Proteinleri Enjeksiyon KAN KAN Antijen + antikor = Aglutinasyon (çöken) (çöktüren) (çökme) X antijeni = Buna karşı antikor oluşmaz, çünkü aynı antijen B’de de var Y antijeni + Y antikoru = çökme (+) Z antijeni + Z antikoru = çökme (+) T antijeni + T antikoru = çökme (+) Sınıflandırma Birimleri: ALEM FİLUM (ŞUBE) SINIF TAKIM FAMİLYA CİNS TÜR Sınıflandırmanın en küçük birimi olan tür tanımı, ilk defa John Ray tarafından ortaya atılmıştır. Tür, birbirleri ile çiftleşebilen ve verimli, yani kısır olmayan döller verebilen ve yapı bakımından ortak bir kökenden gelen bireyler topluluğudur. Örneğin, at ve eşek birer tür iken, bunların çiftleşmesi sonucu ortaya çıkan katır bir tür sayılmaz. Çünkü katır kısırdır. Linne, her bir türe, bir cins ve bir tanımlayıcı addan oluşan Latince birer ad vermiştir. Bu adlandırmaya binomial adlandırma (ikili adlandırma) denir. Bu adlandırmada cins adı büyük harfle, tanımlayıcı ad ise küçük harfle yazılır. Bu her iki ad birlikte tür adını belirler. Sınıflandırma birimlerinin en büyük birimden en küçük birime doğru sıralanması şekildeki gibidir. Sınıflandırma Basamakları: CANLILARIN (Hücre tipine göre)
Prokaryot hücreliler
Monera alemi
Tüm bakteri ve mavi- yeşil alglar
Omurgalılar şubesi
Tohumlu bitkiler şubesi
Tohumsuz bitkiler şubesi
Hayvanlar alemi
Mantarlar alemi
Bitkiler alemi
Protista alemi
Ökaryot hücreliler
Omurgasızlar şubesi Prokaryot Hücreliler (Monera Alemi): Bu gruptaki canlıların hepsi tek hücrelidir. Bu hücrelerde çekirdek yoktur. Ayrıca mitokondri, kloroplast, golgi v.b.zarlı organeller de bulunmaz. Prokaryot hücreler, iki alt grupta incelenir: 1-Mavi -Yeşil Algler : - Genellikle koloniler halinde yaşarlar. - Fikosiyanin maddesinden dolayı mavi, klorofilden dolayı da yeşil görünürler. - Oksijenli solunumla enerji üretirler. - Fotosentezle organik besin üretirler. - Elektron taşıma sistemi ve fotosentez enzimleri, mavi-yeşil alglerin sitoplazmasında bulunur. (Mezozom) 2-Bakteriler: Tüm bakteriler prokaryot hücrelerdir. Bu yüzden zarlı organelleri bulunmaz. Bakteriler konusu 6 alt başlıkta incelenebilir. - Bakterilerin Yapısı - Bakterilerde Endospor - Bakterilerin Üremesi - Bakterilerin Gruplandırılması - Sterilizasyon - Bağışıklık Bakterilerin Yapısı: Bakterilerin sitoplazmaları içinde DNA, RNA, ribozomlar, glikojen, protein ve yağ tanecikleri ile glikoliz enzimleri gibi metabolizma enzimleri bulunur. DNA'larının etrafında protein tabakası ve çekirdek zarı yoktur. Bu yüzden DNA araştırmalarında bakteriler kullanılır. Bakterilerde Endospor : Bazı bakterilerde kuraklık, aşırı sıcak ve besinsiz kalma gibi uygun olmayan ortamlarda endospor oluşur. Kötü ortam şartlarında bakteri ölür ancak , endospor etkilenmez. Uygun ortam şartları yeniden oluştuğunda endospor, açılarak bakteriyi tekrar oluşturur. Endospor oluşturma, bir üreme şekli değil, korunma şeklidir. Bakterilerin Üremesi: Bakteriler iki çeşit üreme gösterirler: - Eşeyslz Üreme - Eşeyli Üreme Eşeysiz Üreme: Bakterilerin eşeysiz üremesinde mitoz bölünmedeki tipik olaylar gözlenmez fakat, sonuçları mitoz bölünme ile aynıdır. DNA'sını eşlemiş olan bakteri hücresi ikiye bölünür. Oluşan hücrelerdeki kalıtsal bilgi birbirinin aynısıdır. Eşeyli Üreme: Bazı bakterilerin kalıtım maddesinin hepsi veya bir kısmı diğer bir bakteriye aktarılır. Böylece eşeyli üremenin evrimsel özelliği olan yeni kalıtsal varyasyonlar ortaya çıkar. Yani başlangıçtaki bakteriler ile, sonuçta oluşan bakterilerin kalıtsal özellikleri farklıdır. Bakterilerin birbirleri ile kavuşma yaparak üremelerine konjugasyonla eşeyli üreme denir. Gen aktarımı aynı tür bakteriler arasında olur. Bakterilerin Gruplandırılması : BAKTERİLERİN GURUPLANDIRILMASI
Beslenme şekillerine göre
Gram boyası ile boyanmalarına göre
Oksijen kullanımına göre
Şekillerine göre
Ototrof
Heterotrof
Yuvarlak Zorunlu oksijen kullanan (aerob) bakteriler Diplokok Zorunlu oksijen kullanmayan (anaerop) bakteriler Streptokok Gram (-) Gram (+) Seçimli (fakültatif) bakteriler Stafilokok Gram (-) Çubuk (basil) Virgül (vibrio) Spiral (sipirilum) Fotosentez yapanlar Parazit bakteriler Maya bakterileri Kemosentez yapanlar Çürükçül Mutual Sterilizasyon: Sterilizasyon, bir ortamın bakteri gibi mikroorganizmalardan temizlenmesi demektir. Bunun için, steril yapılacak malzemenin özelliğine göre asit, alkol, antibiyotik gibi maddeler ile yüksek sıcaklık sağlayan fırınlar kullanılabilir. Kaynayan bir suda bulunan enjektör gibi aletlerin üzerindeki bakteriler ölür. Ancak endosporlu bakterilerin endosporları, etkisiz hale getirilemez. Endosporları da etkisiz hale getirmek için bakterileri 15 atmosfer basınç altında, 115 santigrat derece'de, en az 15 dakika bekletmek gerekir. Düşük sıcaklıktaki ortamlarda bakteriler ölmez. sadece üremeleri durur. Bağışıklık (İmmunite) : İnsanlar ve diğer canlılar, kendi vücutlarına giren, yabancı maddeleri tanımak ve onları yok etmek amacıyla donatılmış koruyucu (immun) bir sisteme sahiptirler. İnsanın vücut yüzeyini örten derinin görevi.vücudu dış ortamdaki zararlılardan korumaktadır. Sindirim yoluyla vücuda bakteri giremez ancak sindirim enzimleri bakteri endosporuna etki edemez. Aşı: Vücuda, öldürülmüş veya etkinliği azaltılmış bakteri ve virüslerin verilmesidir. Lenfositler, üreme yeteneği olmayan bu mikropları tanıyarak onlara karşı antikor üretme yeteneği kazanırlar. Böylece vücut aktif bağışıklık kazanmış olur. Serum: Hastalığa yakalanmış kimseye hazır antikor verilmesidir. Serum ile vücut pasif bağışıklık kazanır. Aşı, sağlam insana yapılırken, serum hastalık anında uygulanır. Virüsler: Virüsler, kalıtım materyali ve bu kalıtım materyalini örten bir protein tabakadan oluşur. Virüs kalıtım maddesine genom denir. Virüs genomu, tek bir DNA veya RNA ipliğidir. Bazı virüslerde virüsün hücre içine girmesini sağlayan delici enzimler de bulunabilir. Virüsler hem canlı, hem de cansız sayılırlar. Bir virüsün üremesi için canlı bir hücreye girmesi şarttır. Çünkü virüslerde sitoplazma ve sitoplazma içinde bulunan organeller yoktur. Canlı hücrenin zarını eriterek hücre içine giren virüs, girdiği hücrenin enzimlerini yöneterek o hücrenin DNA'sını nükleotidlerine parçalar. Daha sonra kendi DNA'sını eşler. Replikasyon sırasında girdiği hücrenin nükleotidlerini kullanır. Virüs, hayvan hücresi içine girdiğinde, hücre, interferon denilen bir madde salgılar. Bu madde hücrenin virüse karşı bağışıklık kazanmasını sağlar. Çocuk felci, kızamık, kuduz, çiçek, uçuk, aids, nezle, ebola, kabakulak gibi hastalıkların sebebi virüslerdir. Varlık: yaşamak için;bulunduğu enerji halınden ya, hal değiştirene kadar enerji tüketerek (canlılar), geçiş formları (enzim) yada hal değişitrerek(ölüm) geleceğ doğru çeşitli enerji hallerine katılarak, dönşerek...vb durumlarda yaşayan, yaşamış veya yaşayacak enerji hallerinden özgün kişiliklerle belli süreçlede temsil edilen kişiliklerdir. Bu günkü bilime göre:bir varlık;doğrudan veya dolaylı oarak enerji harcıyarak yaşıyorsa canlıdır, bunu dişindakiler; geçiş ve cansız kabul edilir. Ökaryot Hücreliler: Ökaryot hücreli canlılar, hücrelerinde zarlı organelleri bulunan canlılardır. Ökaryot hücreli canlıları 4 grup altında İnceleyebiliriz : 1-Protista 2-Mantarlar 3-Bitkiler 4-Hayvanlar 1-Protista: Bu grupta, sınıflandırılmasında bazı güçlükleri olan, çoğu tek hücreli canlılar bulunur. Sınıflandırılmaları açık ve net olmadığından bitki ve hayvanlardan ayrı gruplandırılırlar. Protistler genellikle suda yaşarlar. Protistaya dahil edilen canlılar şunlardır: a-Kökayaklılar ve Kamçılılar b-Silliler, Sporlular, Su Yosunları ve Cıvık mantarlar a-Kökayaklılar ve Kamçılılar (Flagellata): Kök ayaklılar (Rhizopoda) ( Kök ayaklılar (Rhızopoda): Bunlar pseudopod denilen yalancı ayakları ile hareket ederler. Tatlı sularda yaşadıkları için hücre dışı sindirim yapamazlar. Bu yüzden çevrelerindeki besinleri fagositozla aldıktan sonra hücre içi sindirimle parçalarlar. Bunların en tanınmış örneği amiptir. ve kamçılılar protistaya dahil olan canlılardır. Kamçılılar, kamçıları ile hareket ederler. Kamçılılara örnek olarakTripanasoma, ve Euglena verilebilir. b-Silliler(Cilliata): Bunlar, hüre zarın (pelikula) üzerinde bulunan siller ile hareket ederler. Paramesyum, bunların tipik örneğidir. Şekil terliğe benzediği için bunlara "terliksi hayvan" da denir. 'Sillilerden başka Sporlular (Sporozoa) : Sporlular spor ile çoğalır. İnsanda sıtma hastalığına neden olan plazmodyum bu gruptandır. Plazmodyum, insan vücudunda eşeysiz olarak ürerken, sivrisinekte eşeyli üreme yaparak ürer. Bu üreme şekline metagenez denir.) Su yosunları(Su Yosunları (Fitoplanktonlar): Bunlar, gerçek kök, gövde.yaprak taşımayan alglerdir. Hepsi suda yaşadığı için bunlara su yosunları da denir. Bazıları tek hücrelidir. Kloroplastları sayesinde fotosentez ile organik besin üretirler. Hücre zarları dışında selüloz çeperleri bulunduğundan, su alarak patlamaları söz konusu değildir. Prokaryot hücreli olan mavi-yeşil alg dışındaki tüm algler bu gruptandır. Bunlardan yeşil, sarı, kahverengi, esmer ve kırmızı olanları vardır.) ve Cıvık mantarlar da(Cıvık Mantarlar: Belirli bir hücre şekilleri yoktur. Sitoplazmalarında çok çekirdek bulunur. Çoğalmaları, yukarı doğru uzanan saplı spor keseleri ile olur.) protistaya dahil edilir. Gerçek Mantarlar(Fungi): Kloroplastları olmadığı için fotosentez yapamazlar. Bütün mantarlar heterotroftur, yani dışarıdan organik besin alırlar. Bunlar, nemli ortamlarda hücre dışı sindirimle parçaladıkları organik besinleri, hücre zarından emerek alırlar. Bitkiler: Hepsi fotosentez yapan ototrof canlılardır. Bütün bitkiler, kara ortamına uyum göstermiş (adapte olmuş) canlılardır. İki grupta incelenir : - Tohumsuz Bitkiler - Tohumlu Bitkiler Tohumsuz Bitkiler: Tohumları yoktur, metagenez ile üreme yaparlar. Metagenezleri sırasında spor (Spor: (n) kromozom sayısına sahiptirler. (2n) kromozomlu spor ana hücrelerinin mayoz bölünmesi ile oluşurlar. Döllenme yetenekleri yoktur. Mitoz bölünmelerle gerçek gametlere dönüşürler.) oluşturduklarından bunlara "sporlu bitkiler" de denir. İki grupta incelenir. Bunlar damarsız bitkiler (Damarsız Bitkiler: Bunlarda odun (ksilem) ve soymuk (floem) boruları denilen iletim demetleri gelişmemiştir. Bu yüzden çok nemli yerlerde yaşarlar. Su kaybını önleyen kutikula tabakası bunlarda çok incedir. En tanınmış örneği "karayosunları"dır.) ve damarlı bitkilerdir. Tohumlu bitkilerden damarsız bitkilerin iletim demetleri gelişmemiştir. Damarlı bitkiler(Damarlı Bitkiler: En tanınmış örneği "eğreltilerdir. Bunlarda iletim demetleri gelişmiştir. Yaprakları altında spor keseleri bulunur. Metagenezle üreme yaparlar. Gerçek kökleri yoktur. Yaprakları, toprak altı gövdesinden oluşur. Eğreltiler tek çenekli bitkilerdir.)’de ise iletim demetleri gelişmiştir. Tohumlu Bitkiler: Bunlarda, tohum denilen eşeyli üreme ile oluşan yapılar vardır. İki kısımda incelenirler: - Açık Tohumlu Bitkiler - Kapalı Tohumlu Bitkiler Açık Tohumlu (Kozalaklı) Bitkiler: Bunlarda gerçek tohum taslağı yoktur ve tohum, kozalak içinde gelişir. Çiçekleri yoktur. Bu yüzden bunlara kozalaklı bitkiler de denir. Bu grupta, çoğu iğne yapraklı olan çam, ladin, ardıç gibi bitkiler bulunur. Bu bitkiler kış aylarında yapraklarını dökmezler. Kapalı Tohumlu (Çiçekli) Bitkiler: Tohumları meyve içinde bulunduğu için kapalı tohumlular olarak bilinirler. Bunlar çenek sayısına göre iki çeşittir : Tek Çenekli (monokotil) Bitkiler : Bunlar, embriyolarında bir çenek (kotiledon) yaprağı taşırlar. Buğday, orkide, mısır gibi çoğu otsu ve tek yıllık bitkiler bu grupta yer alırlar. İki Çenekli (dikotli) Bitkiler : Bunların embriyolarında iki çenek yaprağı bulunur. Baklagiller (fasulye, nohut, bezelye v.b.), badem, ceviz, elma gibi çoğu odunsu ve çok yıllık bitkiler bu grupta yer alırlar. Hayvanlar: Hayvanlar alemi iki büyük şubede incelenir: - Omurgasızlar - Kordalılar Omurgasızlar: Omurgasızları 8 kısımda inceleyebiliriz: - Süngerler ve Sölentereler - Yassı,Yuvarlak ve Halkalı Solucanlar - Yumuşakçalar ve Eklem Bacaklılar - Derisi Dikenliler Süngerler ve Sölentereler: Çok hücreli hayvanların en basiti süngerler(Süngerler: Çok hücreli hayvanların en basitidir. Vücudunda çok sayıda delik (por) bulunur. Bu delikler sindirim sistemi olarak görev yapar. İçlerinde bir çeşit iç iskelet görevini yapan, dikensi yapılar vardır. Süngerlerde farklı görevleri olan hücreler bulunur. Fakat, belirli görev yapmak üzere hücreler bir araya gelerek doku oluşturmaz. Süngerlerin sinir hücreleri (nöron) yoktur.)’dir. Sölenterelerde dolaşım, boşaltım, solunum ve sindirim sistemleri gelişmemiştir. Sinir sistemleri, sinir hücrelerinin oluşturduğu sinir ağı şeklindedir. Sölenterelere, tek delikliler de denir.Yani, bunlarda anüs yoktur, ağız aynı zamanda anüs görevi yapar. Sindirim boşluğunu kaplayan iç deri (endoderm) ile vücut dışını örten dış deri (ektoderm) bulunur. Deniz anası, hidra, medüz, mercan, deniz şakayığı bu gruptadır. Yuvarlak Solucanlar: İlk defa bunlarda anüs gelişmiştir. Bu canlıların dişi ve erkek bireyleri vardır. Yassı ve yuvarlak solucanların çoğu, çok küçük vücutlu olduklarından tüm hücreleri dışarısı ile ilişkilidir. Bu yüzden dolaşım ve sindirim sistemleri gelişmemiştir. İç parazit olanlar, konak(Konak: Parazit olan canlılar, parazit olarak yaşayacakları başka bir canlıyı seçerler. Parazite konuk, parazitin yaşadığı canlıya da konak veya konukçu denir.) olarak seçtikleri hayvanın sindirilmiş besinlerini hazır aldıklarından sindirim sistemleri ve sindirim enzimleri gelişmemiştir. Ancak üreme sistemleri iyi gelişmiştir.
|