| 05 Ağustos 2008, 23:06:41 |
|
|
 |
« : 05 Ağustos 2008, 23:06:41 » |
|
Felsefesi Eski Yunanlara dayanan “demokrasi”, ve felsefesi Karl Marks’a dayanan “sosyalizm”. Bu iki beşeri kaynaklı sistem, özellikle ortaçağdan sonra beşeri ideolojilere önem verilmesiyle birlikte birbiriyle rekabet içerisinde gelişen akımlar olmuşlardır. Dünya harpleri sonrası dönemde de bu iki sistemin ciddi rekabet ettiği görülmektedir. Yine aynı dönem içerisinde de tüm dünyada, esasını bu sistemlerin oluşturduğu sağ ve sol akımlar meydana çıkmıştır.
“Demokrasi” ve “liberalizm” akımlarının toplandığı sağcılığın karşısında “sosyalizm” ve “komünizm” akımlarının toplandığı solculuk yer almıştır. Böylece her ülkede demokrasi ve liberalizm yanlıları sağı, sosyalizm yanlıları ise solu oluşturmuştur.
Kur’an-ı Azimüşşan’da sağcılar ve solcular vardır. Cenab-ı ALLAH kıyamet günü defterleri sağ ellerinden verilen mü’minleri “sağcılar” olarak, kıyamet günü defterleri sol ellerinden verilen kafirleri ise “solcular” olarak beyan buyurmuştur. Görüldüğü gibi Kur’an’ın sağ ve sol tabirlerinin, asrın sağ-sol tabiriyle uzaktan yakından alakası yoktur. Bu asrın sağ-sol akımları tamamen beşeri fikirle beslendiği için, Kur’an’ın nazarında bu asrın sağı da soldur, solu da soldur. Bugün üzülerek görüyoruz ki, kelime itibariyle İslamiyette de mevcut olan fakat mana itibariyle çok farklı olan düşünceler İslam’dan imiş gibi servis ediliyor. Mesela asılları İslam’da olan ve tamamen farklı bir mana arzeden demokrasideki insan hakları, hürriyet, eşitlik, seçim gibi kavramlar; isimlerinin aynı olması fırsat bilinerek İslam’a mal ediliyor. Dolayısıyla İslam’ın bugün demokrasiyle aynı manayı ifade ettiği sonucu çıkarılıyor. Yani, örneğin hulefa-i raşidinin seçimle işbaşına geldiğini söyleyerek bugünkü seçim sisteminin İslam kaynaklı olduğu ifade ediliyor. Bunun adı kısaca “kavram kargaşası”dır. Evet, İslam’da da seçim vardır; ancak "meşveret-i şer’i" denilen bu sistemin bugünkü seçim sistemi ile uzaktan yakından alakası yoktur. “Meşveret-i Şer’i”, ulemanın seçme hakkına sahip olduğu, aday olanın reis olamayacağı bir seçim şeklidir. “Hürriyet” kavramını da aynı şekilde ele alabiliriz. Buna göre bugünkü tabiriyle “hürriyet”, kanunların çizdiği sınırlar içerisinde insanın dilediğince hareket etmesi iken; İslam’da “hürriyet”, dinin koyduğu sınırlar içerisinde hareket edip ALLAH’a layıkıyla kul olmaktır. Yine “demokrasi” açık ve net bir şekilde idare gücünü ve egemenliği halkın kendisine verirken, Kur’an-ı Azimüşşan egemenliği ALLAH-u Teala’ya vermiştir.
Yukarıdaki cümlelerden bugünkü gerek “sağ” ve gerekse “sol” un İslam’la uzaktan yakından alakası olmadığı açıkça anlaşıldı. “Demokrasi”nin de “komünizm” ve “sosyalizm” gibi beşeri bir sistem olduğu ortaya çıktı. Bu noktada şu soru akla gelebilir: Bu fikir ve akımlardan birine destek vermek suretiyle doğrudan ya da dolaylı olarak İslam’a hizmet edebilir miyiz? Bu soruya Üstad Bediüzzaman Hz.lerinin şu cümleleriyle cevap verebiliriz:
"Gayr-i meşrû tarîk ile bir maksada giden zât, galiben maksudunun zıddıyla görür mücâzât." (Lemeat)
İslami olmayan, ALLAH-u Teala’nın razı olmadığı bir yolla ALLAH’ın rızasını kazanmaya çalışmak en hafif ifadesiyle hamakattir. O zaman Biz Kur’an’a ve sünnete tabi olan Müslümanlar olarak, ne “sağ” ve ne “sol” fikirlerine en ufak bir meyil dahi etmemeli, ikisine de aynı derecede uzak kalmalıyız. Birisi ne kadar kötü ve zararlıysa, öteki de en az onun kadar kötü ve zararlıdır unutmayalım. Bu meselenin ne kadar önemli olduğunu şuradan da anlayabiliriz: Üstad Hz.leri Risale-i Nur külliyatının mühim bir parçası olan Uhuvvet Risalesi namıyla bilinen 21. Mektubu, Türkiye’de çok partili hayata geçilmesi ile birlikte “sağ” ve “sol” partilerin ortaya çıkması mukabilinde yazmıştır.
Aynı şekilde bugün gündemi en çok meşgul eden siyasi iktidar – kenekon karşıtlığına da yukarıdaki izahlar çerçevesinde bakmamız icab etmektedir. Biz Müslümanların, iki taraftan birine taraftar olmamız, zalimlerin oynadığı santraç oyununun zulümden ibaret olan taşları altında ezilmekten başka bir menfaat sağlamadığı gibi, meylettiğimiz tarafın zulüm ve günahlarının azabını da “zulme taraftar olmak zulümdür” kaidesince sırtımıza yükler. (ALLAH muhafaza) Şu emr-i ilahi asrımıza ve günümüze ne güzel bakıyor:
“Zalimlere en ufak bir meyil dahi etmeyin, yoksa ateş size dokunur…” (Hud Suresi 113. Ayet-i Kerime)
Muhammed Beşir
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Robot Moderatör
|
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: Biz Hangi Taraftayız? oyunları, Biz Hangi Taraftayız? programı, Biz Hangi Taraftayız? oyunu indir, Biz Hangi Taraftayız? program yükle, Biz Hangi Taraftayız? download, Biz Hangi Taraftayız? hikayeleri, Biz Hangi Taraftayız? resimleri, Biz Hangi Taraftayız? haber, Biz Hangi Taraftayız? yükle,
Biz Hangi Taraftayız? videosu, Biz Hangi Taraftayız? msn eklentisi, şarkı sözleri, dizisi
|
|
|
Logged
|
|
|
| 05 Ağustos 2008, 23:25:27 |
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 05 Ağustos 2008, 23:25:27 » |
|
 güzel yazmışsın abim.. ALLAH bizi bütün beşeri sistemlerden uzak tutsun..
|
|
|
|
|
Logged
|
Gökten yağmur yağdıkça cihad tatlı ve hoştur. İnsanlar üzerine Kur'anı çokça okuyanların, 'Bu zaman cihad zamanı değildir' dedikleri bir zaman gelecektir. Kim bu zamana ulaşırsa, bilin ki bu ne güzel cihad zamanıdır. Dediler ki; 'Ya RasulALLAH bunu söyleyecek kimse var mı dır?' Rasulullah (S.A.V) buyurdu ki; 'Evet bu kimse ALLAH'ın ,meleklerin ve bütün insanlığın lanetlediği kimsedir.' [İmam Nevevi;Tagribul Tezhib,Şifa-i Essudur,Meşariul Eşvag ila Mesari El Uşşag]
|
|
|
| 05 Ağustos 2008, 23:27:04 |
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 05 Ağustos 2008, 23:27:04 » |
|
 Amin İnşaAllah.. ALLAH zalime meyletmekten muhafaza eylesin..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 06 Ağustos 2008, 01:02:49 |
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 06 Ağustos 2008, 01:02:49 » |
|
amin.yüreğine  [Rahman Razı Olsunn]kardeşim
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 06 Ağustos 2008, 01:09:42 |
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 06 Ağustos 2008, 01:09:42 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 06 Ağustos 2008, 02:16:13 |
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 06 Ağustos 2008, 02:16:13 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 06 Ağustos 2008, 03:13:58 |
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 06 Ağustos 2008, 03:13:58 » |
|
Rica ederim...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 06 Ağustos 2008, 16:18:42 |
|
|
 |
« Yanıtla #7 : 06 Ağustos 2008, 16:18:42 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
İslamsız Hayat,Hayat değildir,Hayata hükmetmeyen İslam,İslam değildir,Onu hayatına geçirmeyen Müslüman,Müslüman değildir.
|
|
|
| 06 Ağustos 2008, 16:19:40 |
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 06 Ağustos 2008, 16:19:40 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Ağustos 2008, 09:59:55 |
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 07 Ağustos 2008, 09:59:55 » |
|
üstat Meriç:”sol-sağ: çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit” diyor.İslam sağ ve solun dışında ve üstünde bir yerdedir.İslam sıratul müstakimdir.müslim olan ancak islama taraftar olabilir... 
|
|
|
|
|
Logged
|
''Zalime gelip çatan adalet günü, mazlumun uğradığı cevir ve cefa mihnetinden çetindir. Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir çatar. Bela halkaları tam daraldı mı genişlik yüz gösterir.'' Hz. ALİ
|
|
|
| 07 Ağustos 2008, 10:42:48 |
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 07 Ağustos 2008, 10:42:48 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Ağustos 2008, 11:12:39 |
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 07 Ağustos 2008, 11:12:39 » |
|
çok güzel olmuş kardeşim
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Ağustos 2008, 14:00:21 |
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 07 Ağustos 2008, 14:00:21 » |
|
 Ben teşekkür ederim...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Ağustos 2008, 16:21:06 |
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 07 Ağustos 2008, 16:21:06 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Ağustos 2008, 16:23:47 |
|
|
 |
« Yanıtla #14 : 07 Ağustos 2008, 16:23:47 » |
|
 dava yolunda kardeşim cümlemizden...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 22 Ağustos 2008, 22:00:35 |
|
|
 |
« Yanıtla #15 : 22 Ağustos 2008, 22:00:35 » |
|
 beşeri sistem-adı üstünde..bütün şahsi fikirleri bir tarafa bırakıp,herkes Kuran a ,hadise sarılsa,işte burda uhuvvet risalesindeki o ittifak vardır inş.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Kuran ..bir maden-i rahmettir.Ona yapış.her derde bir deva,her zulmete bir ziya,her ye'se bir rica içinde vardır. işte bu ebedi hazinenin anahtarı imandır ve teslimdir ve Onu dinleyip kabul etmek ve okumaktır."
|
|
|
| 22 Ağustos 2008, 22:19:57 |
|
|
 |
« Yanıtla #16 : 22 Ağustos 2008, 22:19:57 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 23 Ağustos 2008, 23:46:46 |
|
|
 |
« Yanıtla #17 : 23 Ağustos 2008, 23:46:46 » |
|
 Beşeri ideolojiler eskir ve Yenilenmeye Muhtaçtır.Kur'an ise eskimez sürekli gençleşir.Buna Her Asırda Müctehidin ictihadları şahiddir. İnsanlarca pek bilinmesede ''sosyalizm'' ve ''kominizm''in ''demokrasi'' diye bir dertleri yoktu.Zaman geldiki kominizm iflas etti sosyalizmin alanı daraldı bu akımlarınn mensupları bu akımlarda tecdidat gereği duydular.Ve ortaya ''sosyal demokrasi'' ve ''kominal demokrasi'' kavramlarını ortaya attılar. İnsanlara çok cici olaraka gösterilen ''demokrasi'' kavramı 3000 yıl önce ortaya atıldığında köleliğin hamisi olan bir rejimdi.Öyleki diğer rejimlerle birlikte bu reimde insanları köleleştirmeyi hızlandırdı köle stokları artıkça arttı. Taki Cenab-ı Hak Hatem-i Rasulunünü(a.s.m)'ı Gönderene Dek. Kölelik vahyi değildir yani beşer icadıdır.Bilindiği gibi şeriat, ikiye ayrılır biri ibtidai diğeri örfidir.İslam örfi olan kötü adetleri tedrici olarak kaldırmıştır.Bunlardan biride köleliktir.Nübüvet Silsilesinin Son Halkası Gelmeden önce insanlar;1.Borç ve Faiz 2.Savaşlarda Esir Edilmek 3.Eşkiyalık 4.Soydan gelmek suretiyle Köle ve cariye yapılıyordu. İnsanlık Aleminin İftiharı efendimizin(a.s.M) Gelmesiyle Bunlar;1. faiz tamamen yasaklanarak bu şekilde bu yol kapatıldı 2.Soydan gelmeyi cariyelerin efendilerinden doğurdukları çocuklarla birlikte kendisi ve çocuğu hür sayılarak bu yolda kapatıldı.3.Eşkiyalık ve Bu Yöntemle köle edilmek tamamen önlendi. Savaşlarda ise Zalimlerin insanları köleleştirmesine ve hakka baş kaldırlamrından dolayı kısas olarak serbest bırakılmıştır.(Bu Kayıdsız Şartsız Değildir Bunun İçin Fıkıh Kiytablarına Bakınız.) İslam Köle stoklarını çeşitli Yöntemlerle eritti.Hacda bilmeyerek bir karıncaya mı bastınız;Köle Azad edin.Haksız yere kölenizi dövdünüzmü;Azad edin.Bir günah mı işlediniz;Kefaret için köle azad edin.Ve daha sayamadımız sayısız şeyle köle azad etmeye teşvik edilmiştir.Ve köle stokları eritilmiştir. Demokraside ise yakın dönemlere kadar kölelik devam etmiştir.Demokratik yönetimlerin ''Özgürlük Limanı'' adı verdikleri yerde Afrikada yaşayan ve sırf zenci olduklarından dolayı köleleştirlen insanlar bu meydanlarda alınıp Satılmıştır.Avrupada kısa süre öncesine kadar ''Zenciler ve Kadınlar İnsanmıdır ki İnsan Haklarından Faydalansınlar'' Diye tartışmlar yapıldığı herkesçe Malumdur. Daha sonraki sanayi devrimi devresinde demokratik yönetimler ecirlik(köle gibi çalıştırılan işçilik devresini başlattlıar.).Bu Dönemde işçiler az ücretlerle ağır işlerde çalıştırıldı burjuva yedi onlar aç dolaştı. Günümüz Demokrasi sevdalılarının Irakta,Afganistanda,Çeçenistanda,Afrikada,Doğu Türkistanda,Kürdistanda,Somalide Yaptıkları ortadadır. İnsanlara Cazib Gelen Beşer İcadı Demokrasinin Hakikatı Budur. Yazıyı düzenlemeden yayınlıyorum kusurlar af ola. Selam Ve Dua ile
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| 24 Ağustos 2008, 02:33:12 |
|
|
 |
« Yanıtla #18 : 24 Ağustos 2008, 02:33:12 » |
|
 Demokrasinin mahiyetini anlatan bir paylaşım olmuş 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 24 Ağustos 2008, 10:09:48 |
|
|
 |
« Yanıtla #19 : 24 Ağustos 2008, 10:09:48 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
|