|
|
 |
« : 09 Şubat 2008, 14:29:13 » |
|
 |
|
 |
 |
Hazreti Fatıma hakkındaki hadisler, Hazreti Peygamber’in ona özel bir sevgi ve ilgi gösterdiğini ortaya koymaktadır. Efendimiz(aleyhissalatu vesselam), “Fatıma vücudumun bir parçasıdır. Onu üzen her şey beni üzer; onu sevindiren her şey beni sevindirir.” demiştir. (Buhari, Sahih, Kitab-ı Fedaili Ashabı’n-Nebi, 31)
Hazreti Fatıma’nın evinin, babası Efendimiz(aleyhissalatu vesselam)’in (sas) eviyle komşu olduğunu görüyoruz. Hazreti Fatıma ve eşi Hazreti Ali, Hazreti Peygamber’in mescidine komşuydular. Bunlar aynı evin insanlarıdır. İki evi birbirinden ayıran sadece iki metrelik bir avlu vardır. Birbirlerine bakan pencereler Efendimz’in evini Hazreti Fatıma’nın evine açar; her sabah Hazreti Peygamber penceresini açar ve kızcağızını selamlardı.
Hazreti Peygamber her nereye sefere çıksa önce Hazreti Fatıma’nın (r.anha) evinin kapısını çalar ve onunla vedalaşırdı. Seferden dönünce de ilk aradığı Hazreti Fatıma’dır. Rasulullah, onun kapısını çalar ve onun hal ve hatırını sorardı. Hazreti Aişe (r.anha) bu muhabbeti şöyle anlatıyor: “Konuşma tarzı olarak Hazreti Fatıma’dan daha çok Rasulullah’a benzeyen başka bir kimse görmedim. O, babasının yanına geldiği her seferde, Hazreti Peygamber saygı ile ayağa kalkıyor, hatırını sorduktan sonra kendisine ait yere oturtuyordu.” Rasulullah aynı tavrı süt annelerine karşı da gösteriyor, “Anneciğim hoş geldiniz!” diyerek onları kendisine ait yere oturtuyor; onların maddi-manevi sıkıntılarına çözüm buluyordu. Hazreti Aişe, Hazreti Fatıma’nın da aynı nezaketle babasını karşıladığını nakletmektedir. Hazreti Peygamber, Hazreti Fatıma’ya sevgisini ve onunla ilgili düşüncelerini sergiliyor: “Yeryüzünün en üstün kadınları şu dördüdür: Hazreti Meryem, Asiye, Hatice ve Fatıma. Fatıma’nın sevinci benim sevincim, onun sıkıntısı benim sıkıntımdır. Kızım Fatıma’yı seven beni sevmiş olur. Kim Fatıma’yı gücendirirse beni gücendirmiş olur. Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır, onu inciten beni incitmiş, beni inciten de ALLAH(celle celalüh)’ı incitmiş olur.” (Müslim, Fedailu’s-Sahabe ,72)
Hazreti Peygamber, mescitte secdede iken düşmanlarının deve bağırsaklarını üzerine attıkları gün küçük Fatıma anında babasına yetişir, bağırsakları kaldırır ve uzaklaştırır. Daha sonra müşfik elleriyle babasının yüzünü ve başını temizler, onu teselli ederek eve götürür.
Bu narin, zayıf ve yalnız kız çocuğunu tanıyanlar babasına eşlik etmesinin yanı sıra Hazreti Fatıma’nın Rasulullah’ı ne kadar teselli ettiğini de bilirler.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Robot Moderatör
|
Selamun Aleykum Ziyaretçi. Sitemize Hoş Geldiniz.. islami sitemizin içeriğinden daha iyi faydalanmak ve mesaj yazmak için üye olmanız gerekmektedir.. sitemizde islami içerik bulunmaktadır.. bulamadığınız herhangi bir konuyu bildirerek yardım alabilirsiniz.. Katkılarınızdan ve Desteklerinizden Ötürü Teşekkür Ederiz... Üye Olmak için Aşağıdaki "Üye Ol" Kısmını Tıklayabilirsiniz..
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 10 Şubat 2008, 20:32:08 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 14 Haziran 2008, 19:25:05 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 15 Haziran 2008, 16:00:33 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 24 Haziran 2008, 18:28:14 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #7 : 24 Haziran 2008, 18:31:20 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır, Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye, Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye, Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye, Günlük menfaatler için Onurunu terk etmeye, Bir kısım insanlara kızıp Tüm insanlara düşman olmaya değmez BU HAYAT!!!...
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 24 Haziran 2008, 18:46:58 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|