Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabbim.  (Okunma Sayısı 802 defa)
ŞeHide
Ne Zaman Öleceğimiz önemli Değil. Önemli olan nasıl öleceğimizdir.Bize Düşen Allah Yolunda Ölmektir...
Forum Yöneticisi
Üye Bilgileri Süper Üye
*

Toplam Oyu: 77
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 735

Nerden:



« : 23 Mart 2008, 14:22:32 »

Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabbim.

Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabbim.
Sen çağırınca,
kendime ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm.
Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdiğim zamanların azalmasından korktum.
Vakit girince, içim "cız" etti hep.
Odamdan uzaklaştım,bıraktım işimi,bozdum keyfimi;
öylece namaza durdum. Ayak diredim, "az sonra kılsam da olur!" dedim
"Az sonra"larım "çok sonralar"a döndü, geç kaldım,geç kalmaktan utanmadım.
Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna.
Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm.
Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım, selam verdim,
hemen kalktım, rahatladım.
Oysa rahatlığı Sana borçluyum.
Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana.
Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar
sükûnet borçluyum Sana.
Tenimin kaşınmayan her bir noktası kadar rahatlık borçluyum Sana.
Dişlerim ağrıyacak olsa her biri için harcayacağım zaman Senin.
Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa,
her defasında ızdırap ve korkuyla geçireceğim saatlerin hepsi Senin.
Tenim her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa
kendi kendime dar geleceğim huzursuz günler Senin.


Gün oldu; usandım. Sabrımı tükettim; tükendim.
Kendimi yontmaya heveslendim. Benden istediğin zamanı çok gördüm.
Benden istediğini, benim için istediğini bile bile,
huzurunda huzursuz durdum.
Fazla buldum namazın rekâtlarını; kısaltmak için bahaneler aradım.
Günümü delik deşik etmeni, işimin arasına kesintiler sokmanı,
hayatımın ortasına duraklar koymanı, uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm.
"Beni bana bırak'larla durdum huzuruna;
içim başka bir yerlerin türküsünü söylerken,
ben seccadende, belki sadece bedenimle, mıhlı kaldım.
Oysa Sen, dileseydin dar edebilirdin zamanı bana!
Bir uçurumun dibine savrulmuş bir arabada çaresizce
Sana yalvartıyor olabilirdin beni.
Korkulu bir savaşın orta yerinde ateş ve kan kusan bombaların altında
günümü de, işimi de, uykumu da,
hatta rüyalarımı da delik deşik etmelerini takdir edebilirdin.
Düşmeyen bombalar kadar,
uçuruma savrulmayan arabalar kadar genişlik borçluyum Sana.


İçten pazarlıktı benimkisi. Öyle içten ki kendime bile söyleyemedim.
Gözlerimle birlikte gönlümü de secdene kilitlemeyi çok gördüm.
Kendimi sıfırlamayı,benliğimi hiçe indirgemeyi beceremedim.
Ensemde kaderin sıcacık nefesini hissedecek o teslimiyetin vadisine inemedim.
Acelem vardı; alnımı koyduğum gibi kaldırdım seccadeden.
Bütün benliğimle aşağı inemedim.
İşim vardı, secdemi işime zaman kazandım.
Secdeye kalbimi de sığdırmaya çalışmadım.
Uykum vardı,secdemi sığ bırakıp uykumu derinleştirdim.


İtirafımdır: Bencilliğimi de sırtıma alıp rükûlarda eritemedim.
Bedenim eğilirken huzurunda,
"emrolunduğum gibi dosdoğru olma"nın ağırlığını sırtıma almayı erteledim.
"Sırası değil'di; "hele dur; sonra da olurdu.
En Sevgili'ni (s.a.v.) bir gecede ihtiyarlatan emri üzerime alınmadım.


Sen dileseydin, çocuğumun cılız nabızlarının eşliğinde,
loş ve neşesiz bir yoğun bakım odasında,
gözümü de gönlümü de, umutsuzca, çaresizce, ürpertiyle,
korkuyla bir monitörün ekranına kilitleyebilirdin.
Dileseydin, yeryüzünün sükûnetini bir anda kesip,
küçücük bir duvar kıpırtısının gölgesinde,
mini mini bir sarsıntının beklentisi içinde saçlarıma aklar düşürebilirdin.


İçten pazarlık mı denir buna? Sen bilirsin Seninle ettiğim pazarlığı.
Kendime sakladığım ve hatta kendimden de sakladığım sır bu.
Dilime bile değdirmekten korktuğum,
ağzıma almaktan utandığım öyle bir sır işte.
Fısıldaması bile acı veriyor ya...
Meselâ, uzayınca Fatiha, uzayınca sûre,
heceler sanki özgürlüğe giden yolu taşlar gibi kestikçe,
"bitmez şimdi bu namaz!" dediğim çok oldu.
Ama içimden. Kimseler duymadı.
Bir Sen duydun beni ey Rabbim. Sırrımı bir Sen bildin.
Kendimi lüzumsuz hissederken seccadenin üzerinde,
dudağım anlamına yetişemediğim kelimeler için oynarken,
Sen beni söylediğimden fazlasıyla duydun,
söyleyemediğimi de, dile getiremediğimi de bildin.
Ruhumu alıp uzaklara gittiğim halde, bir bedenimi bıraktığım halde huzurunda,
kovmadın beni, yakınlığında tuttun.


İtirafımdır; öyle anlatıldığı gibi özleyebilmeyi beceremedim henüz namazı...
"Aradan çıkarmaya çalıştığım" oldu namazı.
Geçiştirdim namazı. Bir "sorun"du çözdüm, hallettim.
Selam verip sonra yaşamaya başladım...
Yaşamayı namazın içinde aramalıydım.
Namazı yaşamanın içine sızdırmalıydım oysa. Bilemedim.
Kafa tuttum, ayak diredim, pazarlık ettim;
ama Sen utandırmadın, yine yine yine huzuruna aldın beni.
Her secdede rahmetinle okşadın alnımı.
Her rükûda "aferinler" fısıldadın gönlüme.
Her vakitte yeni bir sayfanın aklığına çağırdın ruhumu.
Yüzüme vurmadın. Azarlamadın. Aşağılamadın.
Hepten umut kesmedin benden. Yok saymadın.Utandırmadın.
Pazarlık ettiğimi Seninle bir Sen bildin ey Rabbim.
Kimselere söylemedin.
Sırdaşım Sensin, bir Sana açabilirim içimi,
bir Senin beni
ayıplamandan korkmam.
Ben işte böyleyim;
yine "bana ait"lerin hesabındayım.
Başka kime söyleyeyim?
Başka kimin anlayışından medet umayım?
AFFET BENİ

 
Kayıtlı

Sponsor Bağlantı

Logged
ibocan19
Üye Bilgileri Paylaşımcı üye
*

Toplam Oyu: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 70

Nerden:



« Yanıtla #1 : 18 Nisan 2008, 07:13:23 »

 Emeğine Sağlık
Kayıtlı

''Kul Bela Görmez Hak Yazmadıkça Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkça''
ravzam
Üye Bilgileri Bilgili Üye
*

Toplam Oyu: 40
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 447

Nerden:


...


« Yanıtla #2 : 18 Nisan 2008, 08:08:42 »

 Embarrassed Embarrassed Embarrassed
ALLAH razı olsun... Embarrassed Embarrassed Embarrassed
Efendimiz (SAV) Hadis-i Şeriflerinde şu şekilde buyurmuşlardır.

"ALLAH ı anarken, ALLAH korkusu ile gözünden yaş akana, kıyamette azap olmaz." [Hakim]

"ALLAH korkusu ile ağlayan göze, Cehennem ateşinin dokunması haramdır" [Nesai]

"Kıyamette herkes ağlayıp gözyaşı dökecektir. Ancak dünyada ALLAH korkusu ile, bir damlacık gözyaşı dökenler ağlamayacaktır." [İsfehani]

"ALLAH korkusu ile, gözünden yaş akan mümini, Hak teâlâ ateşten koruduğu gibi, ateşi de onun nurundan korur." [İbni Mace]

"ALLAH için gözlerinden yaş akan müminin vücudunun, Cehennem ateşinde yanması haramdır. Bir damla gözyaşı ile yanağı ıslanan kimsenin yüzü, hiçbir zaman darlığa düşmez. Kıyamette her şey ölçülür, tartılır. Bunlardan ALLAH korkusu ile akan gözyaşı, ateş deryasını söndürecek güçtedir.'' [Beyheki]

''ALLAHü teâlânın, himayesinden başka hiçbir himayenin bulunmadığı kıyamette, himayesine aldığı yedi kimseden biri de, yalnız iken ALLAH'ı anıp gözünden yaş akan kimsedir.''[Buhari)

''Her mümin dağlar kadar günah ile mescidimizde bulunsa, ağlayan şu kişinin hürmetine oradakilerin hepsinin günahları affolur. Çünkü melekler "Ya Rabbi, ağlayanları, ağlamayanlara şefaatçi kıl!" derler. [Beyheki]

Kayıtlı

ALLAH ım senin sevgini,seni sevenin sevgisini,seni sevmeye yaklaşdıracak amellerin sevgisini nasib eyle!!!!
DiLviN
Üye Bilgileri Süper Üye
*

Toplam Oyu: 73
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.071

Nerden: Manisa



Site
« Yanıtla #3 : 18 Nisan 2008, 09:10:52 »

çoğu zaman kendimize bile söyleyemediğimiz şeyler çok güzel ifade edilmiş.
                    Senai Demirci takdir ettiğim vede beğenerek okuduğum bir yazardır


Cenabı hak cümlemizin namaz ibadetini, salât-ı münciye ile mühürlenib huzuru ilahiyeye çıkan ibadetlerden eylesin

                                                           Emeğine Sağlık
Kayıtlı
fuat007
Üye Bilgileri Yeni üye
*

Toplam Oyu: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2

Nerden:

Avatar Yok


« Yanıtla #4 : 02 Mayıs 2008, 13:10:39 »

 Allah Razı Olsun Emeğine Sağlık Teşekkürler
Kayıtlı
guler
Üye Bilgileri Süper Üye
*

Toplam Oyu: 30
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.046

Nerden:



« Yanıtla #5 : 02 Mayıs 2008, 14:38:40 »

 Allah Razı Olsun Embarrassed Embarrassed Embarrassed
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Öyle çaresizim ki Rabbim, Dua HawasHasan 3 410 Son Mesaj 07 Haziran 2007, 12:27:09
Gönderen: CanDost
Öyle çaresizim ki rabbim..! Dua DiLviN 3 309 Son Mesaj 15 Ağustos 2007, 02:51:23
Gönderen: DiLviN
Ne cok hatiram var Seninle RABBIM Serbest Kürsü ömer gül 1 215 Son Mesaj 31 Ekim 2007, 07:59:35
Gönderen: gullerim
Ne Çok Hatıram Var SeninLe Rabbîm !... Allah (C.c) Musab_ 11 900 Son Mesaj 11 Ocak 2008, 13:29:27
Gönderen: yelizzz033
Kulağıma Küpe Ettim Serbest Kürsü oğuz 6 265 Son Mesaj 08 Şubat 2008, 21:52:21
Gönderen: oğuz
Rahatsız mı Ettim?! Hikaye fetheden 10 859 Son Mesaj 03 Temmuz 2008, 15:20:18
Gönderen: fetheden
Ey aşk! Seninle oynuyorlar bu aşksız insanlar! Makaleler bager 1 206 Son Mesaj 14 Temmuz 2008, 16:44:27
Gönderen: sevdaDEDİM

Muhabbetullah.Com Bağlantılar

|Reklam| |Alıntı Koşulları| |Arşiv| |Arşiv2| |Wap| |Wap2| |imode| |XML| |Rss1| |Rss| |Tags| |Sitemap| |UrlList| İletişim / Contact HawasHasan[at]Gmail.Com

Web Stats | Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabbim. | Diyet

Hosgeldiniz
Sitemize 10 Saniyede Üye Olabilirsiniz
Üye Olmak İçin Tiklayin