|
|
 |
« : 05 Temmuz 2008, 23:00:52 » |
|
 |
|
 |
 |
Hadarat / Kültür: Hayat hakkındaki mefhumların tümüdür. Örneğin: Mutluluğa, fiillerin ölçüsüne, topluma, kadın veya erkeğe bakış gibi..
Hadarat belli bir akideden / hayat bakış açısından çıkar. Yani her akidenin belirli bir hadaratı / kültürü vardır.
Medeniyet ise: İnsanın hayatında kullandığı eşya veya araçlardır. Örneğin: Teknoloji, makina, robot, araba veya ucak gibi.. Bunların alınması caizdir çünkü hiç biri akideye, kavme, millete ve inanca özel degildir. Belli bir akideden tamamen bağımsızdır. Medeniyet genel ve özel olmak üzere ikiye ayrılır. Genel medeniyet yukarıda izah ettiğim gibidir.
Özel medeniyet ise: Belli bir akideden çıkmıştır. Örneğin: Cıplak sanat, insan resmi veya heykeltıraş gibi. Bunların hepsi özel medeniyete girer ve alınması Şer’an caiz değildir. Çünkü belli bir hayat görüşüne bağlıdır. Yine bir akideyi anımsatan maddi şekillerde hadarattan sayılır ve kullanılması caiz değildir. Örneğin; Yahudilerin giydikleri kippa, Hıristiyanların kullandığı rahibe elbisesi veya haç işareti gibi eşyalar. Batının, 1700 yılların sonunda İslam devletine başlattıgı fikri saldırı sonucu ne yazık ki, bu kavramlar yanlış anlaşıldığı gibi yanlışta tatbik edildi. Ve günümüzde yanlış anlayış halen sürmektedir. Günümüz Müslümanları medeniyet ve hadaratı birbirine karıştırmış durumdadır. Neyin helal olup neyin haram olduğunu bilmeksizin, ALLAH’ın bize bahşettiği birçok nimeti haram sayıp geri tepmektedir. Örneğin koltukta oturmayı, en basiti mutfak makinelerini, televizyonu kullanmayı ecnebi icadı deyip haram sayan birçok Müslümanlar mevcuttur.
Diğer taraftan, medeniyetin yanı sıra, batının hadaratını da helal sayan Müslümanlar vardır. Mesela, yılbaşı, anne ve babalar gününü kutlayanları veya nikâhsız evlilik hayatını yaşayanları görmekteyiz. Asıl önemli ve tehlikeli bir mesele vardır ki, oda Müslümanların batı hadaratı ve İslam hadaratının arasındaki farkı görememeleridir. Bu yüzden İslam hadaratından tamamen uzaklaşıp, batı hadaratına teslim olmuşlardır. Üstelik öyle teslim olmuşlardır ki, batının kurbanı olduklarını görememektedirler.
Ailelerinin dagılmasından, çocukların anne, babayı hor görüp, uyuşturucu ve fuhuşa yönelmesinden, eşlerin birbirini aldatmalarından, menfaatın artık herkesin ölçüsü olup insani değerlerin kaybolmasından batı hadaratını sorumlu tutmuyorlar bile. Bütün bu çirkinliklerin batının hadaratından ortaya çıktığının bilincinde değiller. Mutsuzlukların kaynağı olan, dünya malı kavgasını körükleyenin batı hadaratı olduğunun farkında dahi değiller.
Peki, Şer’an neyi alıp, neyi terketmemiz gerektiğine bakalım: ALLAH Subhanehu ve Teâlâ Batı hadaratını veya herhangi bir kavmin hadaratını almamızı kesinlikle yasaklamıştır. Çünkü onların hadaratı insandan çıkma düşünceler ve hayat tasviridir.
Hâlbuki ALLAH Subhanehu ve Teâlâ Kur’an-ı Kerimde ‘Hüküm yalnız ALLAH’ındır’ (Yusuf-40) diye buyurmaktadır. Ve yine ‘Rasul size neyi getirdiyse onu alın, neyden nehyettiyse ondan sakının’ (Haşr-7) buyurmaktadır. Daha nice ayet ve hadiste hayatın tasviri anlatılmakta, insanın içgüdülerinin ve uzvi ihtiyaçlarının nasıl organize edilmesinin gerektiğini açıklamaktadır.
Medeniyete gelince: Eğer medeniyet belirli bir akideden çıkmamıssa ve hiç bir düşünceye dayalı değilse onu almaya Rabbimiz izin vermiştir. Çünkü genel medeniyet dünyanın neresinden gelirse gelsin, o belirli bir kültür, akideden çıkmamıştır. Bir uçagı kullanmak veya yapmak genel medeniyettendir. Uçagı icad eden Ahmet olsun veya Hans olsun farketmez. O alınıbilir, binilebilir veya kullanılabir. Çünkü uçak gibi eşyalar belli bir hayat bakışından tamamen bağımsızdır. Hatta bu eşyalar insanların işlerini kolaylaştırır. Rasulullah’ında dışardan (dış ülkeden, kâfirden) bu gibi eşyaları aldığı kesin sabittir. Örneğin: Bizans eşyalarını alıyordu. Silah yapımını öğrenmeleri için ashabını başka diyarlara gönderiyordu. Özel medeniyet ise: ALLAH’ın haram kıldıkları arasındadır. Çünkü özel medeniyet belli bir akıdeye bağlıdır. Örneğin çıplak kadın resmi cizmek, insan heykelleri yapmak. Bunlar batı hadaratının çıkan medeniyetlerdir. Bunlar kesinlikle alınmaz. Çünkü Rabbimiz bunları haram kılmıştır. Müslümanlar batı hadaratını bırakıp da İslam hadaratına döndüklerinde ancak o zaman organizeli ve mutlu bir hayat yaşayabilir. Ancak o zaman batı hayat tasviri olan menfaatçiliği ve bencilliği bırakıp, amallerinde ruh olan bir hayata kavuşabilir.
Kaynak : Rumeysa Çakır
|
|
 |
|
 |
|