Selamun Aleykum

| Ana Sayfam Yap |
| Sık Kullanılanlara Ekle |


Mesajlar:107.071
Konular:16.366
Üyeler:23.067
Site Haritası

Selamun Aleykum, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Özel Arama
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Reklamlar
Şifalı Bitkiler


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi
Cevap SayisiCevap Sayisi: 6 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 255 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi  (Okunma Sayısı 255 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
usame49
Yeni üye
*

Avatar Yok


Toplam Oyu: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 9


« : 10 Ocak 2008, 12:29:53 »

hidayete açılan kapı.. www.hidayetkapisi.com


Hulusi Bey merhum, Ustadımızın kendi ifadeleriyle risalei nurların ilk muhatabı, talebelikte, ihlasta, hizmette en birinci talebesi dir. Diger özellikleirni Ustaddan dinleyelim;

MUKADDİME

   Hulusi Bey ve Sabri Efendi'nin mektublarında Risale-i Nur hakkındaki fıkralarının, bir mektub suretinde Risale-i Nur eczaları içinde idhal edilmesinin beş
sebebi var:
   Birincisi: Hulusi ise, ahirdeki Sözler'in ve ekser Mektubat'ın yazılmasına onun gayreti ve ciddiyeti en mühim sebeb olması...

        İkinci Sebeb: Bu iki zat bilmiyorlardı ki; bir vakit şu fıkralar neşredilecek. Bilmedikleri için gayet samimi, tasannu'suz, halisane ve derece-i zevklerini ve o hakaika karşı şevklerini ifade etmek için, hususi bir surette yazmışlar. Onun için o takdiratları takriz nev'inden değil, doğrudan doğruya mübalağasız bir surette, gördükleri ve zevkettikleri hakikatı ifade etmeleridir.

        Üçüncü Sebeb: Bu iki zat hakiki talebelerimden ve ciddi arkadaşlarımdan... Ve hizmet-i Kur'an'da arkadaşlarım içinde talebelik ve kardeşlik ve arkadaşlığın üç hassası var ki, bu iki zat üçünde de birinciliği kazanmışlar.
   Birinci Hassa: Bana mensub her şeye malları gibi tesahub ediyorlar. Bir Söz yazılsa, kendileri yazmış ve te'lif etmiş gibi zevk alıyorlar, ALLAH'a şükrediyorlar. Adeta cesedIeri muhtelif, ruhları bir hükmünde hakiki manevi vereselerdir.
   İkinci Hassa: Bütün makasıd-ı hayatiye içinde en büyük, en mühim maksadları, onurlu Sözler vasıtasıyla Kur'an'a hizmet biliyorlar. Dünya hayatının netice-i hakikiyesinin ve dünyaya gelmekteki vazife-i fıtriyelerinin en mühimmi, hakaik-i imaniyeye hizmet olduğunu telakkileridir.
   Üçüncü Hassa: Ben kendi nefsimde tecrübe ettiğim ve eczahane-i mukaddese-i Kur’aniyeden aldığım ilaçları, onlar da kendi yaralarını hissedip o ilaçları merhem suretinde tecrübe ediyorlar. Aynı hissiyatımla mütehassis oluyorlar. Ve ehl-i imanın imanlarını muhafaza etmek gayreti, en yüksek derecede taşımaları ve ehl-i imanın kalbine gelen şübehat ve evhamdan hâsıl olan yaralan tedavi etmek iştiyakı, yüksek bir derece-i şefkatte hissetmeleridir.
       
        Dördüncü Sebeb: Hulusi Bey benim yegâne manevi evladım ve medar-ı tesellim ve hakiki varisim ve bir deha-yı nurani sahibi olacağı muhtemel olan biraderzadem Abdurrahman'ın vefatından sonra, Hulusi aynen yerine geçip o merhumdan beklediğim hizmeti, onun gibi ifaya başlamasıyla... ve ben onu görmeden epey zaman evvel Sözler'i yazarken, onun aynı vazifesiyle muvazzaf bir şahs-ı manevi bana muhatab olmuşçasına, ekseriyet-i mutlaka ile temsilatım onun vazifesine ve mesleğine göre olmuştur. Demek oluyor ki, bu şahsı Cenab-ı Hak bana hizmet-i Kur'an ve imanda bir talebe bir muin tayin etmiş. Ben de bilmeyerek onunla onu görmeden evvel konuşuyormuşum, ders veriyormuşum.
   
           Beşinci Sebeb:………   İşte bu iki şahıs, bu hakikatı herkesten ziyade anladıkları için, onlar bilmeyerek vicdanlarının sevkiyle yazdıkları takdirat ve medihlerini, Risale-i Nur eczaları içinde dercedilmeye sebeb olmuştur. Cenab-ı Hak bunların emsalini ziyade etsin ve onları da muvaffak etsin ve tarik-ı haktan ayırmasın, âmin. (Barla Lahikası 21–23)

Otuzüçüncü Söz'ün Yirmiyedinci Mektubudur ki: Mektubat-ün Nur'un birinci muhatabı olan Hulusi Bey'in hususi mektublarından Risalet-ün Nur hakkındaki takdiratını gösteren fıkralardır. (Barla Lahikası 24)

Zeki dostum! Kalb çok arzu ederdi; ehl-i fenden envar-ı imaniyeye ve esrar-ı Kur'aniyeye iştiyak derecesinde ihtiyacım hissetmek cihetinde Hulusi Bey'e benzeyecek adamlar ileri atılsın. Hem madem Sözler senin vicdanınla konuşabilirler. Her bir Söz'ü, şahsımdan değil belki Kur’an’ın dellalından sana bir mektubdur ve eczahane-i kudsiye-i Kur'aniyeden birer reçetedir farzet. Gaybubet içinde hazırane bir musahabe dairesini onlar ile aç. (Barla Lahikası 67)

Hulusi ise, Şah-ı Geylani, İmam-ı Rabbani ve Şah-ı Nakşibendî gibi nice zevat-ı mübarekenin maziden şiddetle bastıkları adımlarının kuvvetiyle, istikbalde coşup fışkıracak olan menabi-ül envarı, mumaileyh ayrı bir meslek, bir meşrebde olduğu halde her türlü vezaife tercih ederek,  قُرْاَنِ دَلَّلِ ياَ دَخِيلَكَ nida-yı âşıkane ve müştakanesiyle dehalet etmesi, fevkalade tefeyyüze mazhar olduğuna ve olacağına yegâne delil ve hüccettir. Onun içindir ki, Risalet¬ Nur ve Mektubat-ün Nur'a birinci muhatablığı, hakkıyla ibraz etmiştir ve müstahaktır. (Barla Lahikası 205)
(Haşiye): Hulusi'nin tekerrür etmiş min haysü la yeş'ur bir keramet-i ihlasiyesi şudur ki: Yeni yazılan ve daha ona gönderilmeyen risalelerin mevzuunu teşkil eden bir esası mektubunda yazar. Adeta istiyor. Çok defa olduğu gibi şimdi de, ittiba'-ı sünnete dair Mirkat-üs Sünne'ye sarih bir surette bir hiss-i kabl-el vuku' ile taleb ediyor. (Barla Lahikası 244 *Haşiye1)

Aziz kardeşim!
Sizler sabah ve akşam duamda dahiIsiniz. Siz dahi beni duanızda dahil ediniz…
İşte seni gurursuz bildiğim için bu sırrı sana açıyorum. Şöyle ki: Ben Sözleri yazarken ihtiyarsız olarak ekser temsilatı, şuunat-ı askeriye nev'inde zuhur ediyordu. Ben hayret ediyordum. Neden böyle yazıyorum, sebebini bulamıyordum. Sonra hatırıma geldi ki, be istikbalde şu Sözler'i hakkıyla anlayacak, kabul edip hırz-ı can edecek en mühim talebeleri askeriden yetişecek. Onun için böyle yazmaya mecbur oluyorum, düşünüp o kahraman askeri bekliyordum. İşte mağrur olma, şükret; sen o askerlerden bahtiyar birisisin ki, evvel yetiştin…   (Barla Lahikası 247)

Gayyur, ciddi, halis ve muhlis ahiret kardeşim!
             …………   Kardeşim, sen şimdi iki vazifeyi görmekle mükellefsin: Biri, kardeşim Hulusi Bey'in vazifesini; biri de, evlad-ı maneviyem ve biraderzadem ve bir deha-i nurani sahibi olmak pek muhtemel olan Abdurrahman'ın vazifesi de size ilave edildi. O benim hakiki bir varisim idi. Yazdıklarımı ve malımı kendi malı telakki ederdi, öyle de sahib oluyordu. Sen de bundan sonra yazı ve sözleri, senin hocanın yazısı diye tutma; kendi malın ve senin sözlerindir bil, öyle sahib ol... (Barla Lahikası 249)

Sevgili Kardeşim!
Seni teşvik için değil, çünkü teşvike muhtaç değilsin. Hem medar-ı fahr olmak için değil, çünkü fahr ise ucb ve riyaya medardır. Belki sana medar-ı şükür olmak için diyorum ki:
İşte şöyle bir derste bulunduğunuz için Cenab-ı Hakk'a şükür etmelisiniz. Ben de Cenab-ı Hakk'a yüz binler şükür ediyorum ki, o kuvvetli omuzlarınız yüküm altına girdiği için zaif omuzum ağırlıktan kurtulup ruhum rahat etti. İstirahat bulan ruhum size takdirkarane minnetdarane bakıyor. Ve mes'uliyetten kurtulan kalbim de muvaffakıyetinize dua ediyor. Ve icra-yı vazife için çok düşünmekten kurtulan aklım da sizi tebrik ediyor. Ben şu vazife-i kudsiyede bilmeyerek istihdam olunurdum. Siz bilerek hizmet ediyorsunuz, bahtiyarsınız. İnşaALLAH niyet-i haliseniz, benim müşevveş niyetimi dahi tashih edecektir.
   (Barla Lahikası s: 250 -251)
   
        Cemaata Sözler'i okumak zamanında, sendeki hissiyat-ı âliye ve fazla inkişaf ve fedakarane hamiyet-i diniye galeyanının sırrı şudur ki: Velayet-i kübra olan veraset-i nübüvvetteki makam-ı tebliğin envarı altına girdiğin içindir. O vakit sen, dellal-ı Kur'an Said'in vekili belki manen aynı hükmüne geçtiğin içindir. (Barla Lahikası 253)

Aziz Kardeşim!
Evvela: Mektubun bana tesir etti. Fakat hakikati düşündüm, o teessür gitti. İşte hakikat şudur ki: Mabeynimizdeki münasebet ve uhuvvet İnşaALLAH halis ve lillah için olduğunda zaman ve mekânla mukayyed olmaz. Bir şehir, bir vilayet, bir memleket, belki küre-i arz, belki dünya, belki alem-i vücud iki hakiki dost için bir meclis hükmündedir.
Böyle dostluk ve kardeşliğin firakı yok, hep visaldir. Fani, mecazi, dünyevi dostluklar sahibIeri firakı düşünsün, bize ne?
   Sen nerede bulunsan, şu kardeşin ile ellerinizdeki Sözler vasıtasıyla sohbet edebilirsin. Ben de istediğim zaman, seni yanımda dergâh-ı İlahiye beraber el açıp niyaz etmek suretinde görebilirim. Eğer kader sizi başka bir yere gönderse, اللَّه اخْتَارَهُ مَا فِي اَلْخَيْرُ  hükmünce kemal-i rıza ile teslim ol. Hem senin gibi, İnşaALLAH kalbi selim, aklı müstakim, hakiki iman dersini veren zatlara başka yerler daha ziyade muhtaçtır. Eğirdir'de lillahilhamd imana çok hizmet ettin. Eğirdir’den ziyade başka yerler belki daha muhtaçtır.
Saniyen: Sorduğun birinci suale senin kalbini tevkil ediyorum. Nasıl fetva verirse, ben de öyle razıyım. Meratib-i dünya, nokta-i nazarımda pek ehemmiyetsiz olmakla beraber, senin gibi mertebesini hizmet-i Kur'an'a medar edenler için, minnet altına ve zillete girmemek şartıyla hoş görüyorum. İkinci sualin ise, peder ve validenin arzuları pek mühimdir. Kur'an-ı Hakim bir ayet-i kerimede, beş tarzda onlara karşı şefkat ve hürmete emreder. Eğer sühuletIe arzuları yerine gelmek kabilse yaparsınız.
Salisen: Aziz kardeşlerim, bahar ve yazın meşgaleleri, hem gecelerin kısalması, hem şuhur-u selasenin gitmesi ve ekser kardeşlerimin bir derece hisse alması ve daha sair bazı esbabın bulunması elbette bir derece neş’eli kış dersine fütur verir. Fakat onlardan gelen fütur, size fütur vermesin. Çünkü o dersler, ulum-u imaniyeden olduğu için, bir insan yalnız kendi nefsine dinlettirse yeter. Bahusus siz daima bir-iki hakiki kardeşi de bulursunuz.
Hem o dersi dinleyenler yalnız insanlar değil. Cenab-ı Hakk'ın zişuur çok mahlûkatı vardır ki, hakaik-i imaniyenin istimaından çok zevk alırlar. Sizin o kısım arkadaşınız ve müstemi'leriniz çoktur. Hem mütefekkirane, o çeşit sohbet-i imaniye, zemin yüzünün bir manevi zineti ve medar-ı şerefi olduğuna. işareten biri demiş:
دَارَدْ كِه زَمِينْ بَهْرِ بَرَدْ رشْك سْمَانْاَ
نِشِينَنْد بَرْ خُدَا بَهْرِ نَفَسْ دُو يَكْ كَسْو دُ يَكْ
[/size]
Yani: Semavat zemine gıbta eder ki; zeminde halisen-lillah sohbet ve zikir ve tefekkür için, bir-iki adam, bir-iki nefes, yani bir-iki dakika beraber otururlar; kendi Sani'-i Zülcelalinin çok güzel asar-ı rahmetini ve çok hikmetli ve süslü eser-i san’atını birbirine göstererek Sani'lerini sevip sevdirirler, düşünüp düşündürürler.
Hem de ilim iki kısımdır: Bir nevi ilim var ki, bir defa bilinse ve bir-iki defa düşünülse kâfi gelir. Diğer bir kısmı, ekmek gibi, su gibi her vakit insan onu düşünmeye muhtaç olur. Bir defa anladım, yeter diyemez. İşte ulum-u imaniye bu kısımdandır. Elinizdeki Sözler ekseriyet itibariyle İnşaALLAH o cümledendir....
   Rabian: Sizin gibi hakikata yetişmiş ve hakikattaki hakiki teselli ve esaslı sevinci bulmuş zatlara, envar-ı imaniyenin ve esrar-ı Kur'aniyenin neşirlerine karşı ehl-İ dalaletin ve şeytanların desaisle tehacümünden neş'et eden müşkilat ve gam ve kedere karşı sabır ve metanet et ve hüzün ve merak etme demeye ihtiyaç hissetmem.
Hem her vakit beklediğim, ehl-i zındıkanın bana hücumu gayretli talebem, cesaretli biraderzadem olan uhrevi kardeşimden başlaması muhtemel olmakla beraber. hıfz-ı Kur'ani her müşkilata galib ve lezzet-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur itikadında olduğumdan, seni teşci' ve teşvike lüzum görmem. (Barla Lahikası 259-260-261)

   Sen ve Hulusi, benim her bir amel-i uhrevimde hissedarsınız. (Barla Lahikası 286)


        ……….   Siz maddi rütbenizden çok yüksek manevi rütbeniz iktizasıyla ayrı ayrı yerlere gönderiliyorsun. O yerlerin sana ihtiyacı var. Hiç merak etme. Senin Risalet-ün Nur hakkında mektubların, çok talebe yerinde, senin bedeline hizmet-i Nuriyede çalışıyorlar. Birinciliği daima sana kazandırıyorlar. (Barla Lahikası 286)

        ……….   Ben de Hulusi'den sonra birinci muhatabım olan Sabri'ye derim ki (Hafız Ali de dinlesin): (Barla Lahikası 310)

        ………Aziz, sıddık ve sadık, muhlis ve halis kardeşim İbrahim Hulusi Bey! (Barla Lahikası 315)

Aziz kardeşim, çendan Abdülmecid benim nesebi kardeşim ve yirmi sene talebemdir.  Fakat ne o ve ne hiç birisi benim Hulusi'me yetişmiyor.  (Barla Lahikası 317)

            Aziz, sıddık, muhlis, halis kardeşim!
            Evvela: Sizin bayramınızı ve Nurlarla ciddi iştigalinizi ve daima birinciliği Nur dersinde ve sadakatinde muhafaza etmenizi, bütün ruh u canımla tebrik ederim.
Saniyen: Hiç merak etme, seninle muhabere manen devam eder. Bütün mektublarımda "Aziz, sıddık kardeşlerim" dediğim zaman muhlis Hulusi saff-ı evvel muhatabların içindedir. (Barla Lahikası 380)

Aziz, Sıddık, Muhlis Kardeşim Ve İman Hizmetinde Sebatkar, Metin Arkadaşım!
Evvela kat'iyyen bil, sen eski mevkiini Nur dairesinde tam muhafaza ediyorsun. Ve senin ile muhabere hiç kesilmemiş. Ben kardeşlere yazdığım mektubumda "Aziz, sıddık" dediğim vakit daima saff-ı evvelde Hulusi de muhatabdır. Senin bu ağır şerait altındaki nurlu hizmetlerine, bin barekALLAH deriz. Ve bu biçare hasta kardeşine ettiğin çok yüksek duana binler amin deyip, ALLAH senden razı olsun. Sizi tebrik ederiz.
Saniyen: Lillahilhamd Nurların her tarafta fütuhatları var. En ehemmiyetli yerlere sizin gibi kahramanlar gönderiliyor…………(Barla Lahikası 382)

            Aziz kardeşim!
            Beni merak etme. Cenab-ı Hakk'ın inayeti devam ediyor. Hem de dünya madem geçer, meraka değmiyor. Sen her günde belki yirmi defa duada tahattur edilirsin. (Barla Lahikası 382)

Salisen: Hulusi'nin bir gailesi var diye hissediyorum. Merak etmesin. Risale-i Nur'un şakirdlerine inayet ve rahmet, nezaret ve himayet ederler. Dünyanın meşakkatleri madem sevab verir, geçerler; o musibetlere karşı sabır içinde şükür ile, metanetle mukabele edilmek gerektir. Hem O, hem sizler bütün dualarımda ve kazançlarımda benimle berabersiniz. (Kastamonu Lahikası 14)

   Üçüncüsü:……….   yine Hakkı, Hulusi'ye arkadaş oldu. İsmiyle, resmiyle has dairesine girdi.   (Kastamonu Lahikası 57)

Risale-i Nur'un gayet ehemmiyetli bir şakirdi olan Hulusi Bey'in ehemmiyetli bir mektubunu gördüm. EIhak o kardeşimiz birinciliğini daima muhafaza ediyor. Ben onu daima kalem elinde, Risale-i Nur'un işi başında biliyorum. Hem bütün muhaberelerimde birinci safta muhatabdır. Onun sualleriyle yazılan Mektubat RisaIeleri ve onun yazdığı samimi mektubları, onun yerinde pek çok insanları   (Kastamonu Lahikası 244)
   
………Hulusi ve Hafız Hakkı'nın Nurları şevk ile yazmaları, Barla'ya karşı benim ümidimi kuvvetlendirdiler ve derince bir ferah ve sürur verdiler. Cenab-ı Hak muvaffak eylesin, âmin. Ve Tevfik'e tevfik refik eylesin, âmin! (Emirdağ Lahikası-l 224)

Nur'un birinci talebelerinden Hulusi Bey'in, Ankara'da dostlarına RisaIe-i Nur dairesin.e girmesine teşvik eden manidar ve güzel mektubu dahi gösteriyor ki, yirmibeş seneden beri hiç sarsılmadan Nur hizmeti yapmasına bir numunedir. (Emirdağ Lahikası-2 38)

Dördüncü Misal: Hulusi Bey'in Yirmiyedinci Mektub'daki fıkralarının şehadetiyle; en mühim ve müessir tarikat olan Nakşi tarikatından ziyade himmet ve meded, feyiz ve nuru; esrar-ı Kur'aniyenin tercümanı olan nurlu Sözler'de bulmuştur. (Hakikat Nurları 142)

   "Ey Said! Sen, zamanın Abdülkadir’i ol, ihlas-ı tammı kazan, fakrinle beraber maişetini düşünme, nasdan minnet alma, ismin "Said" olduğu gibi maişette de mes'ud olacaksın! Muhabbetimde sadık olduğundan ve ihlasa çalıştığından, Hulusi gibi muhlis talebeler ve yardımcılar ve Süleyman, Bekir gibi sadık hizmetkarlar ve Sabri gibi tam takdir edici ve ciddi müştak talebeler size verilmiş... (Sikke-i Tasdik-i Gaybi 152)

Elbette şu çeşit mesailde en birinci talebe ve muhatab olan ve nük'et-i Kur'aniyeyi takdir eden İbrahim Hulusi, o nükteyi işitmek ister. Öyle ise dinle: (Mektubat 283)

   O vasi' meydanlık, âlem-i İslamiyet’tir. Meydanlığın nihayetindeki mescid, Isparta vilayetidir. Etrafı bulanık çamurlu su, hal ve zamanın sefahet ve atalet ve bid'atlar bataklığıdır. Sen selametle, bulaşmadan, sür'atle mescide eriştiğin; herkesten evvel envar-ı Kur'aniyeye sahib çıkıp, kalbini bozmadan sağlam kaldığına işarettir. Mesciddeki küçük cemaat ise; Hakkı, Hulusi, Sabri, Süleyman, Rüşdü, Bekir, Mustafa, Ali, Zühdü, Lütfü, Hüsrev, Re'fet gibi Sözler'in hameleleridir. Ufak kürsü ise, Barla gibi küçük bir köydür. Yüksek ses ise, Sözler'deki kuvvet ve sür'at-i intişarlarına işarettir. Birinci safta sana tahsis edilen makam ise, Abdurrahman'dan sana münhal kalan yerdir. O cemaat; telsiz aletlerin ahizeleri hükmünde, bütün dünyaya ders işittirmek istemek işareti ve hakikatı ise İnşaALLAH tamamıyla sonra çıkacak. Şimdi efradı birer küçük çekirdek iseler de, ileride tevfik-i İlahi ile birer şecere-i aliye hükminle geçerler. Ve birer telsiz telgrafın merkezi olurlar. Sarıklı küçük genç bir zat ise; Hulusi'ye omuz omuza verecek belki geçecek birisi, naşirler ve talebeler içine girmeye namzeddir. Bazılarını zannederim, fakat kat'ı hükmedemem. O genç, kuvve-i velayetle meydana atılacak bir zattır. Sair noktaları sen benim bedelime tabir et. (Mektubat 350)

ÜÇÜNCÜSÜ: Hizmet-i Kur'aniyenin pek mühim bir azası olan Hulusi Bey,...........
   …Hulusi Bey'i kendim gibi bildim ona bedel konuştum   (Lemalar 43)
   
Surelerin başlarındaki huruf-u mukattaa İlahi bir şifredir. Has abdine, onlarla bazı işaret-i gaybiye veriyor. O şifrenin miftahı, o abd-i hastadır, hem onun veresesindedir. (Mektubat 390)

Hamisen: Rehber ise, senin gibi Kur'anın nuru altına girenlere, Kur'andır. الَم lerin  الَر  ların  حم lerin başlarına bak, anla ki; Kur'an ne kadar makbul bir şefaatçı, ne kadar doğru bir rehber, ne kadar kudsi bir nur olduğunu gör! (Mektubat 384)   .

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Barla 'da iken Hulusi Bey'e Gönderdiği bazı mektuplar son zaman/arda eski ev/erinin duvarında teneke kutular içinde bulunmuş, muhterem Hulusi Ağabeyimizin arzu ve emirleri üzerine Barla Lahikası 'na bu mektuplarda ilave edilmiştir.)

Aziz Ahiret Kardeşim ve hizmet-i Kur'an’da Gayretli arkadaşım ve ders-i esrar-ı imanide zekavetli ve ferasetli talebem ve vefatımdan sonra sadakatli varisim, biraderzadem; (Barla Lahikası 56- Zehra Yayıncılık)
Zehra Yayıncılık s:56 Baskı tarihi:2002
« Son Düzenleme: 10 Ocak 2008, 12:38:32 Gönderen: usame49 » Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 16.366


View Profile
Re: Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi
« Posted on: 12 Ekim 2008, 14:52:48 »

 
      uyari
Selamun Aleykum Ziyaretçi. Sitemize Hoş Geldiniz.. islami sitemizin içeriğinden daha iyi faydalanmak ve mesaj yazmak için üye olmanız gerekmektedir.. sitemizde islami içerik bulunmaktadır.. bulamadığınız herhangi bir konuyu bildirerek yardım alabilirsiniz.. Katkılarınızdan ve Desteklerinizden Ötürü Teşekkür Ederiz... Üye Olmak için Aşağıdaki "Üye Ol" Kısmını Tıklayabilirsiniz..

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi oyunları, Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi programı, Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi oyunu indir, Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi program yükle, Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi download, Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi hikayeleri, Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi resimleri, Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi haber, Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi yükle, Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi videosu, Hulusi Bey: Ustadın vefatından sonraki sadakatli varisi msn eklentisi, şarkı sözleri, dizisi
Logged
HawasHasan
Estağfirullah..
Administrator
*



Toplam Oyu: 1098
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11.718

Ve Birgün Bu Dünya Gül Bahçesine Dönecek..


WWW
« Yanıtla #1 : 10 Ocak 2008, 12:46:22 »

Alıntı
Üçüncü Hassa: Ben kendi nefsimde tecrübe ettiğim ve eczahane-i mukaddese-i Kur’aniyeden aldığım ilaçları, onlar da kendi yaralarını hissedip o ilaçları merhem suretinde tecrübe ediyorlar. Aynı hissiyatımla mütehassis oluyorlar. Ve ehl-i imanın imanlarını muhafaza etmek gayreti, en yüksek derecede taşımaları ve ehl-i imanın kalbine gelen şübehat ve evhamdan hâsıl olan yaralan tedavi etmek iştiyakı, yüksek bir derece-i şefkatte hissetmeleridir.
bizde aynı dereceden hissedenlerden oluruz İnşaAllah..
ALLAH razı olsun kardeşim..
ayrıca zehra yayıncılık bu işin hakkını vermek konusunda birçok diğer yayından daha iyi..
risale-i nur külliyatı alacak arkadaşlara öneririm..
dua ile..
Logged

Gökten yağmur yağdıkça cihad tatlı ve hoştur. İnsanlar üzerine Kur'anı çokça okuyanların,
'Bu zaman cihad zamanı değildir'
dedikleri bir zaman gelecektir. Kim bu zamana ulaşırsa, bilin ki bu ne güzel cihad zamanıdır.
Dediler ki;
'Ya RasulALLAH bunu söyleyecek kimse var mı dır?'
Rasulullah (S.A.V) buyurdu ki;
'Evet bu kimse ALLAH'ın ,meleklerin ve bütün insanlığın lanetlediği kimsedir.'
[İmam Nevevi;Tagribul Tezhib,Şifa-i Essudur,Meşariul Eşvag ila Mesari El Uşşag]



Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
usame49
Yeni üye
*

Avatar Yok


Toplam Oyu: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 9


« Yanıtla #2 : 10 Ocak 2008, 13:03:09 »

Sizden de kardeşim. Bu asırda hakiki varisleri tanımak bizi bu yolda daha rahat götürür inşaALLAH.
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
ayşegül
sen yolcu şu yalan dünya hancıdır öyle bir gün var ki yürekte sancıdır yer gök bir olup da hesap sorulunca en sevdiğin bile senden davacıdır...
Forum Yöneticisi
*



Toplam Oyu: 35
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.873

............


WWW
« Yanıtla #3 : 28 Temmuz 2008, 11:38:35 »

 Allah Razı Olsun  kardeşim  Emeğine Sağlık
Logged

EY KALPLERİ EVİRİP ÇEVİREN ALLAH'IM KALBİMİ SENİN
           DİNİNDEN  AYIRMA ....
              AMİNNNNNNN


Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
kasif
Yeni üye
*

Avatar Yok


Toplam Oyu: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #4 : 01 Ağustos 2008, 00:21:27 »

SADAKAT ,İHLAS , CALISKANLIK , FEDAKARLIK ,CİDDİYET , TEVAZÜ , İLİM ,TAKVA ,İBADET VE TAAT , HAMİYET .........Mücerret manaların heykelleşmiş şekli HULUSİ BEYEFENDİ.......Sözde medeni ,dinde laubali olan bizlerin HULUSİ ABİMİZDEN alacagımız hayat dersleri cok.......ALLAH  şefeatinden bizleri mahrum eylemesin......
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
_sadakat_
Yeni üye
*

Avatar Yok


Toplam Oyu: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 15


« Yanıtla #5 : 04 Ekim 2008, 18:21:02 »

hulusi abinin varis yada sadakatli olduğuna dair kimsenin şüphesi yok lakin hayatta olan varisler için ne demeli ??

   VASİYETNAMEMDİR

   Aziz, sıddık kardeşlerim ve vârislerim!

   Ecel gizli olmasından, vasiyetname yazmak sünnettir. Benim metrukâtım ve Risale-i Nur'dan olan benim hususî kitablarım ve güzel cildlenmiş mecmualarım vesair şeylerimin bütününü, Gül ve Nur fabrikalarının heyetine, başta Hüsrev ve Tahirî olarak o heyetten oniki (*) kahraman kardeşlerime vasiyet ediyorum. Onlara bırakıyorum ki; emr-i hak olan ecelim geldiği zaman, benim arkamda o metrukâtım, benim bedelime o sadık ve mübarek ellerde hizmet-i Nuriye ve imaniyede çalışsın ve istimal edilsin.

   Kardeşlerim! Bu vasiyetten telaş etmeyiniz. Ben, teessürattan ve dokuz defa zehirlenmekten, pek çok zaîf olmakla beraber; gizli münafıkların desiselerle müteaddid sû'-i kasdları için bu vasiyeti yazdım. Merak etmeyiniz, inayet-i Rabbaniye ve hıfz-ı İlahî devam ediyor.

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

   Kardeşiniz

   Said Nursî
   (Emirdağ - 1 - 136)
     (*): Kardeşim Abdülmecid, Zübeyr, Mustafa Sungur, Ceylan, Mehmed Kaya, Hüsnü, Bayram, Rüşdü, Abdullah, Ahmed Aytimur, Âtıf, Tillo'lu Said, Mustafa, Mustafa, Seyyid Sâlih.
   (Emirdağ - 1 - 136)
 
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
HawasHasan
Estağfirullah..
Administrator
*



Toplam Oyu: 1098
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11.718

Ve Birgün Bu Dünya Gül Bahçesine Dönecek..


WWW
« Yanıtla #6 : 04 Ekim 2008, 18:29:43 »

hulusi abinin varis yada sadakatli olduğuna dair kimsenin şüphesi yok lakin hayatta olan varisler için ne demeli ??


ne demeli?
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Muhabbetullah.Com Bağlantılar

|Reklam| |Alıntı Koşulları| |Arşiv| |Archive| |Rss|

kurye Pics & Wallpapers Sohbet Forum diyet zayıflama dizi izle ssk Gazeteler video izle Sohbet tv izle Lida | Lida | Lida | Lida | tus | evden eve nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat Araba Yarışı oYuNLAR
Muhabbetullah.Com En iyi 1024x768 - 1280x1024 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.
Muhabbetullah.Com Bir Forum Sistemidir.ve siteye gönderilen tüm mesajlar onaydan geçmeksizin anında paylaşılmaktadır. Muhabbetullah.Com Yönetimi yazılan mesajlardan sorumlu değildir.
Yasalara aykırı bulduğunuz mesajları linkleriyle beraber HawasHasan[at]Gmail.Com adresine bildirebilirsiniz. Şikayetiniz en kısa sürede incelemeye alınacaktır.
For English Please let us know any illegal activity to HawasHasan[at]Gmail.Com

Furkan Hizmet ve Eğitim Vakfı

Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Hayat Theme v2

Web Stats Bu Sayfa 0.149 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu
Selamun Aleykum
Sitemize Üye Olarak
Daha iyi Faydalanabilirsiniz.
Üye olmak için tiklayin