|
|
 |
« : 15 Ağustos 2008, 14:32:37 » |
|
 |
|
 |
 |
RESULULLAH (S.A.V.)
Bütün Müslümanlar Muhammed (s.a.v.)’in ALLAH’ın Resulü peygamberlerin en üstünü ve efendisi ve sonuncusu olduğuna, bütün insanlara ve cinlere peygamber olarak gönderildiğine itikad ederler. Nitekim Sebe Suresi 28. ayette “Seni bütün insanlara gönderdik” ve Enbiya 107. ayette “Seni alemlere rahmet olarak gönderdik” buyruluyor. Ebu Emame’nin bildirdiği hadisi şerifte ise; ALLAH’u Teala beni 4 şeyle peygamberlerden üstün kıldı ve beni bütün insanlara peygamber gönderdi. buyruldu. Diğer bir hadisi şerifte “ALLAH’u Teala’nın diğer peygamberlere verdiği mucizeleri ve onlardan fazlasını bana verdi” buyruldu.
Bazı alimler Resulullah’dan meydana gelen mucizeleri saymışlar, bin tane olduğunu söylemişlerdir. Mübarek parmakları arasından su akması, az bir yiyecek ile bir çok kimseleri yedirmesi, işaretiyle ay’ın ikiye bölünmesi, mescidindeki hannanenin (kuru odunun) ağlayıp inlemesi, ağacın yeri yararak yanına gelmesi ve peygamberliğini tasdik etmesi …. Gibi birçok mucizeleri vardır.
Musa (A.S.)’ın asası Musa (A.S.)’a mucize olmuştur. O zaman sihir revaçta idi. İsa (A.S.)’ın ölüleri diriltmesi O’na mucize olmuştur ki o zamanda tıp ilmi ileri idi. Her peygambere zamanındaki topluluğun özelliklerine göre mucizeler verilmiştir.
Resulullah’ın (S.A.V.) bütün Araplar, Arap edebiyatını bilenler fasih ve beliğ olanlar, üzerine üstünlüğü açık ve belli olmasıyla Kur’anı Kerim Resulullah’a mucize olmuştur. Hud Suresi’nin 13. ayetinde “ O halde Onun on suresine benziyen bir şey söyleyiniz” buyrulmuş ve bunu kimse yerine getirememişlerdir.
Resulullah (S.A.V.) bizden bir takım ahidler, sözler almıştır. Resulullah’ın bizden aldığı ahidlerden biri de şudur. Bütün sözlerimizde, işlerimizde ve inançlarımızda sünneti Muhammediyyeye tabi olacağız. Bu ahidle amel etmek isteyenler nefsini teslim edeceği, kendini eğitecek, yol gösterecek bir şeyhe ihtiyaç vardır. Bu şeyh rehberleriyle müridin kötü sıfatlarını yok eder. Onu beğenilir sıfatlarla süsleyerek Hak Teala ve Resulü’nün meclisinde oturmayı başarabilecek bir hale getirir. Birçok insanlar taşıdıkları manevi kir ve pisliklere rağmen Hakk Teala ve Resulü (S.A.V.)’le oturduklarını ileri sürmüşlerse de onların bu iddiaları ancak gadaba uğramalarını ve huzurdan kovulmalarını attırmaktadır.
EY KARDEŞLERİM; bu sebepledir ki, kalp aynasını toz ve pastan temiz tutmaya, onu her an parlak ve cilalı bulundurmaya çalışmalısın. Kendini rezil edici aşağılık davranışlardan uzak tutmalısın. Üzerinde Hak Tealanın ve Resulünün çevresine girmeye mani bir tek kötü şey bırakmamalısın. Bunları yaparken Resulullah (S.A.V.) efendimize çokça salat ve selam getirmeye çalışmalısın. Böylece o çevreye girebilecek ve o makama varmış olunur. Herhangi bir kişi, bütün kusur ve kabahatlerden arınıncaya kadar (virdini düzenli çeker) ve Resulullah (S.A.V.)’e salat ve selamı çoğaltırsa artık o kişi uyanık bir halde iken istediği an Resulullah (S.A.V) Efendimizle buluşabilir.
Şayet bu buluşma keyfiyeti olmuyorsa bunun sebebini Efendimize yaptığı salat ve selamın eksikliğinde aramalıdır. Şeyh Ahmet Ez. Zevavi Efendimizle buluşabilmek için tam bir sene gece ve gündüz elli bin salat ve selam getirdiğini İmam-ı Şaraniye anlattığı ifade edilmektedir. Aliyyül Havas Hazretleri “İrfan makamında ki kul, Resulullah Efendimizle istediği zaman yakaza anında buluşmuyorsa kemale erememiştir.” der. Öyle arifler olmuşlardı ki bunlardan biri olan Şeyh Ebul Abbas El Merasi “Şayet Resulullah Efendimiz benden bir saat gizlenmiş ve görünmemiş olsa, kendimi hiçbir vakit iman sahibi bir kul saymam” demiştir. Tabi bu onların makamlarıyla ilgili bir husustur. Bütün bunlardan anlaşılan şudur ki, (S.A.V.) efendimizle buluşma yer ve makamını elde etmek çok kıymetli ve güçtür.
İmam ŞARANİ (K.S.) derki, günün birinde benim de bulunduğum Şeyh Ali El Mirsafi Hazretlerinin meclisine bir kişi gelerek Şeyhe hitaben “ Ey Efendim! Artık öyle bir makama vardım ki uyanık iken istediğim an Resulullah Efendimizle buluşmaya başladım.” Dedi. Şeyh bu söz üzerine o zata hitaben “Ey Evladım! Şunu bil ki kul ile bu makam arasında 247 bin makam vardır. Biz bütün bu makamlardan vazgeçtik, bunlardan bize yalnız on makam sayabilir ve bu on makam hakkında konuşabilir misin? diye sorunca o zat şaşırıp kaldı; ne cevap vereceğini bilemez hale geldi. Mecliste bulunanlara karşı yalanı belli olduğundan rezil oldu.
Sünneti Seniyyeye azı dişlerimizle sımsıkı yapışmalıyız. Resulullah’ın hadislerinde harfi harfine asla uygun olarak anlatanlarla ilgili olarak” Efendimiz “ Benim sözlerimi olduğu gibi işitip bir başkasına anlatan kişinin Hak Teala yüzünü ağartsın” buyurmuşlardır. Yalnız bazıları hadisleri yalnız manalarıyla rivayeti mekruh görmüşler, bunu haram saymışlardır. Buna da dikkat etmek gerekmektedir. 21.05.2007 MEHMET AYDIN
|
|
 |
|
 |
|