Selamun Aleykum
Selamun Aleykum, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Özel Arama
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Reklamlar
Şifalı Bitkiler


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi
Cevap SayisiCevap Sayisi: 6 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 188 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi  (Okunma Sayısı 188 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
HiFa
Ziyaretçi
« : 27 Nisan 2008, 17:17:02 »

Şifalı bitkiler, bitkisel yağlar hangi hastalığa hangi bitki iyi gelir, doğal yoldan zayıflama..


BİSMİLLAHİRAHMANİRRAHİM



“Ey Ehl-i Beyt, ALLAH sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister” (Ahzâb Sûresi, 33).


De ki : Ben sizden buna karşılık yakınlara sevgiden başka bir ücret istemem.( Şura Sûresi. 23).






1-Hz.Enes (r.a) anlatiyor: ” Bu ayeti celile indigi zaman;

Resululllahaleyhisselam sabah namazina giderken. alti aya yakin bir müddette,

Hz.Fatima (r.a)’nin kapisina ugrayip: “Namaza kalkin ey Ehl-i Beyt ”

ALLAH günahlarinizi giderip sizi tertemiz yapmak istiyor” buyurdu. Tirmizi, Tefsir, (3204).


(Islam’in esasi, bana ve Ehl-i beytime sevgidir.) [Ibni Asakir]


(ALLAH, Fatima ve nesline Cehennemi haram kildi.) [Hakim, Taberani]

(VALLAHi Ehl-i beytimi sevmeyenin kalbine iman girmez.) [I. Ahmed]



(benimevLADIMIN iyilerini ALLAH RIZASI icin kerim tutun,onlarahürmet edin,iyiolmayanlarina da benim icin hürmet edin)(r.nasihin.)








(Şu üç hürmeti gözetenin, dini ve dünyası muhafaza edilir, yoksa hiç bir şeyi korunmaz.

1. İslama,

2. Peygambere (s.a.v)

3. ve Onun nesline hürmet.)

[Taberani]

[İslama hürmet, Dinin emirlerine riayet etmektir, Peygambere hürmet, sünnetine uymaktır, nesline hürmet seyyidlere, şeriflere hürmettir.]




Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri Peygamber efendimizin neslinden gelen seyyid ve şerîflere çok hürmet gösterirdi. Hattâ bir defâsında buyurdu ki:

"Seyyidlerin bulunduğu bir memlekette ben oturamam. Zîrâ, Resûlullah'a (sallALLAHü aleyhi ve sellem) bağlı bir nesebten gelmenin şerefini taşıyanlara, lâyık oldukları tâzimi gösterememekten korkuyorum."




Imam-i Rabbani hazretleri buyurdu ki:


(Babamzahir ve bâtin ilimlerinde yani kalb ilimlerinde çok âlimidi. Her zamanehl-i beyti sevmeyi tavsiye ve tesvik buyururdu. Busevgi insanin sonnefeste imanla gitmesine çok yardim eder, derdi.Vefat edeceklerinde basucunda idim. Son anlarinda suuru azaldigindakendisine bu nasihatinihatirlattim ve o sevginin nasil tesir ettiginisordum. O haldeyken bile,(Ehl-i beytin sevgisinin deryasindayüzüyorum) buyurdu. Hemen ALLAHüteâlâya hamd ve sena ettim.




Ehl-i beyti sevmemek, Harici olmaktır. Eshab-ı kiramı sevmemek sapık olmaktır. Ehl-i beyti de, Eshab-ı kiramın hepsini de sevmek ve hürmet etmek Ehl-i sünnet olmaktır.
Ehl-i beytin sevgisi, Ehl-i sünnetin sermayesidir. Ahiret kazançlarını, hep bu sermaye getirecektir. Ehl-i sünneti tanımayanlar, bu büyüklerin orta, adil, halis sevgilerini bilmeyerek, ifratı seçerek, sevgide taşkınlık yaparak, orta ve adil sevgiyi sevmemek sanıyor. Ehl-i sünnete harici damgasını basıyorlar. Bu zavallılar bilemiyorlar ki, aşırı ve taşkınca sevmek ile hiç sevmemek arasında, bir de doğru, insaflı, orta derecede sevgi vardır. Hakkın yeri de, her şeyde ortada, merkezdedir. Bu hak ve adalet merkezi, Ehl-i sünnete nasip olmuştur.








“Bunlara sadaka haram midir?” diye sorunca, Zeyd (r.a),

“Evet” dedi. (Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 36; Nesâî, Sünen-i Kübrâ, Menâkib, 9.)

Âlimlerinekseriyetine göre Ehl-i Beyt, Rasûlullah (s.a.v)Efendimizin serefliaileleri, kizi Hz. Fâtima, damadi Hz. Ali,torunlari Hz. Hasan ve Hz.Hüseyin (r.anhüm) ve kiyamete kadar olarinsulbünden gelenzürriyetleridir. Yani Hz. Hüseyin’in torunlari olanseyitler ve Hz.Hasan’in torunlari olan serifler Ehl-i Beyt’ingünümüzdeki sereflimensuplaridir. Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’inserefli nesli, kiyametekadar hiç kesilmeyecektir.





Hz. Hüseyin’in(r.a) oglu Ali Zeynelâbidîn (rah), babasi Hz.Hüseyin’in sehidedilmesinden sonra, Samlilar tarafindan esir edilerekDimesk’agetirildi. Onu böyle gören zalim bir Samli: “Sizin kökünüzükaziyan vefitnenin basini kesen ALLAH’a hamdolsun!” diye, güya onlarinfitne basioldugunu ima etmeye çalisti. Zeynelâbidîn (rah), adama,

“Sen Kur’an’i okudun mu?” diye sordu, adam,

“Evet, okudum” dedi. Zeynelâbidîn (rah),

“Sen,ALLAH Teâlâ’nin, “Resûlüm, onlara de ki: ‘Ben bu davetimekarsilikolarak sizden bir karsilik ve ücret beklemiyorum; sadeceyakinlarimasevgi göstermenizi istiyorum’ (Sûrâ/23)
âyetini okumadin mi?” diye sordu. Adam,

“Buayette sevilmesi emredilen yakinlar siz misiniz?” diye sorunca,Imam,“Evet, onlar biziz” dedi.( Taberî, Cüz:XXV, Shf:33 (Beyrut,1995);Suyûtî, ed-Dürrü’1-Monsûr, VII, 348)








Bir gün ImamAzâm (rah) hocasi Imam Cafer es-Sadik hazretlerindenilim ve hadisdinlemeye gelmisti. Hocasi elinde bir asa ile çikageldi.Imam Azam(rah), “Ey Rasûlullah’in evlâdi, siz henüz asaya ihtiyaçduyacak biryasta degilsiniz” dedi. Cafer es-Sâdik (rah),

“Evet dedigingibidir, fakat bu elimdeki asa Hz. Rasûlullah’inasasidir; onu bereketiçin yanimda tasiyorum” dedi. Imam Azam (rah),hemen ileri atilipbastona sarildi ve, “Ey Rasûlullah’in evlâdi,müsaade buyurun, onuöpeyim” dedi. Cafer es-Sâdik (rah) hemen kolunuaçti ve Imam Azam’agöstererek:

“VALLAHi sen bilirsin ki bu ten Hz. Peygamber’inhücrelerinitasiyan bir tendir ve su gördügün killar da onunkilindandir. Onuöpmüyorsun da asayi öpmek istiyorsun!” dedi. Bununla,Hz. Hasan ve Hz.Hüseyin’in zürriyetinin Hz. Peygamber’in (s.a.v) birparçasiolduklarini hatirlatti (Bkz: Muhammed Besyûnî,es-SeyyidcFâtimatu’z-Zehrâ, 37. (Beyrut, 1990))





Imam Safiî (rah.) baska bir sözünde Ehl-i Beyt sevgisinin farz oldugunu söyle dile getirir:

“EyResûlulllah’in Ehl-i Beyti! Sizi sevmek bize farzdir. ALLAHindirdigiKur’an’da böyle emretmistir. Size salât okumadan namazkilanin namazininkabul olmamasi, sizin için en büyük bir övünçkaynagidir ve bu sizekâfidir.” (Muhammed Afif ez-Za’bî,Divânu’s-Sâfii, 72)









Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri,

(Ehl-ibeyt, asi [günahkâr] olsalar da, bunlari sevmek lazimdir.Bunlarisevmek, kalb ile, beden ile ve mal ile yardim yapmakla olup,bunlarariayet ve hürmet etmek iman ile ölmeye sebep olur) buyurdu.








(ALLAH, Fatima ve nesline Cehennemi haram kildi.) [Hakim, Taberani] .

ehli beyt olmayan hiç bir insana bu garanti verilmemistir.
cennetle müçdelenenler hariç.


bazi insanlar bu seyyiddir hz peygamberimizin sülalesindendir,
dikkat et saygida sevgide kusur yapmaonlar bizden üstündür,
dendiginde.

olsundiyor üstünlük takva iledir diyor ve ona kalirsa bendepeygambertorunuyum diyor.hangi peygamberin torunusun dendiginde hzademintorunuyum diyor.
ve kendilerine iman etmiyen peygamberlerin (a.s) evlatlarini ve hanimlarini misal veriyor.
hzpeygamberimizin neçis olmayan mübarek kanini tasiyanseyyidlerle, digerpeygamberlerin evlatlarini hanimlarini ve kendinikiyasliyor.
bu bir büyük yanilgidir ve kiyastir.
bu islerin hakikatini bilen alimler peygamberimizin s.a.v bazi hadislerini çok güzel açiklamislar.



bu hadislerden bazilari söyle,

(ey kizim fatima babanin peygamber olduguna güvenme)

burda islam alimleri söyle yorumluyor ve açikliyor bu hadisi serifi.

hz peygamberimiz kizi hz fatimayi ibadetlere daha SIKI sarilmasi için tesvik ve tavsiye ediyor.
yoksa hz peygamberimizin mübarek neslinin bu dünyada ve ahirette faydasinin dokunmiyacagindan degil.

ALLAHcc, nasil hz peygamberimizi sevmis seçmis çikarmis vealemleri onunyüzüsuyu hürmetine yaratmis ise,o nun neslinide temizkilmis vecennetine koymak istemis cehennemi haram kilmis.
(habibim sen olmasaydin yerleri gökleri yaratmazdim).

bazilarida diyorki seyyidlerin günahkar olanlari cehennemin buz tabakasinda azap görecekler.
dikkat edilirse hadiste ates haram kilinmis buyrulmuyor cehennem haram hilindi buyruluyor.

ALLAH CC seyyidleri öyle dilemis öyle yaratmis.

külli iradeye bir itirazi olan varsa o kisiye sözümüz ALLAH selamet versin olur.

asi olan seyyidler bir yilan misalidir,
nasil yilan yolda giderken egri bügrü gider ama yuvasina veya her hangi bir delige girerken dos dogru giriyorsa.
asi olan seyyidlerde son nefesinde ALLAHU TEALA bir sebeb halk ediyor tövbe ediyorlar ve ahirete iman ile dos dogru gidiyorlar.(trg)






Ehli beyt günahsiz midir ?.



Ehli sünnet inancina göre günahsiz olanlar sadece peygamberlerdir.Ehli beyt masum degildir.

SiilerEhl-i Beyt mensuplarinin günahtan korunmus olduklarinainanirlar. OysaEhl-i Beyt günahlardan korunmus degildir. Kur'an-iKerim'de ehl-i beytkavrami söyle geçmektedir. “Ey ehl-i beyt, ALLAHsizden kiri gidermek vesizi tertemiz yapmak istiyor”(Ahzab 33/33) .Buradan anlasiliyorkiALLAHu Teala onlarin imanli ölmeleri için budünyada onlarin tövbeetmeleri için bütün ortamlari hazirlamistir bulütuf yolu ile deolabilir , bela ilede olabilir. Çünkü sonsuzluk alemiöbür dünyadir. Hersey orasi içindir .bütün dünyada kiymetli ne varsaorasi içindir.Dolayisiyla ehli beyt te bu dünyada imtihandadir fakatonlari imtihanibiraz daha farklidir. ALLAHu Teala onlara bazi lutuflarvermis digerinanan insanlar içinde da onlar bir lütuf vesilesiolmuslar ve de olmayadevam etmektedirler. Ehli beyte cehennem atesininaram oldugunuPeygamberimizin su mübarek sözlerin den. ” ALLAH, Fatimave neslineCehennemi haram kildi. “Hadis (Taberânî) anliyoruz.






şair Ferezdak da onlar hakkında şöyle demiştir:




Ehl-i Beyt öyle kimselerdir ki

Sevgileri din, düşmanlıkları küfürdür.

Yakınlıkları kurtarıcı ve koruyucu.

Takva sahipleri sayılınca Ehl-i Beyt

onların imamlarıdır.

Yeryüzünün en hayırlısı kimdir diye sorulsa

Ehl-i Beyt tir diye cevap verilir.







seyyidlere dil uzatana hiçmi resulullah demicek bize o kadar rahmetim genis degilmiydi hiçmibenim rahmetimin genis olduguna inan madinizmi? ,kendi evladimi afettirmeye hiçmi gücümüz yok idi acaba der .



saygi ve dua ile.

.

Osmanlıda seyyidler...


Osmanlıda Evlad-ı Resul

ehli beyt olan seyyidlerin ayricaligini osmanlinin tutumundanda anlasiliyor.


İşteEvlâd-ı Resûl olan bu kıymetli kimselere asr-ı saadetten bu yanaedep vehürmetten asla taviz verilmedi. Müslümanların kalplerindeyaşattıkları,coşkun ehl-i Beyt sevgisi, onların tarih boyunca,Resûlullahıntorunlarının soyundan gelenlere sonsuz bir sevgibeslemelerine ve onlarıdiğer insanlardan ayırt ederek dünyevîmuamelelerde farklı bir yereoturtmalarına sebep olmuştu. Öyle kiAbbâsîler, Memlûkler gibi OsmanlıDevletinde de gösterilen hürmetinyanında, onlara ait işleri görmek içinseyyid ve şerîflerden seçilenNakîbüleşrâf adı verilen bir memur tayinedilmişti.




Padişahtan sonra en yüksek kademeli kişi olanNakîbüleşrâf,Peygamber efendimizin torunlarının işlerine bakar,neseplerini kayıt vezapteder, doğumlarını ve vefâtlarını defteregeçirir, onları adi işlereve şanlarına uygun olmayan sanatlaragirmekten men ederdi. Fenâ hâlleredüşmelerine mâni olur, haklarınıkorurdu. Ganîmetten onlarınhisselerini alıp aralarında dağıtırdı.

Busülâleden olan kadınların küfvü, dengi olmayanlarlaevlenmelerini meneylerdi. Nakîbüleşrâf bütün bu vazîfeleriyle,Peygamber efendimizintorunlarının umûmî bir vasîsi durumundaydı.

Onları her türlüvergiden muaf tutan Osmanlı, geçimlerinisağlayacak kadar arazi verir,hayvan beslemelerini sağlayarakgeçimlerini güvence altına alırdı.Askerlikten de muaf tutulan Seyyidve Şerifler kanun ve adetlere aykırıbir hareketleri olduğu zaman,herhangi biri gibi ceza görmez, bizzatNakibüleşraflık makamıtarafından cezalandırılırdı.




Hattaçeşitli İslam toplumlarında Seyyidler için özel mahkemelererastlamakmümkündü. Osmanlılar zamanında, Halepte seyyidlere veşerîflere mahsusbir mahkeme vardı. Ceza uygulanırken önce seyyidinbaşındaki yeşil sarıköperek çıkartılır, cezadan sonra da iadeedilirdi. Borçlandıkları veödeyemedikleri zaman bu makam onlarıhapseder, ama borçlarını da öderdi.Buna dair bir örnek II. Mahmuta aithatt-ı hümayunda vardır. Buradaborçları dolayısı ile Nakibüleşraflıkmakamında mahpus tutulanseyyidlerin borçlarının ödenmesi içinpadişahın 10 bin kuruş gönderdiğiyazılmaktadır.

1200 yıllık bir makam
Nakîbüleşrâflık bir aralağvedildiyse de, seyyid ve şerîfolmadıkları hâlde hürmet görmek içinbu iddiâda bulunan bâzısahtekârların ortaya çıkması üzerine, Sultanİkinci Bâyezîd Handevrinde 1494 yılında yeniden ihdâs edildi.Nakîbüleşrâf ismi de butârihte verildi. Zamanla nakîbüleşrâflar yenitahta çıkan pâdişâhakılıç kuşattılar.

Nakîbüleşrâfların resmîdâireleri, kendi konaklarında

bulunur,maiyetinde çalışanlar da bukonaklarda hizmet ederlerdi. Taşrada dayine sâdâttan olmak üzere,nakîbüleşrâf kaymakamları, seyyid veşerîflerin isimlerini ihtivâ edendefterler tutarlardı. Merkezde vetaşrada tutulan bu defterlere Secere-iTayyibe defteri denilirdi.Buraya bütün seyyidlerin ve şerîflerinisimleri Peygamber efendimizekadar silsileleri, evlâdı, ahfâdı,ikâmetgâhları kaydedilirdi.


Nakibüleşraflar için II.Abdülhamit döneminde Yıldızda bir konaktahsis edilmişti. Yine bu dönemekadar 1000 kuruş olan aylık ücretleri5000 kuruşa yükseltilmiş,kalabalık olan kalem çalışanları ise 1000kuruş aylıklı bir kişiyedüşmüştü. Bunlar II. Meşrutiyet (23 Temmuz1908) sonrası uygulamalarolup bu makam Saltanatın kaldırılması (1Kasım 1922) ile son bulmuştu.




Günümüzdeartık Nakibüleşraflık olmasa da, Peygamber efendimizintemiz ve mübarekkanını taşıyan seyyidler ve şerifler, bugün de çeşitliülkelerdeyaşamaya devam ediyor. Bunların kıymetini bilmeli, hürmetteve hizmettekusur etmemelidir.

Sadaka almaları yasaktı
Seyyid veşerîfler, halk arasında belli olmaları için, kıyâfetolarak yeşil sarıksarar ve yeşil cübbe giyerlerdi. Osmanlı sultanları,Osmanlıtopraklarına gelen seyyid ve şerîflere, başka memleketlerdemisligörülmeyen bir sevgi ve saygı gösterirlerdi. Onların rahat vehuzuriçinde yaşamaları için gereken her türlü hizmeti yaparlardı.Örneğin,sadaka malın kiri sayıldığı için, Şerif ve Seyyidlerin sadakaalmalarıyasaklanmış ve onların zekat almaları da uygun görülmemişti.




Seyyidleretoplumda sağlanan itibar ve statü, Seyyidlerin yaşamabiçimlerinindeğişmesine de vesile olmuştu. Örneğin sırf bu nedendendolayı, Şerîfeve Seyyidelerin, dengi olmayanlarla evlenmeleri çok azvuku bulmuştu.

Şerîfveya Seyyid olmayan bir kimse, bir Şerîfe ile ancak onukırmamak, hiçincitmemek ve onun arzularına göre hareket etmek şartıylaevlenebilirdi
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 16.854


View Profile
Re: Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi
« Posted on: 22 Kasım 2008, 02:04:49 »

 
      uyari
Selamun Aleykum Ziyaretçi. Sitemize Hoş Geldiniz.. islami sitemizin içeriğinden daha iyi faydalanmak ve mesaj yazmak için üye olmanız gerekmektedir.. sitemizde islami içerik bulunmaktadır.. bulamadığınız herhangi bir konuyu bildirerek yardım alabilirsiniz.. Katkılarınızdan ve Desteklerinizden Ötürü Teşekkür Ederiz... Üye Olmak için Aşağıdaki "Üye Ol" Kısmını Tıklayabilirsiniz..

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi oyunları, Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi programı, Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi oyunu indir, Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi program yükle, Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi download, Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi hikayeleri, Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi resimleri, Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi haber, Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi yükle, Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi videosu, Hz Muhammedin Soyu--nesli--ayricaligi---seyyid Ler, Ey Ehl-i Beyt,in ayricaligi msn eklentisi, şarkı sözleri, dizisi
Logged
HiFa
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 27 Nisan 2008, 17:17:38 »

Başta, âlemlere rahmet olmak üzere gönderilen Resulullah efendimiz olmak üzere, Efendimizin Ehl-i beyti, akrabaları, hanımları, Eshabı seçilmiş kimselerdi. Bunu Peygamber efendimiz şöyle bildiriyor:
“ALLAHü teâlâ, beni insanların en asilzadesi olan Kureyş kabilesinden seçti ve bana onların arasından en iyilerini eshab (arkadaş) olarak ayırdı. Bunlardan birkaçını bana vezir olarak ve din-i İslamı, insanlara bildirmekte, yardımcı olarak seçti. Bunlardan bazılarını da Eshar, (zevce, kayınpeder, kayınvalide, kayınbirader ve baldız gibi kadın tarafından akraba) olarak ayırdı. Bunlara sövenlere, iftira edenlere, ALLAHü teâlânın ve bütün meleklerin ve insanların laneti olsun! ALLAHü teâlâ, kıyamet günü, bunların farzlarını ve sünnetlerini kabul etmez.” (Hakim)


“Eshabımın ve akrabamın ve gösterdiğim yolda gidenlerin sevgisinde benim hakkımı koruyun! Onları sevmek suretiyle peygamberlik hakkımı koruyanları, ALLAHü teâlâ, dünyada ve ahirette belalardan, zararlardan korur. Peygamberlik hakkımı düşünmeyip, onları incitenleri, ALLAHü teâlâ sevmez. ALLAHü teâlânın sevmediklerine de azap etmesi yakındır.” (Taberani)
“Her şeyin temeli vardır. Müslümanlığın temeli eshab ve Ehl-i beytimi sevmektir.” (İ.Neccar)
“ALLAHü teâlâ, bana eshab ve akraba olarak en iyileri seçti. Birçok kimse, eshabıma ve akrabama dil uzatır, kötülemeye çalışırlar. Böyle kimselerle oturmayın! Birlikte yiyip içmeyin, bunlardan kız alıp vermeyin.”(Dare Kutni)


“ALLAHü teâlâ bana söz verdi ki, kızlarını aldığım ve kızlarımı verdiğim aileler, Cennette benimle beraber olacaktır.” (Deylemi)
“Kızlarımı evlendireceğim kimselerle, evleneceğim kadınların Cennetlik olmasını Rabbimden istedim. Rabbim de kabul etti.” (Şirazi)
“Benimle evlenen veya kız alıp verdiklerim, Cehenneme girmez.” (Deylemi, İ.Neccar)
“Esharımın [zevce tarafından olan hısımlarımın] Cennetlik olmasını istedim. Rabbim de bu isteğimi kesin olarak kabul etti.” (Hakim)
Eshab-ı kiramı sevmek, onlara bağlı olmak, insanlar içinden beğenilmiş, süzülüp ayrılmış olan bu çok kıymetli tabakanın hayat tarzlarına imrenip onlar gibi olmaya özenmek, ALLAHü teâlânın en büyük nimetidir. Hadis-i şerifte, “Kişi sevdiği ile beraberdir” buyurulduğundan onları sevenler, Cennette onlar iledir.

Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
HiFa
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 27 Nisan 2008, 17:17:55 »

“Ehl-i Beyt”in üstünlüğü

Evvelâ şunu ifâde edelim ki, “Ehl-i Beyt”, hem mukaddes kitâbımız Kur’ân-ı Kerîm’de (Ahzâb: 33, Şûrâ: 23), hem de Sevgili Peygamberimizin hadîs-i şeriflerinde medhedilmektedir. Önce mühim bir hadisi zikrederek konumuza girelim.
Resûlullah (Sallallâhü Aleyhi ve Âlihi ve Sellem), bir hadis-i şerifinde:
“Şüphesiz ki ben, size iki (önemli) şey bırakıyorum. Benden sonra onlara tâbi olduğunuz müddetçe, yolunuzu aslâ sapıtmazsınız. Onlardan biri diğerinden daha büyüktür. Bunlardan biri ALLAH’ın kitâbıdır ki, gökten yere sarkıtılmış olan ALLAH’ın ipidir. Diğeri ise, “Itret”im, yani “Ehl-i Beyt”imdir. Bu ikisi, Havz-ı Kevser’e gelinceye kadar birbirinden ayrılmayacaklardır. O hâlde iyi düşününüz, o ikisi hususunda bana nasıl iyi bir halef olacaksınız?” buyurmuştur.

Dini ahkâmın delilleri
Bu hadis-i şerifin diğer bir rivâyetinde ise, şöyle buyurulmuştur:
“Size iki önemli şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe sapıtmazsınız. Bunlar, “ALLAH’ın Kitâbı” ve benim “Sünnet”imdir. Bu ikisi, Havz’a gelinceye kadar birbirlerinden ayrılmayacaklardır.”
İslâmi konularda ilim sâhibi olan her münevverin, kültürlü kimsenin bildiği gibi, bütün metodoloji kitaplarında (Usûl-i Tefsir, Usûl-i Hadis ve Usûl-i Fıkıh konularında yazılmış kitaplarda), dinî ahkâmın delillerinin dört olduğu kaydedilir ve bu deliller, kitâplarda “Edille-i Şer’iyye” başlığı altında “Kitâp”, “Sünnet”, “İcmâ-ı Ümmet” ve “Kıyâs-ı Fukahâ” olarak takdim edilir.

Makalemizin başında söylediğimiz gibi, bu dört delilin temeli olan ilk ikisinde, “Ehl-i Beyt” hazretleri medhedildiğine göre, diğer iki delille de medhedilmeleri elbette lâzımdır. Nitekim Ehl-i Beyt’in faziletiyle ilgili bütün ulemâ ve ümmet arasında ittifâk vardır. Kıyâs da böyledir; akl-ı selim de böyle söylemektedir.
O hâlde, hem yüce ALLAH’ın, hem de şanlı Peygamberinin medhettiği bu mübârek insanlar kimlerdir?
ALLAHü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde “Ehl-i Beyt” hakkında meâlen buyurdu ki: “..ALLAHü teâlâ sizlerden ricsi, yâni kusûr ve kirleri gidermek istiyor ve sizi tam bir tahâret ile temizlemek irâde ediyor.” (Ahzâb sûresi: 33).

Ehl-i Beyt kimlerdir?

Eshâb-ı kirâm sordular: “Yâ ResûlALLAH! Ehl-i Beyt kimlerdir?”
O esnâda, Peygamber Efendimizin yanına Hazret-i Ali (radıyALLAHü anh) geldi. Peygamberimiz, onu mübârek paltoları altına aldılar. Daha sonra Hazret-i Fâtıma, Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin (radıyALLAHü anhüm) geldiler. Her birini bir tarafına alarak; “İşte bunlar benim Ehl-i Beyt’imdir” buyurdular. Bu yüksek kimselere “Âl-i Abâ” ve “Âl-i Resûl” de denir. Kitaplarda şu tarifleri de görüyoruz:
“Ehl-i Beyt”: Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın bütün âile fertleri. Mübârek hanımları, muazzez kızı Hazret-i Fâtıma ile mübârek damadı Hazret-i Ali ve bunların evlâtları olan Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin, onların çocukları ve kıyâmete kadar gelecek torunlarının hepsi.
Hattâ Peygamberimizin temiz soyunun bağlı olduğu Hâşimoğullarına da “Ehl-i Beyt” denir. Eshâb-ı kirâmdan Selmân-ı Fârisî (radıyALLAHü anh) de “Ehl-i Beyt”ten sayıldı.

Resûlullah’ın (aleyhisselam) soyu, Hazret-i Fâtıma’dan devâm etti. Hazret-i Hasan’ın çocuklarına ve torunlarına “Şerîf”, Hazret-i Hüseyin’in nesline de “Seyyid” denir. Peygamber efendimizin temiz ve mübârek kanını taşıyan seyyidler ve şerîfler, İslâm memleketlerinin birçok yerlerinde yaşamaktadırlar. Her birisi güzel ahlâk nümûnesi olup, yurdumuzda da sayıları pek çoktur.
İslâm âlimleri, Ehl-i Beyt sevgisini, son nefeste îmân ile gitmek için şart görmüşlerdir. Ehl-i Beyti sevmek her mümine farzdır. Bunlarda Resûlullah’ın zerreleri vardır. Onlara kıymet vermek, saygı göstermek her müslümanın vazîfesidir. Ehl-i Beyt ile ilgili Peygamber efendimiz hadis-i şeriflerinde buyurdu ki:
“Ehl-i Beytim, yâni evlâdlarım, Nûh aleyhisselâmın gemisi gibidir. Buna binen kurtulur, binmeyen helâk olur.”
“Sizlere dîn-i İslâmı getirdiğim için, bir karşılık istemiyorum. Yalnız bana yakın olan Ehl-i Beytimi sevmenizi istiyorum.”

Şefeat müjdesi
“Ümetimden Ehl-i Beytimi sevenlere şefâat edeceğim.”
Şâfiî mezhebinin kurucusu İmâm-ı Şâfiî hazretleri, bunu şöyle dile getirmektedir: “Ey Ehl-i Beyt-i Resûl! Sizi sevmeyi, ALLAHü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde emrediyor. Namazlarında size duâ etmeyenlerin, namazlarının kabul olmaması kıymetinizi, yüksek derecenizi gösteriyor. Şerefiniz ne kadar büyüktür ki, ALLAHü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde sizleri selâmlıyor.”


Büyük İslâm âlimi İmâm-ı Rabbânî (rahmetullahi aleyh) de buyurdu ki:
“Babam zâhir ve bâtın ilimlerinde yâni kalp ilimlerinde çok âlim idi. Her zaman Ehl-i Beyti sevmeyi tavsiye ve teşvik buyururdu. Bu sevgi insanın son nefeste îmânla gitmesine çok yardım eder, derdi. Vefât edeceklerinde baş ucunda idim. Son anlarında şuurları azaldığında, kendilerine bu nasîhatleri hatırlattım ve o sevginin nasıl tesir ettiğini sordum. O hâldeyken bile: ‘Ehl-i Beytin sevgisinin deryâsında yüzüyorum’ buyurdu..”
İnşâALLAH yarınki makalemizde de bir nebze “Ehl-i Beyti Sevmenin Önemi” üzerinde durmak istiyoruz.



“Ehl-i Beyt”i sevmenin önemi (seyyidler)

Dünkü makalemizde de ifâde ettiğimiz gibi, İslâm âlimleri, Ehl-i Beyt sevgisini, son nefeste îmân ile gitmek için şart görmüşlerdir. Ehl-i Beyti sevmek her mümine farzdır. Bunlarda Resûlullah’ın zerreleri vardır. Onlara kıymet vermek, saygı göstermek her müslümanın vazîfesidir. Dün bazı hadis-i şeriflerden bahsetmiştik.

İmâm-ı Şâfiî hazretlerinin şu sözünü de nakletmiştik: “Ey Ehl-i Beyt-i Resûl! Sizi sevmeyi, ALLAHü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde emrediyor. Namazlarında size duâ etmeyenlerin, namazlarının kabul olmaması kıymetinizi, yüksek derecenizi gösteriyor. Şerefiniz ne kadar büyüktür ki, ALLAHü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde sizleri selâmlıyor.”
Yine bu konuyla ilgili, büyük İslâm âlimi İmâm-ı Rabbânî’nin (rahmetullahi aleyh) bir sözünü de nakletmiştik...

İyilik yapana teşekkür edilir...
Birisi bir iyilik yapınca, ona teşekkür etmek insanlık icabıdır. Bu iyilik ne kadar fazla olursa, ne kadar kıymetli olursa, teşekkür de o oranda artar. Bize en büyük iyiliği, Ehl-i Beyt ve Eshâb-ı kirâm yapmışlardır. Çünkü dünya ve âhıret saâdetinin yolunu gösteren İslâmiyet, onlar vâsıtasıyle bizlere gelmiştir. Bunun için bunlara ne kadar teşekkür etsek, duâ etsek yine de azdır.
Ayrıca bunları sevmek, saygıda, hürmette kusur etmemek, Peygamber efendimizin emridir. Çünkü, Efendimiz, “Eshâbımı, zevcelerimi ve Ehl-i Beyt’imi seven ve onlara dil uzatmayan, Cennet’te benimle beraber olur”, “Ehl-i Beyt’im, Nuh aleyhisselâmın gemisi gibidir. Binen kurtulur, binmeyen boğulur” buyuruyor.

Peygamberimiz, Eshâb-ı kirâmı yıldızlara benzetti. Yıldıza uyan, yolu bulur. Ehl-i Beyt’i de, gemiye benzetti. Çünkü gemide olanın, yıldıza göre yol alması lâzımdır. Yıldızlara göre yürümezse, gemi sâhile kavuşamaz. Görülüyor ki, boğulmamak için, hem gemi, hem yıldız lâzım olduğu gibi, Eshâb-ı kirâmın hepsini ve Ehl-i Beyt’in hepsini sevmek, saymak lâzımdır. Birini sevmemek, hepsini sevmemek olur. Çünkü, insanların en iyisinin sohbeti ile şereflenmek fazileti, hepsinde vardır. Sohbetin fazileti ise, bütün faziletlerin üstündedir.

ALLAHü teâlâ onlardan razıdır
Peygamber Efendimizi sevenin, O’nun Ehl-i Beyt’ini (Âile efrâdını, çocuklarını, torunlarını) ve Eshâbını, yani arkadaşlarını da sevmesi lazımdır. Efendimiz, “Onları sevenler, beni sevdikleri için severler. Onlara düşmanlık edenler, bana düşman oldukları için ederler” buyurdu.
ALLAHü teâlâ, Eshâb-ı kirâmdan râzı olduğunu, onları sevdiğini Kur’ân-ı kerimde bildiriyor. ALLAHü teâlânın sıfatları ebedidir, sonsuzdur. Bu bakımdan Eshâb-ı kirâmdan râzı olması da sonsuzdur. Münâfıklardan birkaçının, imânsızlıklarını sonradan açıklamaları, Eshâb-ı kirâmın sonradan mürted olması demek değildir. Peygamberimiz, kendisini sevmekle Eshâbını sevmeyi bir tutmaktadır:


“Eshâbıma dil uzatmakta, ALLAHü teâlâdan korkunuz! Benden sonra onları kötü niyetlerinize hedef tutmayınız! Nefsinize uyup, kin bağlamayınız! Onları sevenler, beni sevdikleri için severler. Onları sevmeyenler, beni sevmedikleri için sevmezler. Onlara el ile, dil ile eziyet edenler, onları gücendirenler, ALLAHü teâlâya eziyet etmiş olurlar ki, bunun da muâhezesi, ibret cezâsı gecikmez, verilir” buyurmuştur.

Efendimiz lanet etmeyi sevmezdi, çok az kimseyi lanetlemiştir. Bunlardan biri de Eshâbına kötü söz söyleyenlerdir: “ALLAH’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti, Eshâbıma kötü söz söyleyenin üzerine olsun!” buyurdu.

Hepsi seçilmiş insanlardı
Eshâb-ı kirâmın hepsi âdil, sâlih, evliyâ, âlim, müctehid, seçilmiş insanlardı. Bunların üstünlüğünü Resulullah efendimiz şu sözleri ile ifade etmektedir: “ALLAHü teâlâ, bütün insanlar arasından beni seçti. Bütün üstünlükleri ve iyilikleri ihsân eyledi ve benim için eshâb ayırdı, seçti. Eshâbım arasından benim için akrabâ ve yardımcılar seçip ayırdı. Bir kimse, benim için, benim Peygamberliğim için, bunları sever ve sayarsa, ALLAHü teâlâ da, onu Cehennemden muhâfaza eder. Bir kimse, benim hatırımı düşünmiyerek, Eshâbımı sevmez, onlara dil uzatır, incitirse, ALLAHü teâlâ da, onu Cehennem azâbı ile yakar, sızlatır.”

İstisnâsız, bütün Ehl-i Beyti ve Eshâb-ı kirâmı sevmek, âhırette kurtuluş vesilesidir. Nitekim Efendimiz, “Kıyâmette, insanların hepsinin kurtulma ümidi vardır. Eshabıma söğenler bunlardan müstesnadır. Sırat köprüsünden ayakları kaymadan geçenler, Ehl-i beytimi ve Eshabımı çok sevenlerdir” buyurdu. Cenab-ı Hak bizleri bu sevgiden mahrum bırakmasın!..

(Prof. Dr. Ramazan Ayvallı).
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
HiFa
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 27 Nisan 2008, 17:18:54 »

YÜCE ALLAHA CC SIGINIYORUZ.

Peygamber efendimiz (s.a.v) bir hadisi-i seriflerinde:-her anacocugunun bir akrabasi vardir.bundan Fatima nin iki cocugu harictirki,onlarin yakini ve akrabasi benim- buyurmuslardir.(1)
Menavi merhum der ki:şu,Peygamberin bir özelligidir ki,kizlarinincocuklari hep yüce peygambere nisbet edilirsede Fatima nin cocuklarininözellikleri digerinde yoktur.yani öbürleri bunlara denk olamazlar.


Diger bir hadisi serifte de:-Her sebeb ve nesep,kiyamet günündekesilir.Benim sebeb ve nesebim bundan harictirki,kesilmez.-buyurmuslardir.(2)
Bilindigi gibi Ahiret gününde hic bir kimseye soy ve asalat tarafindanfayda yoktur.ben falan zatin ogluyum,falanlarin soyundanimdemek,dünyada oldugu gibi hele ahirette hic bir faydasaglamayacaktir.Nikah yönünden akrabaligin da faydasi olmaz.Hasili,kiyamet günü kimsenin kimseye yardimi dokunmaz. Ancak HZPeygambere gerek soy ,gerekse nikah yönünden ilgisi olanlarin nesebikesilmeyecek ve onlar bu yüzden seref bulup,HZ Peygamberin şefaati ileselamet ve saadete ereceklerdir.Alimler derler ki: hadisi serifte"SEBEB" ten maksat,müslümanlik ve takvadir."NESEP" ten maksat da nesilzürriyet,nikah yoluyla kurulan akrabalik,hatta süt anne ile meydanagelen akrabalik da dahildir.


Fakat cenab-i Hakk,Kuran-i Keriminde:-kiyamet günü kimseye soyu ve asaleti tarafindan fayda yoktur.-buyuruyor.(3)
Demek Peygamber efendimizin dünyada ve ahirette faydasi olan mübarekneseplerinden ayri olan nesepler hakkindadir.Tefsirciler bu şekildeaciklamakta,ibnü-l-Abidin merhum da böyle ifade etmektedir.(4)

Manavi de der ki: Peygamber efendimizin Fatima zehrayahitaben:-Ahirette üzerinize gelecek azabi uzaklastiramam,bunaselahiyetim yoktur.- buyurmasi,Ehl-i beytini farz ve vaciplerin yerinegerilmesine teşvik oldugu gibi ALLAH (cc) sevgisi,ALLAH korkusu vetakva gibi faziletlerle süslemek,dünya süslerinden sakindirmak veonunla kibirlenip gururlanmaktan men etmek icindir.
yani ben Rabbimin lütf ve keremi olmadikca kendi başima elimden bir şeygelmez.Mevla min izni olmadikca kim kime şefaat edebilir ? şu haldebenim şefaatim de ALLAH in iznine baglidir.ALLAH in izni oldugu zamanözel ve genel şefaatimi kullanacagim.

işte ozaman gerek soydan, gerek nikah yoliyle bana yakinligi olanlarbundan faydalanacaklardir. hatta yabancilar bile... Buna dayanarak HZ.ömer HZ. ali ile HZ. Fatima zehradan dünyaya gelen ümmü külsüm ün (r,a)nikahina talip oldugunda HZ. Ali -daha yaşi kücüktür- demisse deHZ.ömer:-maksadim ancak Peygamber ailesine katilmaktir,demiş, HZ.Alinin kabul etmesiyle HZ.Ömer le ümmü külsüm nikahlanmisti.


Hasili, bu hadisi serif,Peygamber Efendimize soy ve nikah yolu ile bag ve ilgisi olanlara pek büyük bir müjdedir.




HAZIRLAYAN-DERiNSULAR






kaynaklar:

1.teberani,fatima zehra dan rivayet etmistir.yenabiul mevedde, s.85

2.hakim ve beyhaki,HZ.ömerden rivayet etmislerdir. zürkan el mevahib, c,5, s.284

3.Müminun suresi, 101

4.ibnul Abidin, c. 1. s.897.
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
HawasHasan
Estağfirullah..
Administrator
*



Toplam Oyu: 1114
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12.058

Ve Birgün Bu Dünya Gül Bahçesine Dönecek..


WWW
« Yanıtla #4 : 27 Nisan 2008, 17:19:10 »

 Allah Razı Olsun Emeğine Sağlık
Logged

Gökten yağmur yağdıkça cihad tatlı ve hoştur. İnsanlar üzerine Kur'anı çokça okuyanların,
'Bu zaman cihad zamanı değildir'
dedikleri bir zaman gelecektir. Kim bu zamana ulaşırsa, bilin ki bu ne güzel cihad zamanıdır.
Dediler ki;
'Ya RasulALLAH bunu söyleyecek kimse var mı dır?'
Rasulullah (S.A.V) buyurdu ki;
'Evet bu kimse ALLAH'ın ,meleklerin ve bütün insanlığın lanetlediği kimsedir.'
[İmam Nevevi;Tagribul Tezhib,Şifa-i Essudur,Meşariul Eşvag ila Mesari El Uşşag]



Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
HiFa
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 27 Nisan 2008, 17:19:56 »

Bu mektûb da, şeyh Abdülvehhâba yazılmışdır. Bir seyyide yardım etmesini dilemekdedir:

Bereketleri çok olan kıymetli seyyidler “rahmetullahi teâlâ aleyhim “ din ve dünyâ efendisinin “aleyhi ve alâ âlihissalevâtü vettehıyyât” zerrelerini taşıdıkları için, kırık kalem ve kısa dil ile hâllerini bildirmekden ve kendilerini övebilmekden çok yüksekdirler. Ancak, se’âdete kavuşmağa sebeb olacağını düşünerek bu işe kalkışılabilir. Belki de onları ağzına almakla şereflenmeyi ve onlara karşı sevgi beslemek emrini yerine getirmek için bu büyük işe kalkışılır. Yâ Rabbî! Peygamberlerin efendisi hurmeti için “aleyhi ve alâ âlihi ve aleyhimüssalâtü vesselâm” o sevgilileri, bizim de sevmemizi nasîb eyle!

Bu mektûbu getiren Mîr Seyyid Ahmed, Sâmâne şehri seyyidlerindendir. İlm öğrenmekde, islâmiyyete sımsıkı sarılmakdadır. Geçim sıkıntısından dolayı oraya gelmişdir. Yüksek kapınızda yer varsa, kendisi çok yakışır ve uygun olur. Eğer yer yoksa, sevenlerinizden birine gönderirseniz, geçim sıkıntısından kurtarılmış olur. Hizmetçilerinizin fakîrlere ve muhtâclara olan yardımlarını iyi bildiğimden, hele çok kıymetli seyyidlerin imdâdına yetişilmesi için birkaç kelime yazmağa kalkışdım. Yola çıkarken izn almak se’âdetine kavuşamadı ise de, bizi sevenlerdendir. ALLAHü teâlâ sevgisini ve ihlâsını artdırsın! Dahâ uzun yazmak saygısızlığından çekindim.



(İmam-ı Rabbani hazretleri).

Ehl-i beyt için ise, (Ehl-i beytim, Nûh aleyhisselâmın gemisi gibidir. Binen kurtulur, binmiyen boğulur) hadîs-i şerîfi yetişir.

Büyüklerimizden ba’zısı buyurdu ki, Peygamberimiz “sallALLAHü aleyhi ve sellem”, Eshâb-ı kirâmı yıldızlara benzetdi. Yıldıza uyan, yolu bulur. Ehl-i beyti de, gemiye benzetdi. Çünki gemide olanın, yıldıza göre yol alması lâzımdır. Yıldızlara göre yürümezse, gemi sâhile kavuşamaz.

Görülüyor ki, boğulmamak için, hem gemi, hem yıldız lâzım olduğu gibi, Eshâb-ı kirâmın hepsini ve Ehl-i beytin hepsini sevmek, saymak lâzımdır. Birini sevmemek, hepsini sevmemek olur.

Çünki, insanların en iyisinin sohbeti ile şereflenmek fazîleti, hepsinde vardır. Sohbetin fazîleti ise, bütün fazîletlerin üstündedir.
[(Sohbet), bir kerre de olsa, berâber bulunmak demekdir.

(Hazânetürrivâyât)da diyor ki, (Din âliminin bir sâat kadar sohbetinde bulunmak, yediyüz sene ibâdet etmekden dahâ hayrlı olduğu (Mudmerât)da yazılıdır.

(İmam-ı Rabbani hazretleri).
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
zeynel...
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 3
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 134


« Yanıtla #6 : 23 Ekim 2008, 15:19:04 »

(İmam-ı Rabbani hazretleri).

Ehl-i beyt için ise, (Ehl-i beytim, Nûh aleyhisselâmın gemisi gibidir. Binen kurtulur, binmiyen boğulur) hadîs-i şerîfi yetişir.

 Rabbim bizi bu gemiye bindir          Emeğine Sağlık          Allah Razı Olsun Teşekkürler
Logged

“Zülme seyirci kalmak, zalime doğrudan destek anlamını taşır.”


Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
Etiket:
Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Hamas Nesli: İman, Cihad ve Şehadet Ailesi İslam'da Aile Hayatı Mucahid 2 185 Son Mesaj 26 Haziran 2007, 18:17:42
Gönderen: Mucahid
Nesli Tükenmekte Olan Canlı Türleri Öğrencilere Destek Amaçlı Konular.. HiFa 0 1165 Son Mesaj 07 Mart 2008, 21:26:33
Gönderen: HiFa
Furkan Vakfından Fetih Nesli Konferansı İslami Cemaatlerin Faaliyetleri yanlız 1 1239 Son Mesaj 24 Mayıs 2008, 22:38:55
Gönderen: HawasHasan
Beyt Hanun'da İsrail'i Şok Eden Şehadet Eylemi Filistin ŞEYHÜLİSLAM ibni teymiyye 0 100 Son Mesaj 11 Haziran 2008, 12:07:31
Gönderen: ŞEYHÜLİSLAM ibni teymiyye
Peygamberimiz (s.a.v) in Soyu Siyer Muttαki 11 241 Son Mesaj 11 Kasım 2008, 13:08:43
Gönderen: Muttαki
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: