Selamun Aleykum
Selamun Aleykum, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Özel Arama
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Reklamlar
Şifalı Bitkiler


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu İnsan ol!! İnsan!!!
Cevap SayisiCevap Sayisi: 4 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 197 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İnsan ol!! İnsan!!!  (Okunma Sayısı 197 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mücahidetün
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 5
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169


« : 23 Mayıs 2007, 12:34:07 »

Şifalı bitkiler, bitkisel yağlar hangi hastalığa hangi bitki iyi gelir, doğal yoldan zayıflama..



Adamın biri, büyük bir şehre gelmişti. Çarşıyı gezerken güzel kokular satan attarların sokağına saptı. Dükkanlardan gül, menekşe, kokuları dalga dalga sokağa dökülüyordu. Adam birkaç adım attı. Güzel kokular başını döndürmüştü. Fazla dayanamadı, düşüp bayıldı.
Halk, bayılan adamın başına üşüşmüştü. Kimi kalbini yokluyor, bileklerini ovuyor, kimisi de gül suyu ile yüzünü yıkıyordu. Ne yaptılarsa adamı ayıltamamışlardı. Ferahlatıcı kokular, gülsuları boşuna harcanmış, adam bir türlü kendine gelememişti. Ve baygınlığı daha çok artmıştı. Çaresiz kaldılar. Etrafa haber salarak akrabalarını arattılar. Hiç kimse adama sahip çıkmıyor, saatler geçtiği halde adam da bir türlü kendine gelemiyordu. Akşama doğru oradan geçen bir debbağ (derileri terbiye eden) adamı tanımışta. Kalabalığa seslendi:
"- Sakın ona gülsuyu serpmeyin! Ben onun hastalığının ne olduğunu biliyorum. Siz ona hiç dokunmayın, ben biraz sonra geleceğim..." diyerek uzaklaştı. Bir vîraneye girdi. Avucuna bir parça gübre aldı. Attarlar sokağına gelerek, gizlice, gübreyi bayılan adamın burnuna tuttu. Hayret!.. Adam kendine gelmeye başladı. Biraz sonra da ayağa kalktı. Debbağla birlikte yürüyerek gitti.
Bayılan adam da bir debbağdı. Yıllarca kokmuş deriler arasında pis kokulara alışmış, attarlar sokağında güzel kokulara dayanamayarak düşüp bayılmıştı.
MESNEVİ:
- Mayıs böceği daima pislik taşır durur. Bu yüzden de gül suyundan bayılır. Onun ilacı yine pis kokulu şeylerdir. Çünkü ona alışmıştır, onunla hall ü hamur olmuştur.
Nasîhatçiler de, kasvetli kişiyi, kendisine bir kapı açılması, iyileşmesi ve şifa bulması için hikmetli güzel sözlerle, amberle, gülsuyu ile tedavî etmek isterler.
Kime öğüdün güzel kokusu fayda vermezse, muhakkak o, kötü kokulara alışmıştır.
Sen de nurdan, öğütten, iyilik ve güzellikten nasîbini al!.. Burnunu pisliğe sokma da, mayıs böceği olma! İNSAN OL, İNSAN!..." (Beyit: 278-281)
Sabah meltemi; gül, karanfil ve nadîde çiçeklerini açmış bir bahçe üzerinden eserek geçtiği zaman, nefis, leziz ve gönüllere bahar ferahlığı veren kokularını estiği yerlere alır götürür.
Gönül erleri, salihler ve arifler de kalplerindeki muhabbet, aşk ve vecdlerini sohbetlerine taşırlar. Kalplerindeki esrarın nuru cemaate akseder. İn'ikas ve insibağ (boyanma) neticesinde kabiliyyet ve istidada göre gönüller feyz ve hakikatin nuru ile dolar.
Eshab-ı Kehf'in Kıtmîr'i bir köpek olduğu halde, sadıklarla beraberliğinin ve onlara mağara kapısında sadakatle bekçilik etmesinin bereketi ile cennete girecektir.
Mevlana (k.s.) bu vakıayı şöyle anlatır:
"Eshab-ı Kehf'in köpeği ki, o cezbe (feyz-i ilahî) sayesinde murdarlıktan kurtuldu. Ve padişahların sofrasının başına oturdu."
"O köpek Eshab-ı Kehf'in sohbetini ihtiyar eylemiş olduğu için mağara kapısı önünde çanaksız, çömleksiz olarak rahmet-i ilahiyye suyunu arifler gibi içti."
Teaffün etmiş (kokuşmuş) mezbele ve leşler üzerinden geçip gelen bir meltem de, onların mülevves kokularını alarak etrafa yayar, nefesleri tıkar ve ruhları daraltır.
Kulluk lezzetinden mahrum fasıkların meclislerinde de çevrelerine kasvet yayılır. Onlar da birbirlerinin kasvetleri ile hem-hal olurlar. Kasvetlerinin yarenliği ile lezzetlenirler.
Mevlana (k.s.) bir beyitinde:
"- Mezarlığa git de orada bir müddet sessizce otur!. Orada susmuş söyleyenleri dinle!" buyurur.
Nasıl bir fareyi gül bahçesinde barındırmak mümkün değilse, zıddı olan bir bal arasını da alıştığı alemin dışında yaşatmak mümkün değildir. Zîra onun gıdası, teneffüs sahası, çiçek özlerinin içindeki alemdir. Onu da bunun dışındaki bir mekanda yaşatmak mümkün değildir. Her varlık, hayatını ancak kendi tab'ına uygun bir mekanda idame ettirebilir.
İnsan da bu kaidenin dışında değildir!
Yüksek ruhlar hakikat-ı Muhammedîyye'den in'ikas eden füyuzatla gıdalandıkları gibi, habîs ve fasık ruhlar da habasetle tatmin olur.
Hz. Ebûbekir (r.a.), Rasulullah (s.a.)'in sîmasına bakar; "Amnan ne kadar güzel!" diye hayret ederdi. Ebû Cehil de o mübarek yüzden tam tersi bir intiba alır ve ondan nefret ederdi. Bu farklılığın sebebi; her ikisinin de ayine-i Muhemmedî'de kendi hakikatlerini görmeleriydi.
Vereset'ül Enbiya (Evliyaullah) hazeratı:
"Biz cilalı ayna gibiyiz, herkes bizde suretini görür!" buyurmuşlardır.
Hiç bir ayna hatır için yalan söylemez ve çirkini güzel, güzeli de çirkin olarak göstermez! Kendisine akseden şey her ne ise görüntüsü de ondan ibarettir. Evliyaullah da, tecellî-i ilahi karşısında olsun, eşya muvacehesinde olsun, birer ayna gibidir. Onlara bakan kendisini görür.
Şeyh Niyazî-i Mısrî (k.s.):
"Halk içre ayineyim. Herkes bakar bir an görür.
Her ne görür, kendini görür; ger yahşî (güzel), ger yaman (çirkin) görür." beytinde gönüllerinin bir ayna olduğunu ne güzel belirtir.
Mevlana (k.s.) buyurur:
"- Bir kimse incinecek, yahud bir şahıs utanacak diye ayna ve terazî doğruyu söylemekten çekinirler mi?
Ayna da terazî de yüksek birer mihenk taşıdır. "Hatırım için doğruyu gizle, fazla göster eksik gösterme diye yalvarsan, onlar sana cevap verirler ki: "Herkesi güldürme. Ayna ve terazî karşısında hîlekârlık olur mu?
Hasta ve yaralı kimse nasıl kendini tedavî edemeyip bir doktor veya operatör arar ise ahlak hastası ve manen yaralı kimseler de tasfiye-i ahlak hekiminin yani bir mürşidi kamilin tedavisi altına girmek mecburiyetindedir.
Olgunluğa eriştiğini zanneden bazı kişiler sureta mahviyyet göstermeğe çalışırlar. Aczlerinden ve noksanlarından bahsederler. Lakin bu halleri ciddi değildir. Gösteriş içindir. Biraz deşilip üzerine gidildiğinde ucub ve gurur ile dolu bir kalb bataklığı ortaya çıkar.
Mevlana (k.s.):
"Bu benlik ve gurur bataklığının temizlenmesi için bir mürşidi kamilin himmet ve feyzi zarurîdir." buyurur.
Bazı kimseler vardır ki, onlar, sırf kitap okumakla nefslerini ıslah edeceklerini, ucub, gurur ve kibirden sıyrılacaklarını zannederler.
Böyle bir hareket bir kanser hastasının tıp kitabı okuyup kendisini tedavî etmesine benzer. Doktorlar bile hastalanınca başka bir doktorun tedavîsi altına girerler. Çünkü bir insan kendi hastalığını bizzat teşhis edemez Bu bir enfusî hadisesidir. Hiç bir hakim de kendisine aid meselede bir hüküm veremez. Diğer bir hakimin huzuruna çıkması elzemdir.
Kibir gurur ve övünme duyguları insanın içine çuvaldız gibi saplıdır. Kişinin kibirlenmesi kendisinden gördüğü üstünlüklerden ileri gelir. Ancak bir kimse hak bir yola intisab ettiği takdirde bütün bu fazilet ve üstünlüklerin, kesinlikle ve gerçek olarak ALLAH (c.c.) da bulunduğunu anlar Kendisindeki her şeyin, ALLAH (c.c.) tarafından ona emanet olarak verildiğini görür.
Zeyd b. Harise (r.a.) Rasûlullah (s.a.)' in sohbetlerinde, vecd ile dolar ve istiğrak halinde yaşardı.
Hz. Peygamber (s.a.)
İmanın hakîkati nedir?" diye sorduğu vakit, Harise (r.a.):
Dünyadan el etek çekince gündüzlerim susuz gecelerim uykusuz hale geldi. Rabbımın arşını açıkça görür gibi oldum. Birbirlerini ziyaret eden cennet ehli ile, yekdiğerlerine düşman kesilen cehennem ehlini görür gibiyim! demişti.
Yine Harise (r.a.):
Dünya lezzetlerinden el etek çekince ALLAH (c.c.) kalbimi nurlandırdı da daha evvel bana gaib olan hususlar gözle görülür gibi bir vazıyete geldi diye durumunu haber vermiştir.
Mevlana (k.s.) Harise'nin bu istiğrak halini, beyitlerinde şu şekilde anlatır.
Harise (r.a.):
"Rasûlullah (s.a.)'a gördüklerimi anlatayım mı?" diyerek izin ister ve anlatmaya başlar "Ahirette şakilerin giyeceği elbiseyi halka göstereyim. Orada peygamberler için çalınacak tabi ve koşun sesini de duyurayım.
Coşkun ve taşkın bir halde bulunan kevser havzini göstereyim de, suyu halkın yüzüne serpilsin, sesi de kulaklarına değsin!
Susamış kimselerin o havuz etrafında koştuklarını açıkça... östereyim!.Onların omuzları omuzlarıma dokunuyor. Bağrışmaları kulağıma geliyor!.
"Cennetlikler seviçlerinden gözümün önünde kucaklaşarak birbirleri ile musafaha ediyorlar ."
Cehennemliklerin de ah-vah âvâzeleri ile inleyip feryad etmeleri adeta kulağımı sağır edecek!."
"Bunlar derinden söylediğim bir takım işaretlerdir. Daha da söyleyeceğim ama, Rasûlullah (s.a.)' in azarlamasından korkuyorum!." dedi.
Sekr-i maneviyyeye mustağrak olarak böyle söylüyordu.
Hz. Peygamber (s.a.)
"Kendini topla! Sus!" diye onun yakasını çekti.
Bazen Rasûlullah (s.a.) de öyle manevî zevk ve feyz ile dolardı ki bu hale devamlı olarak tahammülü mümkün olmazdı. Hassaten vahyin nüzulü esnasında fevkalade ızdırab çeker, inci tanesi gibi terler dökerdi. Bazen de bu istiğrak had safhaya vardığında:
Ya Aişe, rûhaniyet beni istila etti Gel biraz bana söz söyle!." diyerek beşerî iklime rucu ederdi.
Aksine dünya galip gelince de:
"Ya Bilal" Bir ezan oku!" buyurarak beşer hayatı için zarurî olan dengeyi kurardı.
Aksi halde, insana emsal olan o mübarek varlığın, arkasındaki kafile ile beraberliği sağlanamazdı.
Sohbet-i Nebeviyye iklimindeki feyze en çok mustağrak olan Hz. Ebûbekr (r.a.) idi. Hz. Peygamber (s.a.) ile bazen öyle hususî sohbetleri olurdu ki, bunlara başkaları asla muttali olamazdı. Bakınız Hz. Ömer (r.a.) bu manzarayı nasıl anlatıyor:
"Rasûlullah (s.a.)'in huzuruna girdim. Hz. Ebûbekir (r.a.) ile ilm-i tevhid hakkında sohbet ediyorlardı. Aralarında oturdum. Sanki Arapça bilmeyen biriymişim gibi sözlerinden hiç bir şey anlamadım.
"Bu hal neyin nesidir? Siz Peygamber (s.a.) ile hep böyle mi sohbet edersiniz? diye sordum Hz. Ebûbekir (r.a.):
"Evet bazen Rasûlullah (s.a.) ile baş başa iken böyle sohbet ederiz " buyurdu.
Bir Hadîs i Şerifte Hz. Peygamber (s.a.):
"Biz peygamberler cemaatı insanların seviyesine inmeye ve onların akıllarının alacağı tarzda söylemeye me'muruz." buyurmuştur.
Diğer bir Hadîs- Şerif'de:
İnsanlara kendi aklınızın erdiği kadar değil, onların akıllarının kavrayacağı derecede söyleyin!" emri verilmiştir.
Dünyanın darü'l-gurur yani aldatıcı bir alem olduğuna dair bir Hadis-i Şerif olduğu gibi onun sahhare (çok sihirleyici) ve gaddare (çok acımasız) olduğunu beyan eden Hadîs-i Şerifler de vardır. Dünyanın geçici bir alem, bir gölge olduğunu, en bariz hakikatin ölüm olduğunu hepimiz bilidiğimiz, hatta en yakınlarımızın olup gittiğini bir çok kereler gördüğümüz halde yine o vefasız bekasız dünyaya aldanmaktan ekseriya kendimizi kurtaramayız.
Bu hal, Hadîs-i Şerif de buyurulduğu gibi, dünyanın sahhare (çok sihirleyici) olmasındandır işte bu gafletimiz de onun bu sihrinin eseridir.
Mevlana (k.s.) dünyanın sihrini ve sihirbazlığını aşağıdaki beyitlerde şöyle ifade eder
"O sihirbaz, ay ışığında alelacele beş yüz arşın kumaş ölçer"
"O senin gümüş akçe gibi olan ömrünü alınca ömür gümüşü gitmiş hayalî kumaş ortadan kaybolmuş sermayen ise, boşalmış olur.
Ey dünya sihrine sürüklenen kimse, sana (Kul Eüzü)'yü okumak;
Ya Rabbî' Lütfet, beni bu üfürüklerden ve nefsanî dünya lezzetlerinden koru'" diye dua...
[/size]


Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 17.033


View Profile
Re: İnsan ol!! İnsan!!!
« Posted on: 02 Aralık 2008, 23:16:41 »

 
      uyari
Selamun Aleykum Ziyaretçi. Sitemize Hoş Geldiniz.. islami sitemizin içeriğinden daha iyi faydalanmak ve mesaj yazmak için üye olmanız gerekmektedir.. sitemizde islami içerik bulunmaktadır.. bulamadığınız herhangi bir konuyu bildirerek yardım alabilirsiniz.. Katkılarınızdan ve Desteklerinizden Ötürü Teşekkür Ederiz... Üye Olmak için Aşağıdaki "Üye Ol" Kısmını Tıklayabilirsiniz..

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İnsan ol!! İnsan!!! oyunları, İnsan ol!! İnsan!!! programı, İnsan ol!! İnsan!!! oyunu indir, İnsan ol!! İnsan!!! program yükle, İnsan ol!! İnsan!!! download, İnsan ol!! İnsan!!! hikayeleri, İnsan ol!! İnsan!!! resimleri, İnsan ol!! İnsan!!! haber, İnsan ol!! İnsan!!! yükle, İnsan ol!! İnsan!!! videosu, İnsan ol!! İnsan!!! msn eklentisi, şarkı sözleri, dizisi
Logged
Kimsesiz_UfuK
Süper Üye
*



Toplam Oyu: 105
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.285

ALLAH her nefse ancak tasiyabilecegini yukler!!


« Yanıtla #1 : 23 Mayıs 2007, 12:44:24 »

ALLAH RAZI OLSUN İNŞ. PAYLAŞIM İÇİN...
Logged

Rabbim... Senden Başka Hiçbirşeyi Olmayan Ben Senden Başka Herşeyi Olana Acırım
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Zaman akıp giden nehirdir. Sonu uçsuz bucaksız denizdir. Eğer bu nehre kapılırsan gideceğin yer Cehennemdir..


Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
mücahidetün
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 5
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169


« Yanıtla #2 : 23 Mayıs 2007, 13:19:00 »

ecmain İnşaAllah..
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
HawasHasan
O şimdi Memlekette..
Administrator
*



Toplam Oyu: 1119
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12.162

Ve Birgün Bu Dünya Gül Bahçesine Dönecek..


WWW
« Yanıtla #3 : 23 Mayıs 2007, 16:07:40 »

Allah Razı Olsun..
gerçekten çok harika bir yazı..
mesnevi gerçekten harika bir eser.. hepsini okumanızı şiddetle tavsiye ederim inş.
Logged

Gökten yağmur yağdıkça cihad tatlı ve hoştur. İnsanlar üzerine Kur'anı çokça okuyanların,
'Bu zaman cihad zamanı değildir'
dedikleri bir zaman gelecektir. Kim bu zamana ulaşırsa, bilin ki bu ne güzel cihad zamanıdır.
Dediler ki;
'Ya RasulALLAH bunu söyleyecek kimse var mı dır?'
Rasulullah (S.A.V) buyurdu ki;
'Evet bu kimse ALLAH'ın ,meleklerin ve bütün insanlığın lanetlediği kimsedir.'
[İmam Nevevi;Tagribul Tezhib,Şifa-i Essudur,Meşariul Eşvag ila Mesari El Uşşag]



Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
mücahidetün
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 5
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169


« Yanıtla #4 : 23 Mayıs 2007, 17:21:27 »

İnşaAllah..ecmain..
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
Etiket:
Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
İnsan??? Sorularla İslam ZaKíR 6 324 Son Mesaj 17 Temmuz 2007, 19:36:11
Gönderen: WwwMuhabbetullahCom
İNSAN... Şiir memocan021 3 117 Son Mesaj 13 Şubat 2008, 13:11:01
Gönderen: memocan021
İnsan bir şey yaratamaz Sorularla İslam kaizen 2 77 Son Mesaj 25 Ağustos 2008, 11:38:25
Gönderen: ayşegül
Kurtla İnsan Hikaye ainanç 0 35 Son Mesaj 20 Eylül 2008, 15:24:10
Gönderen: ainanç
İnsan mı oldu? Şiir KusursuZaLim 1 57 Son Mesaj 13 Ekim 2008, 15:30:44
Gönderen: akifen
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Muhabbetullah.Com Bağlantılar
Secured Loans | Per Insurance | Direct TV | Books | Mortgages
|Reklam| |Alıntı Koşulları| |Arşiv| |Arşiv2| |Wap| |Wap2| |imode| |XML| |Rss1| |Rss| |Tags| |Sitemap| |UrlList|

kurye Diyet | Zayıflama Program Download Forum diyet ilahiler zayıflama dizi izle ssk Gazeteler video izle Sohbet tv izle evden eve nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat Araba Yarışı oYuNLAR
Muhabbetullah.Com En iyi 1024x768 - 1280x1024 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.
Muhabbetullah.Com Bir Forum Sistemidir.ve siteye gönderilen tüm mesajlar onaydan geçmeksizin anında paylaşılmaktadır. Muhabbetullah.Com Yönetimi yazılan mesajlardan sorumlu değildir.
Yasalara aykırı bulduğunuz mesajları linkleriyle beraber HawasHasan[at]Gmail.Com adresine bildirebilirsiniz. Şikayetiniz en kısa sürede incelemeye alınacaktır.
For English Please let us know any illegal activity to HawasHasan[at]Gmail.Com

Selamun Aleykum
Sitemize Üye Olarak
Daha iyi Faydalanabilirsiniz.
Üye olmak için tiklayin