|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
Robot Moderatör
|
Selamun Aleykum Ziyaretçi. Sitemize Hoş Geldiniz.. islami sitemizin içeriğinden daha iyi faydalanmak ve mesaj yazmak için üye olmanız gerekmektedir.. sitemizde islami içerik bulunmaktadır.. bulamadığınız herhangi bir konuyu bildirerek yardım alabilirsiniz.. Katkılarınızdan ve Desteklerinizden Ötürü Teşekkür Ederiz... Üye Olmak için Aşağıdaki "Üye Ol" Kısmını Tıklayabilirsiniz..
Anahtar Kelimeler: Mevlana ve Mesnevi'den oyunları, Mevlana ve Mesnevi'den programı, Mevlana ve Mesnevi'den oyunu indir, Mevlana ve Mesnevi'den program yükle, Mevlana ve Mesnevi'den download, Mevlana ve Mesnevi'den hikayeleri, Mevlana ve Mesnevi'den resimleri, Mevlana ve Mesnevi'den haber, Mevlana ve Mesnevi'den yükle,
Mevlana ve Mesnevi'den videosu, Mevlana ve Mesnevi'den msn eklentisi, şarkı sözleri, dizisi
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 15 Ocak 2008, 00:17:20 » |
|
 |
|
 |
 |
İlk paylaşımı ben yapayım..
Bu kıssayı okuduğumda çok etkilenmiştim.. Bir çok hakikate işaret ediyor..
Mesnevi'den DOĞAN VE BAYKUŞLAR [/size][/font][/color]
Bir doğan yolunu kaybetti , kaza ve kader galip gelip viranede baykuşların arasına düştü ve bir söylentidir gitti :
-Kendinize gelin ; doğan kuşu yerinizi , yurdunuzu almaya geldi!…
Kızgın mahalle köpekleri gibi hepsi başına üşüştüler doğanın… her biri, birer tarafından çekiştirerek başına vurmaya , güzelim kanatlarını yolmaya başladılar.
Doğan diyordu ki :
-Baykuşlara bunlar gibi yüzlerce vîrane bağışlamışken , bu muameleye layık mıyım?.
Boşuna tasalanıp kendinize kıymayın , buralarda kalıcı değilim.
Şu harabeler sizin gözünüze hoş görünebilir , lâkin benim yerim padişahın yanıdır.
Baykuşlardan biri dedi ki :
-Doğan sizleri evinizden barkınızdan etmek için hile yapıyor.
Kendini isteksizmiş gibi gösteriyor ama aldanmayın.
Hırsından balçığı pekmez gibi yer. Sakın ola ayıya kuyruğunuzu kaptırmayın.
Bizler gibi saf olanları yoldan çıkarmak için padişahtan , padişahın yolundan bahsediyor!…
Hiç , bir kuşcağız padişahla düşüp kalkar mı? Bir parçacık aklınız varsa sözünü dinlemeyin onun.
Padişahın , adamlarıyla kendini arıyor olduğunu söylemesi de bir ham hayalden , malihulyadan başka bir şey değildir.
Ne padişahın , ne de vezirin cinsindendir kendisi!… Buna ancak ahmaklar inanır!…..
Doğan dedi ki :
-Bir tüyüm bile kopsa, padişah baykuş yuvasının kökünü kazır … bırakın baykuşu , başka bir doğan beni incitirse ; doğan başlarından tepeler yapar.
Hayalim ; padişahın gönlündedir , bensiz duramaz.
Öyle bir doğanım ki ; Hüma bile bana hayran olurken , baykuş da kim oluyormuş ki sırrımı bilsin!…
Ama bir zamanlar baykuşlarla hemdem etti de beni , onlar da doğanlaştı.
Bana yapışın da , baykuş olsanız bile doğanlaşın.
Kimin derdine derman olursa o padişah ; ney gibi feryad eder, sessiz kalamaz.
Mülk sahibiyim ben , başkalarının yemeğini yemiyorum .
Padişah benim davulumu çalmakta , davulumdan çıkan ses de : İrciî ‘dir.
Hâşa , padişah cinsinden değilim , böyle bir iddiam olmadı. Fakat O’nun tecellisiyle , O’nun nûruna sahibim.
Cinsimiz , padişah cinsinden olmadığı için varlığımız , onun varlığına büründü, yok oldu!… Varlığımız kalmayınca da ; tek olarak O’nun varlığı kaldı.
Ben O’nun ayağının altında bir toz gibiyim. Can da , canın nişaneleri de toprak oldu. O’nun ayak izleri kaldı üzerinde!…
-Başı dik kişilere tac olmak için o izi bul, ayağı altında toprak ol.
Şekle aldanma ; sûret nicelerinin yolunu kesti.
Can bedenle birleşmiştir ama, can bedene benzer mi hiç?…
Can ; canlar canını taşır … Kulun “Yarab!…” sözüne , ALLAH’tan “Lebbeyk!..” cevabı geldikten sonra , nasıl olur da “Yarab!..” demekte kusur eder?…
Fakat bu “Lebbeyk!..” öyle bir hitaptır ki , işitmezsin lâkin , baştan aşağıya kadar bütün vücudunla tadabilirsin!… Mesnevi : 2.Cild
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 15 Ocak 2008, 08:29:30 » |
|
 |
|
 |
 |
Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır
Ey kardeşim!Sen fikirden ve düşünceden ibaretsin.Senin varlığın bunlardandır.Geri kalan sinir ve kemiktir ki,onlar hayvanlarda da vardır.
ALLAH ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..
Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.
İnsan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır
Nedamet ateşiyle dolu bir gönülle,nemli gözlerle tövbe et ! Zira çiçekler güneşli ve ıslak yerlerde açarlar.
Kimden kaçıyoruz. Kendimizden mi? Ne olmayacak şey! Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak'tan mı? Ne boş zahmet!
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
İslamsız Hayat,Hayat değildir,Hayata hükmetmeyen İslam,İslam değildir,Onu hayatına geçirmeyen Müslüman,Müslüman değildir.
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 18 Şubat 2008, 12:57:24 » |
|
 |
|
 |
 |
"Ney gibi hem zehir, hem panzehir; hem demsaz, hem müştak bir şeyi kim görmüştür?" (Mesnevi 12. beyit)
Ney dinleyenin kabiliyetine göre hem zehir, hem panzehir tesiri gösterir. Heva ve heves erbabından olanlara, şüphesiz zehir gibidir. Çünkü kendisindeki şehvaniyet ve hayvaniyeti artırır.
Fakat görülüp işitilen her güzellikten ALLAH'ı hatırlayanlar için de, şüphesiz, panzehir gibidir. Çünkü kalpteki gaflet zehirini giderir.
Ricalullah Hazeratı da ney gibidirler. Şekavet-i ezeliyye erbabına karşı, zehir zenberek olurlar. Saadet-i ezeliyye ashabına ise şifa tesiri gösterirler.
Nebiyy-i Muhterem (sav) Efendimiz, rahmeten lil alemin olduğu gibi, varis-i kamili bulunan ehlullah hazeratı da rahmetli ve şefkatlidirler. Fakat icab edenlere karşı sert ve şiddetlidirler. Buna da verasetle memurdurlar. Çünkü Cenab-ı Hak Habib-i Edibine: "Ey Peygamber-i Ekber; kafirler ve münafıklarla uğraş ve onlara karşı sert davran." buyurmuştu. Zira onlar, nezaketten anlayacak kabiliyette değildirler. O gibilere karşı gösterilecek mülayemet, kendilerinin kabalığını artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Kerim olan; keremin, ihsanın, iyiliğin ne demek olduğunu anlayan bir kimseye ikram edersen; onu kendine kul, köle yapmış olursun. Lakin bir leime, bir alçağa ikram gafletinde bulunursan şımarır, büsbütün temerrüd ve teannüd gösterir. Binaenaleyh:
“Kılıç kullanılacak yerde ihsan edilmesi; ihsan edilecek yerde kılıç kullanmak kadar zararlıdır.”
İşte bu gibi hikmetlere mebni, evliyaullah hazeratı, ezeli şakilere karşı zehirdir. İlmen, amelen, itikaden zehirlenmiş; lakin manevi hastalığı tedavi kabul edecek dereceyi geçmemiş olanlar için de panzehirdir.
Keza evliyaullah, kabil-i hitab olanlarla ve terakkiye istidadı bulunanlarla sohbet edip arkadaş olurlar, hatta öylelerine müştaktırlar.
(Şerh-i Mesnevi'den)
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 18 Şubat 2008, 14:48:48 » |
|
 |
|
 |
 |
Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.
***
O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.
***
Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
***
İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.
***
Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek ALLAH’ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.
***
Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
***
Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.
***
Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?
***
Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır.
***
Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.
***
Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
***
Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak.
***
Herkes güneşi görebilseydi, güneşin ışıklarına delalet eden yıldızlara ne ihtiyaç vardı?
***
“Dünyada sevgiye dair ne varsa ben orada varım, savaşa dair ne varsa ben orada yokum.”
*** “Ey müslüman, edep nedir?” diye sorarsan bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül etmektedir. Kimi, “falan adamın huyu kötü, tabiatı fena” diye şikayet eder, görürsen, Bil ki, bu şikayetçinin huyu kötüdür; kötüdür ki o kötü huylunun kötülüğünü söylüyor! Çünkü iyi huylu, kötü huylulara, fena tabiatlılara tahammül eden, onların kötülüğünü söylemeyen kişidir.
*** Cebrail’le canların kıblesi Sidre’dir, karnına kul olanların kıblesi sofra. Arif’ in kıblesi vuslat nurudur, filozoflaşan aklın kıblesi hayâl. Zahid’in kıblesi ihsan sahibi ALLAH’tır, tamahkârın kıblesi altınla dolu torba. Manâ gözetenlerin kıblesi sabırdır, sûrete tapanların kıblesi taştan yapılan sûret. Batın âleminde oturanların kıblesi lütuf ve ihsan sahibi ALLAH’tır, Zahire tapanların kıblesi kadın yüzü.
***
Dünyadan geçen kişiler de yok olmamışlardır, fakat ALLAH sıfatlarına bürünmüşlerdir. Onların sıfatları, Hak sıfatlarına karşı, güneşin karşısındaki yıldızlara dönüşmüştür.
***
Dünya sevgisi, dünya geçimiyle savaşma yüzünden sana o ebedi azabı ehemmiyetsiz gösterir. Ölümü bile ehemmiyetsiz bir hale getirirse bunda şaşılacak ne var ki? O sihriyle bunun gibi yüzlerce iş yapar!
***
İyilik, hoşluk zamanında hepsi dosttur, eştir. Fakat dert ve gam zamanı ALLAH’tan başka kim sana dost?
***
Sevgiden acılıklar tatlılaşır. Sevgiden bakırlar altın kesilir. Sevgiden tortulu, bulanık sular, arı-duru bir hale gelir, sevgiden dertler şifa bulur. Sevgiden ölü dirilir, sevgiden padişahlar kul olur. Bu sevgide bilgi neticesidir. Saçma sapan şeylere kapılan kişi nasıl olur da böyle bir tahta oturur ki? Noksan bilgi nereden aşkı doğuracak? Noksan bilgi de bir aşk doğurur ama o aşk, cansız şeylerdir. Noksan bilgi sahibi, cansız bir şeyde dilediği şeyin rengini görünce adeta bir ıslıktan sevgilinin sesini duymuş gibi olur.
***
Gönül ehlinin ilimleri, kendilerini taşır. Ten ehlinin ilimleriyse kendilerine yüktür. Gönle uran, adamı gönül ehli yapan ilim; insana fayda verir. Yalnız tene tesir eden, insanın malı olmayan ilim yükten ibarettir.
***
“Dua ve ibadet ALLAH ile olmaktır. ALLAH ile olan kimse için ölüm de, ömür de hoştur.”
***
“ALLAH için ateşe atılmak vardır, Lakin ateşe atılmadan önce kendinde İbrahimlik olup olmadığını araştır. Çünkü ateş İbrahimleri tanır ve yakmaz.”
***
Hayatta muvaffak olmak için üç sey lazımdır: Dikkat, intizam, çalışma.
***
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.
***
Ayıpsız dost arayan , dostsuz kalır..
***
Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır.
***
Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…
***
Kimde bir güzellik varsa, bilsin ki ödünçtür.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 17 Nisan 2008, 14:25:33 » |
|
 |
|
 |
 |
KALPTE NE VARSA, YANSIYAN ODUR
Ahlâk, kalbin içindeki şeylerin dışa yansımasıdır. Herkes, davranışları ile fıtratında gizlenen sıfat ve kabiliyetleri ortaya koyar. İnsanın davranışlarını yönlendiren merkez kalptir. İnsanın dili, eli, gözü, kulağı, ayağı ve diğer azaları kendi başına bir iş yapmaz. Bu organlar nasıl hareket edeceğini bilmez ve belirlemez. Hepsi memurdur, amirleri kalptir.
İnsanın iradesiyle yaptığı bütün işler kalbin emrine ve yönlendirmesine göre yapılır. Yapılan her iş kalbin meylini, muhabbetini, irade gücünü, tercihini ve aklın seviyesini gösterir.
Kalbi sıhhatli ve güzel olan kimsenin işleri sağlam ve güzel olur. Kalbi hasta olan kimsenin ise, işleri sakat ve bozuk olur.
İnsanın davranışlarındaki bozukluk, kalbinin inkâr, gaflet ve günahla manen hasta oluşundan kaynaklanır. Kalp, Yüce Yaratıcı'yı tanımakla sıhhat bulur, güzel bir tevbe ile manevi hastalıklardan kurtulur. ALLAH sevgisiyle kuvvetlenir, zikir ile huzura erer, edeple süslenir, ibadet ve itaatla güzel olur.
Bir kul,Yüce Rabbi'ni ne kadar tanırsa o derece sever, sevgisi kadar zikreder, bu zikri hayatına yaydığı kadar edepli olur. Böyle olunca da herkes Yüce ALLAH'ı ne kadar tanıdığını ve sevdiğini davranışları ile ölçebilir.
Rasulullah s.a.v. Efendimiz, kalbin konumunu şöyle belirtmiştir:
"İnsanın vücudunda bir yer var ki, orası güzel olursa bütün beden güzel olur, bozuk olursa bütün beden kötü olur. Dikkat edin o kalptir." (Buharî, Müslim, İbnu Mace)
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 24 Haziran 2008, 14:38:13 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|