|
|
 |
« : 27 Haziran 2007, 03:43:50 » |
|
 |
|
 |
 |
Mü'minin mü'mine en iyi duâsi nasil olmalidir? Birinci Suâliniz: Mü'minin mü'mine en iyi duâsi nasil olmalidir?
Elcevap: Esbab-i kabul dairesinde olmali. Çünkü bazi serâit dahilinde duâ makbul olur. Serâit-i kabulün içtimai nispetinde makbuliyeti ziyadelesir.
Ezcümle, duâ edilecegi vakit, istigfar ile mânevî temizlenmeli; sonra, makbul bir duâ olan salâvat-i serifeyi sefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duânin ortasinda bir duâ makbul olur.
* Hem bizahri'l-gayb, yani giyaben ona duâ etmek,
* Hem hadiste ve Kur'ân'da gelen me'sur duâlarla duâ etmek; meselâ,
"ALLAHim, Senden kendim ve onun için dünyada ve âhirette af ve âfiyet istiyorum." (en-Nevevî, el-Ezkâr, 74; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1: 517.)
"Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver. Ve bizi Cehennem atesinin azâbindan koru." (Bakara Sûresi, 2: 201.) gibi câmi duâlarla duâ etmek
* Hem hulûs ve husû ve huzur-u kalble duâ etmek,
* Hem namazin sonunda, bilhassa sabah namazindan sonra,
* Hem mevâki-i mübarekede, hususan mescidlerde,
* Hem Cumada, hususan saat-i icabede,
* Hem suhur-u selâsede, hususan leyâli-i meshurede,
* Hem Ramazan'da, hususan Leyle-i Kadirde duâ etmek, kabule karin olmasi rahmet-i Ilâhiyeden kaviyyen me'muldür.
O makbul duânin ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut duâ olunanin âhiretine ve hayat-i ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, ayni maksat yerine gelmezse, duâ kabul olmadi denilmez, belki daha iyi bir surette kabul edilmis denilir.
Mektubat, s. 270
|
|
 |
|
 |
|