|
|
 |
« : 20 Nisan 2008, 16:04:12 » |
|
 |
|
 |
 |
Üstadımız Necip Fazıl ın Şiirlerini burda toplayalım inşaALLAH kardeşlerim.(kısa sözleride olabilir)
O´NUN ÜMMETİNDEN OL
Beri gel serseri yol! O´nun ümmetinden ol! Sel sel kümelerle dol! O´nun ümmetinden ol!
Sen hiçliğe karşı yön Hep sıfır arka ve ön Dosdoğru kıbleye dön! O´nun ümmetinden ol!
Gel, dünya murdar kafes Gel gırtlakta son nefes Gel arşı arayan ses O´nun ümmetinden ol!
Solmaz, solmaz bu bir renk, ölmez, ölmez bir ahenk, insanlık; hevenk, hevenk O´nun ümmetinden ol!
Gökte çakıyor haber: Geber, çelik put geber! Doğrul yeni seferber! O´nun ümmetinden ol!
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
İslamsız Hayat,Hayat değildir,Hayata hükmetmeyen İslam,İslam değildir,Onu hayatına geçirmeyen Müslüman,Müslüman değildir.
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
Robot Moderatör
|
Selamun Aleykum Ziyaretçi. Sitemize Hoş Geldiniz.. islami sitemizin içeriğinden daha iyi faydalanmak ve mesaj yazmak için üye olmanız gerekmektedir.. sitemizde islami içerik bulunmaktadır.. bulamadığınız herhangi bir konuyu bildirerek yardım alabilirsiniz.. Katkılarınızdan ve Desteklerinizden Ötürü Teşekkür Ederiz... Üye Olmak için Aşağıdaki "Üye Ol" Kısmını Tıklayabilirsiniz..
Anahtar Kelimeler: Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri oyunları, Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri programı, Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri oyunu indir, Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri program yükle, Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri download, Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri hikayeleri, Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri resimleri, Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri haber, Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri yükle,
Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri videosu, Necip Fazıl Kısakürek in Şiirleri msn eklentisi, şarkı sözleri, dizisi
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 20 Nisan 2008, 16:05:29 » |
|
 |
|
 |
 |
O Var!..
Her defa haberi taze bir müjde; O var!
Her defasında, geç, gafletten vecde; O var!
Ne sen varsın, ne ben, ne yâr, ne kimse; O var!
Bütün sevdiklerin elden gittiyse; O var!
Kalacak kim var ki dost tomarında? O var!
Sana daha yakın şah damarından; O var!
Arama, bir ilaç yok ezzahanede! O var!
Gayede, sebepte ve bahanede; O var!
Sevdiğini ebed boyu tutan dinç; O var!
Ölümsüzlük şevki, ilahi sevinç; O var!
Yıkılmaz dayanak, kırılmaz destek; O var!
Tekten de tek, bir tek, tek başına tek; O var!
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 20 Nisan 2008, 16:46:40 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 20 Nisan 2008, 16:48:39 » |
|
 |
|
 |
 |
Zindandan Mehmed'e Mektup
Zindanda iki hece. Mehmed'im lafta! Baba katiliyle baban bir safta! Bir de geri adam, boynunda yafta... Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı?..Belki ..Daha ölmedim! Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli, Kırmızı tuğlalar altı köşeli. Bu yol da tutuktur hapse düşeli... Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!
Bir alem ki, gökler boru içinde. Akıl almazların zoru içinde Üstüste sorular soru içinde. Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu? Buradan insan mı çıkar, tabut mu?
Bir idamlık Ali vardı, asıldı Kaydını düştüler, mühür basıldı. Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı Ondan kalan, boynu bükük ve sefil; Bahçeye diktiği üç beş karanfil...
Müdür bey dert dinler, bugün"maruzat"! Çatık kaş...Hükümet dedikleri zat... Beni ALLAH tutmuş kim eder azat? Anlamaz; yazsız, pulsuz dilekçem... Anlamaz!ruhuma geçti bilekçem!
Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil Sayım var, maltada hizaya dizil! Tek yekün içinde yazıl ve çizil! İnsanlar zindanda birer kemmiyet; Urbalarla kemik, mintanlarla et.
Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat; Zift dolu gözlerde karanlık kat kat... Yalnız seccademin yönünde şefkat Beni kimsecikler okşamaz madem Öp beni alnımdan, sen seccadem!
Çaycı getir ilaç kokulu çaydan! Dakika düşelim, senelik paydan! Zindanda dakika farksız aydan Karıştır çayını zaman erisin Köpük köpük, duman duman erisin!
Peykeler, duvara mıhlı peykeler Duvarda, başlardan yağlı lekeler Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler... Duvar, katil duvar yolumu biçtin Kanla dolu sünger... Beynimi içtin
Sükut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar Tek nokta seçemez dünyada nazar Yerinde mi acep, ölü ve mezar? Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz? Güneşe göç var da, kalan biz miyiz?
Ses demir, su demir ve ekmek demir... İstersen demirde muhali kemir. Ne gelir ki elden, kader bu, emir... Garip pencerecik, küçük daracık; Dünyaya kapalı, ALLAH'a açık
Dua, dua eller karıncalanmış; Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu İplik ki incecik, örer boşluğu
Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş Karanlığında nur, yeniden doğuş.... Sesler duymaktayım; Davran ve boğuş! Sen bir devsin, yükü ağırdır devin! Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!
Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte! Ölsek de sevinin, eve dönsek de! Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir
Necip Fazıl Kısakürek
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 22 Nisan 2008, 14:13:51 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 23 Nisan 2008, 05:21:11 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
"NEREYE BU GİDİŞ" RaKaMlAr İlErİ DoĞrU gİtSeDe; GeRi SaYıM sEn DoĞdUğUnDa BaŞlAdI 
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 25 Nisan 2008, 11:27:24 » |
|
 |
|
 |
 |
SAKARYA TÜRKÜSÜ
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya: Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir: Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat: Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne? Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur. Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük? Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..
Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan: Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân; Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu? Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna? Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: ALLAH bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya. Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su: Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek: Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl! Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun, Divanesi ikimiz kaldık ALLAH yolunun!
Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız; Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz: Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya: Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
Sponsor Bağlantı |
|
Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
|
|
Logged |
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 25 Nisan 2008, 11:35:00 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
| | |