|
|
 |
« : 04 Şubat 2008, 18:35:52 » |
|
 |
|
 |
 |
Önce İlim ve İman
Kişinin, insan-i kamil derecesine yükselebilmesi için dört fazileti elde etmesi gerekir: bunları başında ilim gelir, ilimsiz yol bulunmaz. Mü’minin süsü ilimdir. Seyh Abdülhalik Gücdevani Hazretleri (k.s.) buyuruyor ki: “ ilmi olmayan sufi şeytana maskara olur. İlmi olmayan, vesvese ve nefsin hilelerinden kurtulamaz. Az bir ibadetle mağrer olur veya ibadetin şeklini değiştirerek dalalet çukuruna düşer.” İlim, bir insanın dünya ve ahiretini güzelleştirecek sebeplerin ilkidir, ilim, bir telkin olarak çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunmasıyla başlar ve ölünceye Kadar devam eder. Ezanın muhtevasında bütün ilimler vardır. Bunları okumanın diğer bir hikmeti, ömrün bir ezanla kamet arası Kadar kısa olduğunu hatırlatmadır. İlim, dünya hayatının en başında telkinle başlayıp mezara Kadar devam ettiği gibi, ilmin kazanılmasıyla da iman başlar. Kulun, kemalat kazanmak için ulaşması gereken ikinci fazilet imandır, insanoğlu, aklı, beş duyusu, bilgi ve tecrübeleriyle inancını kuvvetlendirirse hakiki iman sahibi olur. İmanın temel şartı, sekiz-şüphesiz inanmaktır. İman, tereddüd ve şüphe ile bir arada olmaz. Bir kimsenin dağlar, denizler Kadar ibadeti olsa, imanla ilgili herhangi bir konuda şüheye düşse , ibadetleri boşa gider, iman her bir ibadetin temeli ve nurudur, imansız ibadet olmaz. İlim ve imandan sonra amel gelir. Dini konularda mükellef olan herkesin, neleri yapıp neleri yapmaması gerektiği fıkıh kitapların da açıklanmıştır. İşte bu bilgilerin, yapılacak işlere doğru olarak uygulanması ameldir. Amelsiz ilim, meyvesiz ağaca benzetilmiştir ve faydasız yük gibidir. Bu izahlardan yola çıkarsak: mesela namazı öğrenmek ilim, namaz kılmanın kesin bir yükümlülük olduğuna inanmak iman, namaz kılmak ise amel olur. Şu halde ilim de, imanın da meyvesi ameldir. Cenab-ı ALLAH, işlerin hayırlı olanını ister. Yani Salih amel ister. İlimden gaye amel olduğu gibi, amelden sonra da ihlas gelir. İhlas, bir işi ALLAH rızası dışında başka hiç bir şey hedeflemeden yalnız ALLAH için yapmaktır, ihlas olmasza, yapılan iş Salih amel hükmünden çıkar. Şeyh Fetullah Verkanasi Hazretleri (k.s.) buyurmuştur ki: “Tasavvuf, ihlası ele geçirebilmek için ilahi muhabbeti elde etme yoludur.” gereçekten de tasavvuf muhabbet kazandırır. Muhabbet-i ilahiye de ilme, ihlasa, amele ve neticede ALLAH’ın rızasına götürür. (Kaynak/Mehmed Ildirar/nefs terbiyesi ve ilahi huzur/S.25-26)
Sabır, ALLAH ile olmaya devam etmek ve gelen sıkıntıyı hoş karşılamaktır. (Amr b. Osman el-Mekki)
|
|
 |
|
 |
|