Selamun Aleykum
Selamun Aleykum, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Özel Arama
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Reklamlar
Şifalı Bitkiler


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI
Cevap SayisiCevap Sayisi: 2 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 156 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI  (Okunma Sayısı 156 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
hasbihal
Süper Üye
*



Toplam Oyu: 14
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 721


« : 26 Mayıs 2008, 18:14:21 »

Şifalı bitkiler, bitkisel yağlar hangi hastalığa hangi bitki iyi gelir, doğal yoldan zayıflama..




    Peygamber Efendimiz hadis-i şeriflerinde Mısır'ın fethedileceğini müjdelemektedir. Peygamberimiz (sav) bu müjdeyi verdiği sırada Mısır, Romalıların hakimiyeti altındaydı. Ayrıca, Müslümanların henüz çok büyük bir gücü bulunmamaktaydı. Ancak, Peygamber Efendimizin, bu sözleri gerçek olmuş, kendisinin vefatından çok zaman geçmeden, Hz. Ömer (ra)'in halifeliği sırasında, M.S. 641 yılında, Amr bin As komutasındaki Müslümanlar tarafından Mısır fethedilmiştir.221 Bu olay, Peygamber Efendimizin gerçekleşen gayb haberlerinden biridir.



Bu hadis-i şerifte geçen "Kisra" kelimesi, geçmişte İran kralları için kullanılan bir isimdir. Kayser (Sezar) sıfatı ise, Roma İmparatoru için kullanılmaktaydı. Peygamber Efendimiz, bu her iki kralın sahip olduğu hazinenin Müslümanlara kalacağını müjdelemiştir.


Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethetmesi ve Roma İmparatorluğunun yıkılması, Kayser ünvanının son bulması demekti.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Peygamberimiz (sav)'in bu haberi müjdelediği dönemde Müslümanların askeri, ekonomik ve siyasi açıdan, henüz böyle büyük bir fetih yapmaya güçlerinin bulunmamasıdır. Ayrıca, bu dönemde, İran ve Bizans İmparatorlukları da, tüm Ortadoğu'ya hakim en güçlü iki devletti. Dolayısıyla, Peygamber Efendimiz, bu iki fethi haber verdiğinde böyle bir siyasi durum söz konusu bile değildi. Ancak, Peygamber Efendimizin haber verdiği bu olaylar da gerçekleşmiştir. Hz. Ömer zamanında İran fethedilmiş ve ganimetlerine el konulmuştur. Ve bu fetihle birlikte Kisraların saltanatı son bulmuştur.223

Kayser'in ölümü ve hazinelerinin Müslümanlara kalması ise, öncelikle Müslümanların Halifeler döneminde, Roma İmparatorluğu'na ait çok önemli merkezleri fethetmeleri ile gerçekleşmiştir. Hz. Ebubekir döneminden başlayarak, Kayser'in yönetimi altındaki Ürdün, Filistin, Şam, Kudüs, Suriye, Mısır gibi önemli merkezlerin tamamı fethedilmiştir. İstanbul'un, 1453 yılında Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmesi ve Roma İmparatorluğunun yıkılmasını müteakiben Kayser ünvanı da tarihe gömülmüştür.224

Amerikalı araştırmacı yazar M.G.S. Hodgson, İslam'ın Serüveni isimli kitabında, Müslümanların Bizans ve İran İmparatorluğu'na ait yerlerin fethini şöyle açıklar:

"Hz. Muhammed Mekkeli bir Arap olarak, Medine'de dini esaslara göre teşkilatlanmış bir toplum kurar ve Sasani (İran) ve Roma İmparatorlukları üzerine yürüyecek ve hatta yerel düzeyde onların yerine geçecek olan bu toplumu, Arap yarımadasının çoğu kesimine yayar."225

Böylece, Peygamberimiz (sav)'in döneminde siyasi ve ekonomik açıdan imkansız gibi görünen bu önemli fetihler, ALLAH'ın Hz. Muhammed'e verdiği birer mucize olarak gerçekleşmiştir.

     


   

Peygamber Efendimiz, hükümdarları İslam'a davet kararı almış ve ashabından Abdullah bin Huzayfe (ra)'yi İran Kisrası Perviz İbni Hürmüz'e elçi olarak göndermiştir. İran Kisrası ise, kibirinden hiddetlenmiş ve Peygamber Efendimizin davetine uymamıştır. Hatta, Peygamber Efendimize iki elçi gönderip, Müslümanların kendisine teslim olmalarını söylemiştir. Peygamber Efendimiz ise bu iki elçiyi önce İslamiyet'e davet etmiştir. Daha sonra ise, iki elçiyi ertesi gün kendilerine kararını bildirmek üzere huzurundan çıkarmıştır.228

Ertesi gün Peygamber Efendimiz elçilere, ALLAH'ın kendisine bildirdiği şu haberi iletmiştir:



Peygamber Efendimiz ayrıca onlara hitaben şöyle demiştir:



Bunun üzerine elçiler Yemen'e dönerek olup bitenleri anlattılar ve duyduklarından son derece etkilenen Bazan bunu "VALLAHi bu hükümdar sözü değildir. Öyle sanıyorum ki, bu zat dediği gibi bir peygamberdir"231 sözleriyle ifade etti.

Sonra da adamlarına "Onu nasıl buldunuz?" diye sordu. Peygamberimiz (sav)'in heybetinden son derece etkilenen elçiler, "Biz, ondan daha heybetli hiçbir şeyden korkmayan ve muhafızsız bulunan bir hükümdar görmedik. Mütevazi ve yaya olarak halk arasında yürüyordu" dediler.

Bazan, bir süre bekleyip Peygamber Efendimizin Kisra hakkında söylediklerinin doğru çıkıp çıkmayacağını görmek istedi. Böylece Peygamber Efendimizin ALLAH'ın elçisi olduğuna emin olacağını belirtti. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra Kisra'nın oğlu Şivereyh'ten Bazan'a şu mealde bir mektup geldi:

"Ben Kisra'yı öldürdüm. Bu mektubum sana gelince, benim namıma, halkın biatını al, Kisra'nın sana yazmış olduğu zat hakkında da, yeni bir emrim gelinceye kadar bekle ve hiçbir teşebbüse geçme."232

Bazan ve adamları hesap edince, bu olayın tam Peygamberimiz (sav)'in belirttiği zamanda meydana geldiğini gördüler.233 Bazan bu büyük mucizeyi gördükten sonra iman etti ve Müslüman oldu. Onu, Yemen'de oturan Ebnaların Müslüman olması izledi.234 Bazen, Peygamber Efendimizin tayin ettiği ilk vali idi ve İran valilerinden imana gelen ilk kişi idi.235

Peygamber Efendimizin, 628 yılında İran Kisrası Perviz'i İslam'a davet eden bir mektup gönderdiği ve İran Kisrası'nın, oğlu tarafından 628 yılında öldürüldüğü tarihi kaynaklarda da belirtilen gerçek bir olaydır.
 


   
 

« Son Düzenleme: 26 Mayıs 2008, 20:00:33 Gönderen: CanDost » Logged

Elhamdülillahi alâ ni’metil islâm. Ve alâ tevfîkil îmân. Ve alâ hidâyetil rahmân.”[/b]



Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 16.834


View Profile
Re: PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI
« Posted on: 20 Kasım 2008, 11:28:00 »

 
      uyari
Selamun Aleykum Ziyaretçi. Sitemize Hoş Geldiniz.. islami sitemizin içeriğinden daha iyi faydalanmak ve mesaj yazmak için üye olmanız gerekmektedir.. sitemizde islami içerik bulunmaktadır.. bulamadığınız herhangi bir konuyu bildirerek yardım alabilirsiniz.. Katkılarınızdan ve Desteklerinizden Ötürü Teşekkür Ederiz... Üye Olmak için Aşağıdaki "Üye Ol" Kısmını Tıklayabilirsiniz..

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI oyunları, PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI programı, PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI oyunu indir, PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI program yükle, PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI download, PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI hikayeleri, PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI resimleri, PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI haber, PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI yükle, PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI videosu, PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERİNDE BİLDİRDİĞİ GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI msn eklentisi, şarkı sözleri, dizisi
Logged
melek_yüzlüm
Bilgili Üye
*



Toplam Oyu: 6
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 292


« Yanıtla #1 : 26 Mayıs 2008, 19:55:04 »

BÖYLE ÖRNEK OLUYORDU İNSANLIĞA!
    Onun ideali, insanlığa hizmetti, yoksa insanlığın kendisine hizmeti değildi. O sebepten eline geçeni yemek yedirir, içmez içirir, yönettiği insanların mutluluğuyla mutlu olurdu.
    Yine adeti üzere bir miktar imkan biriktirmiş, çevresine de münadiler göndermişti.
    Sesleniyorlardı Medine sokaklarında münadiler:
    - Resulüllah mescidin önünde muhtaçları bekliyor. Miskin derecesinde ihtiyaç sahibi olanlar gelsin, hisselerine düşecek yardımı alsın, kimse mahrum kalmasın!
    Az sonra mescidin önüne muhtaçlar toplanmışlardı. Mutluydular. Çünkü kasıp kavuran ihtiyaçlarının hiç olmazsa bir kısmını karşılayacak imkana kavuşacaklardı.
    Nitekim düşündükleri gibi de oldu. Efendimiz gelenleri şöyle bir gözden geçirdikten sonra mevcudu da hesap ederek önünden geçenlere hisselerini veriyor, onlara tebessümle bakarak mutluluğunu da açıkça hissettiriyordu.
    Mutluydu. Çünkü O'nun en büyük mutluluğu insana yardım, insana hizmetle meydana geliyordu. İşte o anda da insana hizmette bulunuyor, ihtiyaç sahiplerinin sıkıntılarını gideriyordu.
    Nihayet elindeki mikan bitti, yardım isteyecek insan da bitti. Demek ki hesap iyi yapılmıştı.
    Ne var ki çok sürmedi, ötelerden kan ter içinde koşup gelen bir bedevi görüldü. Adama hem ufkuna bakıyor, hem de nefes nefese koşmaya devam ediyordu. Nihayet geldi, şöyle bir nefeslendikten sonra söylendi.
    - Yardım dağıttığınızı söylediler onun için nefes nefese koştum; ama yine de yetişemedim! Zaten hep şanssızım ben.
    Çok üzgündü yoksul adam. Anlaşılan ihtiyacı da fazlaydı. Böyle bir fırsatı mutlaka değerlendirme niyetiyle koşmuştu; ama yine yetişememişti.
    Sordular:
    - İhtiyacın çok mu fazlaydı?
    Saymaya başladı yardım alabilseydi neler alacağını.
    Hepsi de zaruri ihtiyaçtı. Demekki adamın ihtiyacı şiddetliydi. Ama Rasulüllah'ın imkanı da bitmişti. Elinde avucunda olanı tümüyle vermiş, geriye tek dirhem bile kalmamıştı. Şimdi ne olacaktı?
    Efendimiz şefkatle baktı bedeviye. Sonra da beklenmeyen teklifini yaptı yoksul adama:
    - Üzülme ihtiyaçlarını yine alacaksın. Hem de hiçbirini bırakmaksızın!
    - Nasıl? Diyerek heyecanlandı yoksul adam. Efendimiz kelimelere basa basa konuştu:
    - Şimdi buradan kalk, şehrin içine dal, ihtiyaçlarını nerede bulursan al ve aldığın satıcılara da de ki:
    - Mal bana ait, parasını ödemek de Resulullah'a! ALLAH'ın Resulü ödeyecektir. İstediğimi verin!
    Resulüllah (sas) böylece verecek parası olmayınca muhtaçların borcunu yükleniyor, bir fırsatını bulup da ödeyeceğini düşünerek insanına böyle yardımda bulunuyor, insana hizmeti böyle en öne alıyordu.
    Adam sevinçle çarşının yolunu tuttu. Zihninde neleri alacağının hesabını yaparak heyecanla gidiyordu.
    Olaya şahit olan Hazreti Ömer, fedekarlığın bu kadarına razı olamamış gibiydi.
    Nihayet düşüncesini dile getirmekten kendini alamadı da dedi ki:
    - Ya Resulellah! Sen gücünün yettiğiyle mükellefsin, yoktan da vermekle değil. Elinde  olanı tümüyle dağıttın, geriye bir şey kalmadı. Neden başkalarının borçlarını da yükleniyor, onların ihtiyaçlarını da karşılamak zorunda bırakıyorsun kendini? Bu kadarı da fazla değil mi?
    Bu sözlerden hiç de memnun olmayan Resulüllah'ın yüzündeki tebessümün kaybolduğu görüldü. Halbuki o ana kadar çok mutluydu, tebessümü hiç eksik etmemişti.
    Bu defa da masum bir adam söze karıştı;
    - Ya ResulALLAH sen Ömer'e bakma ver, ALLAH da sana verir, dedi.
    Bu söze memnun olan Resulüllah'ın tebessümü tekrar yüzünde belirdi, 'fedekarlığa devam et' sözünden memnun olduğu anlaşılıyordu.

KAYNAK: Şahin, Ahmed, Yaşanmış Örnekleriyle Aradığımız İslam, Zaman Cep Kitapları, 3, Feza Gazetecilik, İstanbul 2001

Logged

insanlara merhamet etmeyene ALLAH merhamet etmez
başımın örtüsü batmakta rezilin gözüne acırım tükürüge tükürsem yüzüne medeni olmak eger açmaksa bedeni desenize hayvanlar insanlardan daha medenii


Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
mustafa21
Yeni üye
*

Avatar Yok


Toplam Oyu: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


« Yanıtla #2 : 26 Mayıs 2008, 20:06:02 »

 Hoş Geldiniz
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
Etiket:
Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
PEYGAMBERİMİZ (SAV)'E KURAN İLE VERİLEN GAYB HABERLERİNDEN BAZILARI Hz. Muhammed (S.a.s) HawasHasan 0 124 Son Mesaj 25 Mayıs 2007, 19:15:09
Gönderen: HawasHasan
PEYGAMBER (S.A.V.) EFENDİMİZİN VEFATI Hz. Muhammed (S.a.s) Hafiz27 0 152 Son Mesaj 14 Haziran 2007, 21:46:42
Gönderen: Hafiz27
EFENDİMİZİN ADETLERİ Hz. Muhammed (S.a.s) HawasHasan 5 341 Son Mesaj 07 Nisan 2008, 12:04:02
Gönderen: Kalbistan
iman-ı bil gayb işarat-ül i'caz İşaratul İcaz HawasHasan 0 164 Son Mesaj 03 Kasım 2007, 00:05:32
Gönderen: HawasHasan
Peygamber Efendİmİzİn Zeyd Bİn HÂrİse'yİ Âzad Etmesİ Hz. Muhammed (S.a.s) Kalbistan 2 183 Son Mesaj 22 Nisan 2008, 20:26:21
Gönderen: HawasHasan
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Muhabbetullah.Com Bağlantılar
Best credit cards | Web Advertising | Advertising | Loans | Arturo Perez Reverte
|Reklam| |Alıntı Koşulları| |Arşiv| |Arşiv2| |Wap| |Wap2| |imode| |XML| |Rss1| |Rss| |Tags| |Sitemap| |UrlList|

Diyet | Zayıflama Program Download kurye Forum diyet ilahiler zayıflama dizi izle ssk Gazeteler video izle Sohbet tv izle evden eve nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat Araba Yarışı oYuNLAR
Muhabbetullah.Com En iyi 1024x768 - 1280x1024 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.
Muhabbetullah.Com Bir Forum Sistemidir.ve siteye gönderilen tüm mesajlar onaydan geçmeksizin anında paylaşılmaktadır. Muhabbetullah.Com Yönetimi yazılan mesajlardan sorumlu değildir.
Yasalara aykırı bulduğunuz mesajları linkleriyle beraber HawasHasan[at]Gmail.Com adresine bildirebilirsiniz. Şikayetiniz en kısa sürede incelemeye alınacaktır.
For English Please let us know any illegal activity to HawasHasan[at]Gmail.Com

Selamun Aleykum
Sitemize Üye Olarak
Daha iyi Faydalanabilirsiniz.
Üye olmak için tiklayin