Selamun Aleykum
Selamun Aleykum, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Özel Arama
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Reklamlar
Şifalı Bitkiler


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası
Cevap SayisiCevap Sayisi: 14 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 432 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası  (Okunma Sayısı 432 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KaOs
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 8
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 120


« : 05 Nisan 2008, 17:49:58 »

Şifalı bitkiler, bitkisel yağlar hangi hastalığa hangi bitki iyi gelir, doğal yoldan zayıflama..


SelamunAleykum Arkadaşlar...

Bu başlık altında İslam Ümmetinin önemli problemlerinden biri olan Ehl-i Sünnet ve Şia kavgası hakkında görüş belirtmek isteyen arkadaşlarımız varsa buyursunlar.

Konuyu bir kaç başlık altında toparlayarak konuşabiliriz, tabii bu başlıkların hepsine bi defada cevap vermek zorunda değiliz, konu fazla dağılmasın diye bir kaç ön başlık sunmak istiyorum sadece; Sunnilik ve Şiilik yapmacık bir kavga mıdır ? Şiilik İslam dışı mıdır ? Tarihsel süreci de ele alndığında bu konu İslam Ümmetine neler getirmiş, Ümmetden neler götürmüştür ? Ümmet Bilinci kavramıyla beraber değerlendirildiğinde bu konuyu nasıl ve nereye oturtabiliyoruz ? Eğer Sunnilik ve Şiilik arasında ayrılıklar varsa -ki var- bu ayrılıklar İslami bir Ümmet çatısı altında berbaberce toplanmaya engel teşkil eder mi ? v.s


Not : Arkadaşlar şunu rica ediyorum, konuyu müzakere ederken Lütfen kişilerin yanlışlarına takılıp da Sunni birinin/grubun yaptığından dolayı bütün Sunniliği veya Şii bir kimse/grubun yaptığından ötürü bütün Şiiliği kapsayacak şekilde sunumlar yapmamaya özen gösterelim.Şu bir gerçektir ki hem Sunniler içerisinde hem de Şiiler içerisinde İslamın temelleriyle çelişen ve bu nedenle konumuzu ilgilendirmeyen çeşitli guruplar mevcuttur.Bu yüzden konunun daha çok Sunnilik ve Şiiliğin temel düşünce yapısı üzerinde toparlanmasını ve ayrılıklar veya benzerlikler varsa bunların konuşulmasını rica ediyorum.Aksi takdirde konu gereksiz yere dağılır ve konudan sonuç alamayız.

Buyrun Kardeşler...
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 16.865


View Profile
Re: Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası
« Posted on: 22 Kasım 2008, 16:06:17 »

 
      uyari
Selamun Aleykum Ziyaretçi. Sitemize Hoş Geldiniz.. islami sitemizin içeriğinden daha iyi faydalanmak ve mesaj yazmak için üye olmanız gerekmektedir.. sitemizde islami içerik bulunmaktadır.. bulamadığınız herhangi bir konuyu bildirerek yardım alabilirsiniz.. Katkılarınızdan ve Desteklerinizden Ötürü Teşekkür Ederiz... Üye Olmak için Aşağıdaki "Üye Ol" Kısmını Tıklayabilirsiniz..

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası oyunları, Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası programı, Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası oyunu indir, Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası program yükle, Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası download, Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası hikayeleri, Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası resimleri, Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası haber, Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası yükle, Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası videosu, Ümmet Bilinci ve Ehl-i Sünnet - Şia Kavgası msn eklentisi, şarkı sözleri, dizisi
Logged
KaOs
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 8
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 120


« Yanıtla #1 : 06 Nisan 2008, 14:17:51 »

İlk soru olarak şunu ele alabiliriz isterseniz :

"Eğer Sunnilik ve Şiilik arasında ayrılıklar varsa -ki var- bu ayrılıklar İslami bir Ümmet çatısı altında berbaberce toplanmaya engel teşkil eder mi, bu ayrılıklar Şii'lerinin bütününü Gayri Müslim olarak adlandırmak için yeterli olur mu ?"
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
HawasHasan
Estağfirullah..
Administrator
*



Toplam Oyu: 1114
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12.058

Ve Birgün Bu Dünya Gül Bahçesine Dönecek..


WWW
« Yanıtla #2 : 07 Nisan 2008, 05:00:04 »

İlk soru olarak şunu ele alabiliriz isterseniz :

"Eğer Sunnilik ve Şiilik arasında ayrılıklar varsa -ki var- bu ayrılıklar İslami bir Ümmet çatısı altında berbaberce toplanmaya engel teşkil eder mi, bu ayrılıklar Şii'lerinin bütününü Gayri Müslim olarak adlandırmak için yeterli olur mu ?"
kişi kendisinden akıllı olanı dinlese, kendisinden daha iyi bileni dinlese aslında beraber olmaya hiçbirşey engel olmaz..
ayrılık elbetteki gayri müslim olarak nitelendirmeye yetmez..
"islam içinde" ayrılmış bir grubtur..
islamdan ayrılıp yeni baştan oluşan bir gurup değildir..
sıffinden ve cemel vakıasından sonra tohumları yeşeren bir grup..
bazı sahabelerin efendimiz s.a.s in hazreti aliye övgülerinden ötürü hilafete en layık odur demeleri, tabiinden bazılarının ve bazı ashabelerin kerbela olayından sonrada iyice bu grubun yeşermesine tetikleyici yönleri olmuştur..
asıl hata şurdadır..
hazreti aliye haksızlık yapıldığını düşünüp sonrasında diğer halifeleri yada birçok sahabeye küfür istinad etmek..
üstad 4. lema 4. nüktede bu konuyu gayet güzel bir şekilde açıklamıştır..
 bu güzel açıklamayı okumak için
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
adresini tıklayabilirsiniz..
Logged

Gökten yağmur yağdıkça cihad tatlı ve hoştur. İnsanlar üzerine Kur'anı çokça okuyanların,
'Bu zaman cihad zamanı değildir'
dedikleri bir zaman gelecektir. Kim bu zamana ulaşırsa, bilin ki bu ne güzel cihad zamanıdır.
Dediler ki;
'Ya RasulALLAH bunu söyleyecek kimse var mı dır?'
Rasulullah (S.A.V) buyurdu ki;
'Evet bu kimse ALLAH'ın ,meleklerin ve bütün insanlığın lanetlediği kimsedir.'
[İmam Nevevi;Tagribul Tezhib,Şifa-i Essudur,Meşariul Eşvag ila Mesari El Uşşag]



Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
KaOs
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 8
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 120


« Yanıtla #3 : 07 Nisan 2008, 18:42:54 »

asıl hata şurdadır..
hazreti aliye haksızlık yapıldığını düşünüp sonrasında diğer halifeleri yada birçok sahabeye küfür istinad etmek..

Evet Kardeşim, bu noktada haklısınız, Üstad, sizin de kaynağını verdiğiniz Lem'alar bölümünde bu duruma binaen şöyle söylüyor :

"Fakat onların muhabbetten gelen tafdili, Hulefâ-i Râşidînin zemmine* ve adâvetine** gitmemek şartıyla ve usul-ü İslâmiyenin haricine çıkmamak kaydıyla mâzur olabilirler."

* Zemm = Ayıplama,kınama.
**Adâvet =  Düşmanlık


..............................................

Yanlız şu bir gerçek ki bütün Şiileri bu fiil içerisinde göremiyoruz, aklı başında ve bilinçli her Şii Müslüman şunun farkındadır ve farkında olmalıdır ki, H.z Ali'ye diğerlerinden daha fazla olan sevgileri İslami sınırları içerisinde olmak zorundadır.Fakat Hulefa-i Raşidinden diğerlerine hakaret etmeleri İslam ahlakına elbetteki uymaz.Bununla birlikte tarihi kaynaklarda geçen çeşitli olaylar Hulefa-i Raşidinin Şiilerdeki sevgisini azaltmış hatta bilinçsiz bazı kesimlerce onları hakarete dahi maruz bırakmıştır.

Bu noktada Ehl-i Sünnet Müslümanlar, eğer bir hata varsa bunun yanlışlığını kabul etmeli ve bunu kesinlikle göz ardı etmemelidirler.Örneğin, H.z Osman döneminde (r.a), Peygamberin (s.a.v) kovduğu Mervanın vezirlik görevine getirilmesi tasvip edilir bir durum değildir.Ancak bu H.z Osman'ın (r.a) tümden kötülenmesine ve hatta hakaretlere maruz bırakılmasına bir gerekçe olamaz sadece hatalar görülmeli ve bunlardan ders alınmalıdır.Peygamber (s.a.v) günahsız ve hataları bağışlanmış özellğindeydi fakat aynı durum diğer insanlar -sahabe, tabiin v.s- için geçerli değildir.Onlar da yanlış yapabilirler ve eğer bir yanlış varsa bu kabul edilmeli ve bundan ders alınmalıdır.Eğer bir halife yöneticilkte hatalar yapamamış ise bu durum ona olan sevgi ve muhabbet dolayısıyla göz ardı edilirse tarhimizi saklamış, onunla yüzleşmekten kaçmış oluruz.

Yine başka bir örnek olarak; H.z Ömer'in H.z Fatıma'ya karşı bir kaç olaydaki sert tutumu, hatta şii kaynaklarına göre H.z Ömer'in H.z Fatıma'ya tekme atıp çocuğunu düşürmesine sebep olması (bu rivayet tartışılır tabii ki, fakat kimi zaman sert tutumları tarihi kaynaklarda geçmektedir) gibi bir takım olaylar yine Şiilerin bazı sahabilere karşı tutumunun Ehl-i Sünnet'den farklı olmasına sebep olmuştur.

Bütün bu olaylar objektif bir şekilde incelendiğinde yine Üstad'ın yukarıda alıntı yaptığım yazısına geliyoruz ki ; "onların muhabbetten gelen tafdili, Hulefâ-i Râşidînin zemmine ve adâvetine gitmemek şartıyla ve usul-ü İslâmiyenin haricine çıkmamak kaydıyla mâzur olabilirler.

Bu duruma binaen bir şeye daha değinmek istiyorum, ve bu nokta konunun gidişatında üzerine konuşabileceğimiz alanı da teşkil edebilir;
Ehl-i Sünnet Müslümanların önemli bir kısmı, İslam tarihinde adı geçen sahabileri, tabiinleri, emevi ve abbasi yöneticilerini ve onların bazı yanlış fiillerini sorgulamayı kesinlikle reddediyorlar.Yapılan sorgulamaları veya eleştirileri İslam dışı olarak görüyorlar.Şii Müslümanların önemli bir kısmı ise bu yanlışları baz alarak nefret ve hakaret fillerinde bulunuyorlar.
 
Bu durumun bir denge noktası olmalı mı ? Yoksa iki taraftan herhangi bir tanesinin yaptığı doğru mu ?
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
HawasHasan
Estağfirullah..
Administrator
*



Toplam Oyu: 1114
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12.058

Ve Birgün Bu Dünya Gül Bahçesine Dönecek..


WWW
« Yanıtla #4 : 07 Nisan 2008, 22:20:06 »

Bu duruma binaen bir şeye daha değinmek istiyorum, ve bu nokta konunun gidişatında üzerine konuşabileceğimiz alanı da teşkil edebilir;
Ehl-i Sünnet Müslümanların önemli bir kısmı, İslam tarihinde adı geçen sahabileri, tabiinleri, emevi ve abbasi yöneticilerini ve onların bazı yanlış fiillerini sorgulamayı kesinlikle reddediyorlar.Yapılan sorgulamaları veya eleştirileri İslam dışı olarak görüyorlar.Şii Müslümanların önemli bir kısmı ise bu yanlışları baz alarak nefret ve hakaret fillerinde bulunuyorlar.
Bu durumun bir denge noktası olmalı mı ? Yoksa iki taraftan herhangi bir tanesinin yaptığı doğru mu ?
ashabı sorgulamak sizde takdir edersiniz ki bir hadd meselesidir..
ve bu had bizi aşar..
ayet ve hadislerle umumu övülmüş methedilmiş bir topluluktur..
eleştirmekte aynı şekildedir..
biz ders almakla yükümlüyüz..
ehli sünnet ulema ashaba kötü bir şeyin söylenmemesi hakkındas uyarır..
nitekim üstad da ashab hakkında ileri geri konuşmaktan kaçının buyurur..
ders alınır, sebeb sonuç ilişkisine bakılır, örnek alınır, içtihad edilir..
orta yol budur İnşaAllah..
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
KaOs
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 8
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 120


« Yanıtla #5 : 13 Nisan 2008, 18:16:12 »

Elbetteki olumlu manadaki sorgulamalar veya eleştiriler bağlamında konuşuyoruz ve hakaret/sövme gibi İslam ahlakına uygun olmayan davranışlardan uzak olmak zorundadır bu sorgulamalar/eleştiriler.

................

Konu eleştirmek veya sorgulamaktan açılmışken Özellikle H.z Osman dönemi, H.z Ali Dönemi ve hariciler, Emeviler Dönemi ve sonrasında yaşamış bir kısım sahabe ve tabiinlerin, yöneticilerin,  Ehl-i Sünnet'in Halife olarak adlandırdığı Emevi Liderlerinin durumlarına da değinebiliriz.Şunu tekrar tekrar söylemekte fayda görüyorum maalesef, yapacağımız eleştiriler birilerine hakaret etmek için,  onları yermek için yapılacak eleştiri veya sorgulamalar değildir.İslam tarihinde bizlere güllük gülistanlık gibi gösterilen bir çok olay ve dönem şu anki Ehl-İ Sünnet /  Şia kavgasının temelini oluşturmaktadır ve bunlar güzel bir şekilde gün yüzüne çıkabilirlerse, bizler o dönemde kimlerin neler yaptığını iyi bilirsek ve eleştiri/sorgulamalarımızda ölçülü olursak problemin ortadan kalkacağı kanaatindeyim.

Emevilerin ilk lideri olan ve sahabe olduğu için Ehl-i Sünnetin pek eleştirmediği Muaviye döneminden bir örnek vermek istiyorum.

"Halid b. Velid'in oğlu Abdurrahman hem babasından dolayı hem de Bizans ülkesinde göstermiş olduğu kahramanlıktan ileri gelen şöhretinden dolayı , müslümanların sevgisine mazhar olmuş, insanlar ona meyletmeye başlamışlardı.

Bu durumu kendisi için tehlike gören Muaviye, İbn Asal adındaki bir hristiyanı çağırarak, Abdurrahman Bin Halid Bin Velid'i öldürdüğü takdirde kendisinden haraçı kaldıracağını, yani ondan vergi almayacağını ayrıca Humus vilayetinin haracını toplamaya da kendisini tayin edeceğini söyledi (Taberi, Tarih, V, 227).

Gerçekten de bu Hristiyan, Bizanstan, Cihad'dan Humus'a dönen Abdurrahman Bin Halid'e şerbet içerisinde zehir vererek onu şehid etti.


(Prof. İhsan Süreyya Sırma, Emeviler Dönemi, sf. 24, Beyan Yayınları 5. Baskı )"

Hilafetin Emeviler döneminde saltanata dönüştüğü konusuna veya yine Muaviye'nin oğlu Yezid'i Veliahd tayin etmesi ve Yezid'in H.z Huseyn'in şehadetindeki rolü gibi çok açık noktalara da değinmeye zaten gerek yok sanırım.Ve fakat bu iki isim de Halife(!!) olarak isimlendirilir ve eleştirilmelerine pek sıcak bakılmaz, bazı müslümanlar tarafından.

............

Görüşleri olan arkadaşlar varsa buyursunlar, daha sonra diğer dönemlerden de örneklerle devam edelim konuya inşaALLAH...

Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
MuhammedBesir
Hademe-i Kur'an
Süper Üye
*



Toplam Oyu: 327
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.373

Men Bende i Kur'anem Eger Can Darem


WWW
« Yanıtla #6 : 13 Nisan 2008, 18:29:16 »

Sahabe-i Kiram'dan olan Hz. Muaviye hakkındaki isnad edilen bu sözler hiç yakışık almamış.. Bizler ehl-i sünnet olarak o iki güzide sahabe hakkında kıylu kal etmekten uzak dururuz..

Lütfen Hz. Muaviye Efendimiz Hakkında bu tarz iftiraları bırakınız ve Hz. Muaviye olarak kullanınız..
Logged




Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
KaOs
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 8
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 120


« Yanıtla #7 : 13 Nisan 2008, 18:45:34 »

Peki kardeşim, güzide diye bahsettiğiniz Yezid'in yaptığına da bir örnek verelim...

"Yezid'in Muslim Bin Ukbe komutasındaki ordusu Medine'de yapmak istediklerini gerçekleştirdikten, yani Medinelilerden sağ bıraktıklarını Yezid'e kul-köle yaptıktan sonra, yezid'e karşı ayaklanmış olan Abdullah İbn Zübeyr'le savaşmak üzere mekkeye hareket etti.

Yezind'in askerleri Mekkey'ye ulaşmadan, komutanları Muslim öldü ve komutayı El-Husayn aldı.

El-Husayn ordusuyla mekke'ye giderek kırk gün Abdullah Bin Zübeyr'i muhasara altında tutup savaştı (Ebu'l-Fida, I, 192).

Yezid ordusu, mancınıklar kullanıyordu.Bu mancınıkların attıkları ateşlerden kabe'nin örtüsü tutuşarak yandı (Suyuti, Tarih, s. 209; Ebu'l-Fida, I, 192; el-Kamil, IV, 124)

Yezid'in saltanatı devam etsin için ALLAH'ın evi taşlanıp yakılabilirmiş demek.Saltanat bu anlayışı getirdi işte... (Prof. İhsan Süreyya Sırma, Mekke Dönermi, s.50, Beyan Yayınları, 5.Baskı)
"

...............

H.z Huseyn, Yezid için şunları söylüyor:

"Onlar Şeytan'a itaatı getirip Rahman'a itaatı terkettiler.Fesadı başlatıp, ilahi kanunları kaldırdırlar.Devlet gelirlerine el koyup, haramı helal; helalı haram yaptılar" (Taberi, Tarihu'l-Umemi ve'l-Mulûk, Beyrut, tarihsiz, V, 403.)

Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
MuhammedBesir
Hademe-i Kur'an
Süper Üye
*



Toplam Oyu: 327
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.373

Men Bende i Kur'anem Eger Can Darem


WWW
« Yanıtla #8 : 13 Nisan 2008, 19:10:57 »

Ben Yezid'den güzide olarak bahsetmedim.. Güzide iki sahabemiz derken Hz. Ali Efendimiz ile Hz. Muaviye Efenidimizi (r.anhum) kastettim.

Yezid zalimdir, ben Yezid hakkında söylenen şeylere itiraz etmem. Fakat durduk yere de lanet okumam, çünkü bana faydası yok.

Ama Hz. Muaviye (r.h) gibi büyük bir sahabe hakkında da laf söylemek kimsenin hakkı ve haddi değildir.

Ashabın her biri yıldızlar gibidir. Aralarındaki harp, rıza-i İlahi için yapılmıştır. Alimlerimiz onların bu hadiseleri hakkında taraf tutmayarak ve bize nakilde bulunmayarak en doğru şeyi yapmışlardır. Bizler buradan 1400 sene sonrasından şu böyledi şu şöyleydi diye kıylu kal ederek boşuna imanımıza halel vermesek daha iyi olur..

Biz müminlerin onlar hakkında söyleyeceği tek bir cümle vardır: ALLAH her ikisinden de razı olsun. Hz. Ali haklı idi fakat her ikisi de cennetliktirler.

Vesselam..
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
KaOs
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 8
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 120


« Yanıtla #9 : 13 Nisan 2008, 19:43:31 »

Kardeşlerim, söylediklerimi Muaviye'ye hakaret olarak algılamayın, ben yapılan yanlışlıklardan bahsediyorum tarihi kanıtlar ışığında.Peygamber (s.a.v) sahabelerinden birer yıldız gibi bahsetmiştir evet, fakat onların hatasız olduklarını söylememiştir.Bu yapılan yanlışlar bireylerin şahsi hataları olsa ve sadece kendilerini ilgilendirse bize bunu örtmek düşer, fakat ne yazık ki özellikle H.z Ali döneminden sonra Emevilerin Hilafeti saltanata dönüştürmesi ve İslam'ın özüne zarar veren, onun tahrif olmasına neden olan kasıtlı veya kasıtsız yanlışları günümüze kadar gelen ve Müslümanların en büyük problemlerinden biri olan bu kavganın başlangıç noktalarıdır.Eğer bu noktalarda yapılan yanlışlıklar görülürse bu büyük problem ortadan kalkacaktır.Bu problemin İslam Ümmetinde sebep olduğu zararlar neredeyse başka hiç bir problemin sebep olamayacağı kadar büyüktür.Bu yüzden konunun üzerine olgun tavırlarla gidilmeli ve yanlışlar varsa kabul edilmelidir.

Kimseye hakaret amacında değiliz, Emevi liderlerinden, Hilafet makamında içki içenler, Kur'an ayetlerinin yazılı olduğu sayfaları mızraklarının ucuna takıp alay edenler dahi olmuştur.Yine de bunlara illa da lanet okumak veya hakaret etmek zorunda değiliz.Fakat bu, yanlıştan da öte, İslam'ın kabullenemeyeceği fiillerde bulunan kimselere birilerinin lanet okuması da İslam dışı olarak görülemez.Emevi liderlerinden sonuncusu Ömer Bin Abdulaziz (r.a) -ki zaten Emevilerin o güne kadar gelen yanlış fiillerini tamamen reddeder bir tavırda yönetimde kalmış ve bu yüzden de zehirlenerek şehid edilmiştir- hakkında övgüyle bahsedilebilir.Fakat diğerleri hakkında hiç iyi şeyler söylenecek durumlar da yoktur, kendi saltanatlarını ayakta tutmak adına İslam'ı da tahrif etmekten geri durmamışlardır.

Muaviye konusunda Ehl-i Sünnet biraz hassastır bunu da kendisinin sahabe olmasına dayandırıyorlar, fakat -kendisine hakaret babında olmsa da- yaptığı yanlışlardan bahsedilebilir, bunlardan ders çıkartılabilir.Saltanatını korumak adına Halid Bin Velid (r.a) 'ın oğlunun şehid edilmesi için bir hristiyandan istek de bulunmasının tavsip edilir bir tarafı yoktur.Yine ölümünden önce oğlu Yezid'i Veliahd göstererek Yezid'i saltanatın ilk lideri yapması ve bu şekilde Hilafet'i saltanata dönüştürmesinin de hakeza tasvip edilecek bir yanı yoktur.Muaviye'nin yaptığı yanlışlar bunlarla da sınırlı değil elbetteki, fakat bu yanlışlardan bahsederken kendisine hakaret edilsin amacında elbetteki değilim, kendisi tekfir edilsin demiyorum, fakat yanlış yanlıştır.Bunların görülmesi ve bunlardan ders alınması gerekir aksi takdirde o çok değer verdiğimiz tahirimiz kendisiyle boş yere övünülmekten ve yanlış haliyle kağıtlarda kalıp İslam'a ve Müslümanlarada da zarar vermekten başka bir şeye yaramaz.
« Son Düzenleme: 13 Nisan 2008, 19:49:26 Gönderen: KaOs » Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
HawasHasan
Estağfirullah..
Administrator
*



Toplam Oyu: 1114
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12.058

Ve Birgün Bu Dünya Gül Bahçesine Dönecek..


WWW
« Yanıtla #10 : 13 Nisan 2008, 22:17:40 »

Hatalarda ve Zellede Binlerce Hikmet vardır.. (bknz: "Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
....
")

Sorgulara dönüşen hatalar haddi aşacak noktaya gelir..
itaat ve teslimiyetin eksikliğinden ötürü oluşan sonuçlardır bunlar..

Muaviye r.a ı öven hadislere karşılık bizim yapmamız gereken o bir ashabtı.. hatta katibti..
hatalarına değil mevcut durumdaki hikmetlere bakmamız gerekir..

olacak olan olacaktır.. engel olunamaz..
dediklerinize bakılırsa "yasak elma" konusuda içinden çıkılmaz bir hal olur..
konu oldukça geniştir..
kader konusuna dahi dayanır..
ashaba bir söz getirecek konulara girilmemesini tavsiye ederim..
ashab ismet sıfatına sahib değildir..
elbetteki beşer olmasından ötürü günah işlemekten muaf değiller..
ama bize düşen belirttiğim gibi hata ve kusurlara değil hikmetlere bakmaktır..
Logged
Sponsor Bağlantı

Biz muhabbetullah platformu olarak dosya yükleme işlemleriniz için www.upload.gen.tr sitesini öneriyoruz
Logged
KaOs
Faydalı Üye
*



Toplam Oyu: 8
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 120


« Yanıtla #11 : 14 Nisan 2008, 03:07:44 »

Evet, sadece hatalarda değil, herşeyde bir hikmet vardır, birilerinin planları varsa ALLAH'ın da bir planı vardır.Fakat bu yapılan yanlışın göz ardı edilmesi anlamına gelmez, yapılan yanlış kişisel bazda ise bunun üstü örtülüp ifşa edilmeyebilir.Fakat Halifelik (!!) makanında olduğunu iddia eden kişilerin kendi saltanatlarını korumak için açıkca İslam'ın kurallarına karşı gelmeleri, İslam'ın özünü bu şekilde tahrif ediyor olmaları göz ardı edilebilecek yanlış olarak görülemez.

Kardeşlerim, maalesef tekrar tekrar söyleme gereği duyuyorum, bu sorgulamalar birilerine hakaret için yol açma amaçlı değildir elbetteki, fakat Tarih denilen kavram eğer gerçekten analiz edilip ortaya konulmaya çalışılmazsa hiç bir anlamı olmaz.Fakat biliyoruz ki Tarih önemli bir kavramdır, bilinmelidir, geçmiş ne kadar iyi bilinip analiz edilirse ve dün-bugün-yarın hepsi birlikte an gibi göz önüne alınırsa faydalı olabilir.Aksi takdirde onu göz ardı et, buna ses çıkarma gibi tavırlar geçmişin büyük yaralarını bugün Ehl-i Sünnet/Şia kavgası gibi büyük bir problem halinde bize sunabilir ki sunuyor da.

Yasak elma olayında bir hata vardır ve bu hata kabul edilip bir daha yapılmamaya çalışılır, H.z Yunus'un kavmini terketmesinde bir hata vardır ve bu hata kabul edilip düzeltilmeye çalışılır.H.z Adem ben bu elmayı yemedim ya da yaptığım doğruydu ya da bunu göz ardı edeyim gibi bir tavır içerisine girmemiştir.H.z Yunus ben bu kavmimle uğraşamam, beni dinlemiyorlar gibi bir tavırla yaptığı hatanın üstünü örtmemiş, hatasını görüp tövbe etmiştir.Elbetteki bu hatalarda da hikmetler vardır, fakat görüyoruz ki bu peygamberler yaptığım hatada bir hikmet vardır diyerek hatanın üstünü kapatmıyorlar.

.........................

Emevilerin son iki buçuk yılında Halifelik yapan ve bunu hakkıyla yapmaya çalışan, bu yüzden de zehirlenerek şehid edilen Ömer Bin Abdül Aziz (r.a) haricindeki diğer liderlerinden aslında söz etmeye bile gerek yok.Hataları çok açıktır, H.z Huseyn'in Şehid Edilmesi, İslam'ın tahrif edilmesi, saltanatın korunması için ortaya çıkmış Cebriye ve Mürcie gibi İslam'ın temellerini tahrif eden ekollerin yayılması sağlanmış hatta kimi nokt