ifıkıh, akaid, bilgileri tefsir, meal, nur, tasavvuf, eğitim, gelişim, islamda çocuk, risale-i nur, dini sorular, site ekle, namaz, oruç,meal,hac, haccın farzları, namaz öğreniyorum, çocuklar için ,umre, hac, sünnetler, mekruh, haram,

çocuklara ALLAH(c.c) kavramının doğru öğretilmesinin önemi!

Çocuklara “ALLAHKavramının Doğru Öğretilmesinin Önemi…

Aile, çocuğun dini gelişiminde, en fazla etkiye sahiptir. Birey, diğer tüm davranışlarının şekillenmesinde olduğu gibi, ALLAH inancı ve diğer dini içerikli konularda da, ailenin etkisi altında kalır. Özellikle 2-6 yaşları arası çocuklar, kolay inanırlık ve taklit özellikleri gereği, anne-babanın her söylediğine inanır ve onların her yaptıklarını taklit etmeye çalışırlar. Bunu yaparken de, ne bir şüphe duyar, ne de itiraz etmeyi düşünürler.
Bu dönemde çocuğa verilen dini eğitim, bu konularda kullanılan ifadeler, özellikle de korkutucu yaklaşımlar, onun dini gelişimi açısından son derece önemlidir. Örneğin, ALLAH ile ilgili olarak, “ALLAH seni gökten izliyor, sana ceza verecek”, “Yaramazlık yaptığında seni cehenneminde yakar”, “ALLAH seni taş eder” vb. ifadeler, ALLAH’ı çocuğun zihninde ceza veren bir varlık olarak algılamasına yol açacaktır. Çocuğun yaramazlık olarak değerlendirilen davranışlarıyla baş edebilmek için, “ALLAHkavramını kullanmak, her ne kadar bilinçsizce yapılıyor olsa dahi, son derece yanlış ve tehlikelidir.

Bu şekildeki yanlış din eğitiminin, yanlış bilgilendirme ve yönlendirmenin en önemli etkisi, çocuğun kişilik yapısı üzerinde olacaktır. ALLAH, ahiret, cehennem vb. dini konuları, birer korku unsuru olarak algılayan çocuklar, ailelerin bu konulardaki ısrarlı korkutmaları karşısında zamanla bu korkularını daha da derinleştirerek, çeşitli gelişim sorunları yaşayabilirler. Ayrıca, ALLAH ve din ile ilgili konuları, olumsuz duygu ve düşüncelerle değerlendirebilirler.
Devamını Oku >> »

Benzer Konular

çocuguma tevazuu nasıl oğretebilirim

Kibir ve gururun pompalandigi bir donemde cocuguma tevazuu nasil ogretebilirim?

 

Anne-baba olarak hatalarinizi kabul etmiyor ve daima kendinizi bir sekilde hakli goruyor, cevrenizi hep kucumsuyorsaniz, cocugunuzun egoist, bencil ve kibirli olmasina sasirmayin.

 

Gunumuzun kayip degerlerinden biridir tevazu… Medeniyetimizin soldurdugumuz gullerindendir. Sohretin, gururun ve bencilligin yuceltildigi bir zaman dilimindeyiz. Peki genc nesillere tevazu erdemini kim, nasil ogretecek? Bugun pek cok konuda kavram kargasasi yasadigimiz ortada. Kibiri, ozguvenli olmakla ayni kefeye koyuyoruz. Tevazuu da guven eksikliginden kaynaklanan yetersizlik, pisiriklik ve korkaklikla karistiriyoruz. Halbuki tevazuun temelinde ozguven ve ozsaygi vardir. Ici disi bir olmak esastir. Kisinin kendi yeteneklerinin farkina varmasi; ancak bu yeteneklerini kendinden bilmemesi, kendisini oldugundan farkli gormemesi ve gostermemesidir. Kisinin kendisine ve otekilere karsi durust olmasidir.

 

En yalin tanimiyla alcakgonulluluk, gosteristen kurtulmanin adidir, sadeliktir…Basarilarimiz ve yeteneklerimizi nazara vermemedir, saf bir mahcubiyettir. Tevazu, iyi ahlakin, diger guzelliklerini de kapsayan bir haslettir. Kotuye karsi muhafaza eden ve cehaleti orten emin bir perdedir. Tum peygamberlerin soz ve tavir birligi icinde ogrettigi evrensel bir degerdir.

 

Tevazu ustunluk sahibi bir kisinin, bir seylere ragmen, lutfettigi bir davranis bicimi degil, kisinin Yaratici’sina, kendisine ve diger insanlara karsi, tabiiliginin ve durustlugunun bir gostergesidir.

  Devamını Oku >> »

Benzer Konular

Çocuğa İsim Koymada Dikkat Edilecek Ölçüler

Doğumunun haftasında veya daha önceki bir zamanda çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kâmet okumak suretiyle (1) konulacak isimde kendi bildiğimizle hareket etmeyip, dinimizin vazettiği ölçülere dikkat etmemiz lâzımdır. Muallimü’l-ukûl olan Peygamberimiz, “Siz, kıyamet günü kendi isimleriniz ve babalarınızın adları ile (huzurı ilâhîye) çağrılacaksınız. Bu sebeple isimlerinizi güzelleştiriniz“(2)
buyurmaktadır. Konulması düşünülen bir isim, güzel olabileceği gibi aksi de olabilir. Hataya düşmemizi önlemek için onları ayrı ayrı açıkla-mak istiyoruz.

I- Konulması teşvik edilen isimler:
a) Cenâb-ı Hakk’ın güzel isimlerinin evveline bir “abd” kelimesi getirerek çıkan terkib-i izafîyi çocuğa İsim olarak koymalıdır. Abdullah, Abdürrahman, Abdürrahim, Abdüssamed, Abdürrezzak, Abdüşşekûr gibi “ALLAH’a göre isimlerin en sevimlisi Abdullah ve Abdürrahmân (adları)dır”(3).
b) Peygamberimizin veya diğer enbiyadan birinin adını koymalıdır. Bu yolda hareket etmekle, o yüce şahsiyetlerin siretinin çocukta görül-mesini arzu ve onun şahsında o peygamberin adının anılması ile manevî bir tecellinin hâsıl olmasını tefe’ül vardır. Bu sebeple Resûl-i Ekrem (s.a.v.) “Enbiyanın isimlerini (çocuklarınıza) koyunuz” (4) buyurmuştur. Kavliyle hâli arasında en küçük bir fark bulunmayan Re-sulullah (s.a.v,), kendisinin oğlu dünyaya geldiğinde, “Bu gece benim bir oğlum dünyaya geldi. Ona (büyük) babam İbrahim (a.s.)’ın adını koydum” (5) diyerek sevincini ve ona verdiği ismi ashabına duyurmuştur.
c) Hayra yormaya müsaid bir isim koymalıdır. Hasan, Hüseyin, Said, Selim, Âbid, Nâci ve Sehil gibi.
Devamını Oku >> »

Benzer Konular

Çocuklarınızla Konuşun..

Bir gün susmayı öğrendim.
Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım.
Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim
tarzıydı.

Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben
bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim.
Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla
oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da,
hadi odana git, derdi.
Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir
araya gelirdik babamla.

Onlar annemle konuşurken ben araya girer,
sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir,
‘Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, bir de sen kafamı
ütüleme!’ derdi. Annem de ‘Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla?’ diye çıkışır, beni odama
gönderirdi.
Devamını Oku >> »

Benzer Konular