Hz. İsa’nın ortaya çıktığı dönemde Hz. Mehdi, Peygamberimiz (sav)’in halifesi yani İslam aleminin manevi lideri sıfatıyla dünya çapındaki tüm Müslümanlar arasında İslam BirliÄŸi’ni saÄŸlamış olacak ve bu birliÄŸin başında lider konumunda bulunacaktır. Peygamberimiz (sav)’in pek çok sahih hadisinde Hz. İsa’nın da bu dönemde ikinci kez yeryüzüne geleceÄŸi; Hz. Mehdi ile birlikte namaz kılacağı ve Hz. İsa’nın “imamlık sana verilmiÅŸtir” diyerek Hz. Mehdi’yi imamlığa bizzat kendisinin geçireceÄŸi bildirilmiÅŸtir. Bu hadislerden bazıları şöyledir:
Hz. İsa namazını Hz. Mehdi’nin arkasında kılacaktır. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)
İmamları salih bir insan olan Mehdi olduÄŸu halde, Beytü’l Makdis’e sığınırlar. Orada imamları kendilerine sabah namazını kıldırmak için öne geçtiÄŸi bir sırada, bir de bakarlar ki, Meryem oÄŸlu İsa sabah vaktinde inmiÅŸtir. Mehdi, Hz. İsa’yı öne geçirmek için arkaya çekilir. Hz. İsa onun omuzlarIna elİnİ koyar ve ona der kİ, “Geç öne namazI kIldIr. Zİra kamet (namaza baÅŸlama iÅŸareti) senİn İçİn getİrİlmİŞtİr.” (Ebu Rafi’den rivayet edilmiÅŸtir; İmam Åžarani, Ölüm, Kıyamet, Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, Bedir Yayınevi, s. 495-496)
… Nihayet Meryem oÄŸlu İsa Müslümanların emiri (Hz. Mehdi) ona: Gel bize namaz kıldır, der. Bunun üzerine İsa: Hayır, Allah’ın bu ümmete bir ikramı olarak sizin bir kısmınız diÄŸer bir kısım üzerine emirlersiniz, der. (Sahih-i Müslim, c. 1, s. 209)
Hz. İsa semadan nüzul edecek ve onun emirliÄŸini kabul edecektir. Hz. İsa’ya “Bize namaz kıldır” denilecek, ancak o, “Emir sizin içinizdedir” karşılığını vererek, “Bu Allah’ın ümmet-i Muhammed’e bir ikramıdır.” diyecektir. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)
Hz. Mehdi müminlerle beraber Beytül Makdis’de sabah namazı kılarken, o sırada nüzul eden Hz. İsa’yı takdim edecek ve Hz. İsa ellerini onun omuzuna koyarak, “Namazın kameti senin için getirildi, bu yüzden sen kıldır” diyecek ve nihayet Hz. Mehdi, Hz. İsa ve müminlere imam olarak namazı kıldıracaktır. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 25)






