166. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Kim ezan sesini iÅŸittiÄŸi zaman:
“Allahümme Rabbe hâzihid dâvetit tâmmeti vesselâtil kaimeti âti Muhammedinil vesîlete vel fazîle, vebâshu makamen mahmuden kemâ vaadtehu,” derse, kıyamet gününde ona ÅŸefaatim helâl olur.”
Câbir radıyallahu anh. Buhârî.
167. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Allahtan vesîle isteyin!”
Dediler ki: “Ey Allahın Resûlü, vesîle nedir?”
“O, cennette öyle bir makamdır ki, ona ancak tek bir adam ulaÅŸacaktır. O adamın ben olmasını umarım.”
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.
168. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Ezan okuduÄŸun zaman ağır ağır oku, kamet getirdiÄŸinde acele ve çabuk getir! Ezanla kametin arasında yemek yiyen kimsenin yemeÄŸini bitirebileceÄŸi kadar bir zaman ayır. Yine su içenin suyunu, tuvalete gidenin tuvaletini bitirebilecekleri kadar bir zaman ayır! Beni görmedikçe namaza kalkmayın!”
Câbir radıyallahu anh. Tirmizî.
169. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Müezzin, sesinin ulaÅŸtığı yere kadar bağışlanır. Her yaÅŸ ve kuru ÅŸey onun yararına ÅŸahitlik eder. Cemaatle namaz kılana yirmibeÅŸ namazlık sevap yazılır. Ayrıca, iki namaz arasında yaptıkları da bağışlanır.”
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
170. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Ezanı duyduÄŸunuz zaman, tıpkı müezzinin söylediÄŸi gibi söyleyiniz, ancak “hayyealessalât, hayyealelfelah,” deyince siz “Lâ havle velâ kuvvete illâ billah,” deyiniz.”
Ebû Saîd radıyallahu anh. Buhârî.
171. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“imam, sorumluluk alan, müezzin ise kendisine güvenilendir. Allahım! imamları irşâd et! Müezzinleri de bağışla.”
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Bezzâr.
172. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Ezanlarınızı seçkinleriniz okusun, namazlarınızı da Kurânı iyi bilip okuyanlarınız kıldırsın!”
İbn Abbas radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
173. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Kim Allahın rızasını umarak bir mescid yaparsa, Allah onun için cennette bir ev yapar.”
Osman radıyallahu anh. Buhârî.
174. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Birinizin hanımı, kendisinden mescide gitmek için izin isterse, sakın engel olmasın!”
İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.
175. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Mescid, her iyi kulun evidir. Evi mescid olan adama Allah, rahatı, rahmeti, Sırat köprüsünü geçip cennete ve Allahın rızasına gitmesini garanti etmiÅŸtir.”
Ebû Derda radıyallahu anh. Taberânî.
176. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, evlerde namaz yerleri yapılmasını, bunların temiz tutulup kokulanmasını emretti.
Aişe radıyallahu anha. Ebû Dâvud.
177. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Koyunun kurdu gibi, ÅŸeytan da insanın kurdudur. Sürüden ayrılan ve uzaklaÅŸan koyunu nasıl kurt kaparsa, ÅŸeytan da cemaatten uzaklaÅŸan insanı öyle kapar. Onun için tenha yollardan uzak durun, cemaatten, topluluktan ve mescidlerden ayrılmayın!”
Muaz radıyallahu anh. Ahmed.
178. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“KiÅŸi, kendi mescidinde namaz kılsın, mescidleri dolaşıp durmasın.”
İbn Ömer radıyallahu anh. Taberânî.
179. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Kim sarmısak ve soÄŸan yerse, bizden uzaklaÅŸsın, ya da mescidimizden uzak dursun. Evinde otursun.”
Câbir radıyallahu anh. Buhârî.
180. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Her kim, özürsüz olarak iki namazı bir arada kılarsa, büyük günahlardan birinin kapısına gelmiÅŸ olur.”
İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.
181. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Bir kısım namazlarınızı evlerinizde kılın! Evlerinizi kabirlere çevirmeyin!”
İbn Ömer radıyallahu. Buhârî.
182. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem bahçelerde namaz kılmaktan hoşlanırdı.
Muaz radıyallahu anh. Tirmizî.






