414. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Öfke ÅŸeytandandır. Åžeytan ise ateÅŸten yaratılmıştır. AteÅŸi söndüren de sudur. Onun için, biriniz öfkelenince hemen abdest alsın!”
Ebû Vail radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
415. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Biriniz ayaktayken öfkelenirse, hemen otursun. Öfkesi giderse iyi, gitmezse hemen yatsın.”
Ebû Zer radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
416. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Kim, öfkesinin gereÄŸini yerine getirmeye gücü yettiÄŸi hâlde, kendini firenlerse, Allah onu, kıyamet gününde, yaratıkların huzurunda çağırır ve hurilerden dilediÄŸini almakta serbest bırakır.”
Sehl radıyallahu anh. Tirmizî.
417. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem sordu:
“Siz kime pehlivan dersiniz?”
“Yenilmeyen kiÅŸiye.”
“Hayır, asıl pehlivan, kızgınlık anında öfkesine hâkim olan kimsedir,” buyurdu.
İbn Mesûd radıyallahu anh. Müslim.
418. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem sordu:
“içinizde kimi müflis sayarsınız?”
“Malı kalmayan kimseyi.”
“Hayır, asıl müflis, kıyamet gününde, ona sövmüş, buna zulmetmiÅŸ, berikinin malını almış olarak gelen kimsedir. Orada ne dinar vardır, ne de dirhem. Sevapları alınıp o kimselere verilir. Yetmez, bu defa onların günahları sırtına yüklenir. iÅŸte müflis odur.
İbn Mesûd radıyallahu anh. Rezîn.
419. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Öğretin, kolaylaÅŸtırın ve güçleÅŸtirmeyin! Biriniz kızdığı zaman, sussun!”
İbn Abbas radıyallahu anh. Ahmed.
420. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Hasetten, kıskanıcılıktan ÅŸiddetle kaçının! Çünkü haset, ateÅŸin odunu yiyip bitirdiÄŸi gibi, sevapları yer bitirir.”
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
421. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“insanlarda bulunan huyların en kötüsü, tutkulu bir cimrilik ve ÅŸiddetli bir korkaklıktır.”
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
422. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Size, sizden önceki milletlerin hastalığı olan haset ve kin bulaÅŸmış. Bunlar kazıyıcıdır. Ancak, ben saç kazımayı kastetmiyorum. Onlar din kazıyıcısıdır.
Canım elinde olan Allaha yemin ederim ki, îman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de tam îman etmiş sayılmazsınız.
Birbirinizi sevmenizi saÄŸlayacak bir ÅŸeyi size göstereyim mi? Aranızda selâmı yaygınlaÅŸtırın!”
Zübeyr radıyallahu anh. Tirmizî.
423. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Zandan uzak durun! Çünkü zan, sözün en yalanıdır.
Başkalarının gizli konuştuklarını yaymayın!
Birbirlerinizin ayıplarını araştırmayın!
Gereksiz yere rekabete girmeyin!
Birbirinizi kıskanmayın!
Birbirinize kin tutmayın!
Birbirinize sırt çevirmeyin!
Ey Allahın kulları, Allahın size emrettiği gibi kardeş olun!
Müslüman müslümanın kardeÅŸidir. Ona ne zulmeder, ne de onu yüzüstü bırakır. Ona hakaret de etmez.”
Sonra kalbini gösterdi:
“Takva buradadır, takva buradadır, takva buradadır!
Kişinin, müslüman kardeşini hor görmesi, kötülük bakımından kendisine yeter de artar bile.
Müslümanın herÅŸeyi müslümana haramdır: kanı, ÅŸerefi, malı…
Allah, sizin ne bedenlerinize, ne biçimlerinize ve ne de amellerinize bakmaz, kalblerinize bakar.”
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.
424. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Allah buyuruyor:
izzet ve büyüklük benim elbisemdir. Bu ikisinde her kim benimle çarpışırsa, ona azap edirim.”
Ebû Saîd radıyallahu anh. Müslim.
425. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem:
“Kalbinde zerre kadar kibir, büyüklenme bulunan kimse cennete giremez!” buyurdu.
Bir adam, “Fakat kiÅŸi, elbisesinin ve ayakkabılarının güzel olmasını ister.”
Şöyle buyurdu:
“Allah güzeldir, güzelliÄŸi sever. Kibir, Hakkı inkâr edip, insanlara üstten bakmaktır.”
İbn Mesûd radıyallahu anh. Müslim.
426. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“insanlar, ya cehennem kömüründen baÅŸka bir ÅŸey olmayan ölmüş atalarıyla övünmekten vazgeçerler, ya da Allah katında, burnuyla pislik yuvarlayan böcekten daha âdi bir dereceye düşerler.
Allah teâlâ sizlerden kötü dönem kibrini temizledi. Artık kişi, ya günahtan sakınan bir mümindir, ya da azgın bir günahkâr.
insanların tümü Ademin çocuklarıdır. Adem ise topraktan yaratılmıştır.”
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.
427. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Allah bana, “alçakgönüllü olmanız, birbirinize karşı büyüklenmemeniz, böylece kimsenin kimseye tecavüz etmemesi,” hususlarını bildirdi.”
Iyad radıyallahu anh. Ebû Dâvud.






