Gözü yaratan, gözün baktığı yeri görür. Harama bakan, gözüyle avlanmıştır. Sanki onun bakışı ip olur, kişiyi baktığı şeye bağlar. İnsan da ister istemez o yöne gider. Bu sebepten harama bakmamak lazım.

Askeriyede savaÅŸ anında her asker bir “sütre” gerisinde yatar, oradan ateÅŸ eder.
Kore’den gelen bir subay, bir taÅŸ göstermiÅŸ, “Beni kurtaran bu taÅŸtır.” demiÅŸ. Savaşırken o taşın arkasında yatmış. Bir iki kurÅŸun o taÅŸa deÄŸip sekmiÅŸ, böylece o arkadaÅŸ vurulmamış.

Sütre ve tesettür aynı kökten gelir. Setr… Yani örtmek…

Nasıl ki askerler savaşta sütre gerisinde yatarak korunur, Müslüman hanımlar da tesettürle kendilerini düşmanlardan korurlar. İstisnalar kaideyi bozmaz.

Bir zamanlar modernizme uyarak hızla açılan Amerika gibi ülkeler şimdi tesettürün çarelerini arıyorlar. Amerikalılar bir zaman çıplaklıkta sınır tanımayarak çıplaklar kampı bile kurdu. Sonra baktılar ki soyunmak felaket getiriyor, hiç faydası yok, babasız çocukların sayısı her geçen gün artıyor; şimdi de müstehcenlikle mücadeleye başladılar. Çünkü haramlar, insanı çökerttiği gibi aileyi ve milleti de çökertir.

Bazı insanlar gözlerini, güzellik aramak için kullanır. Güzel bir çiçeÄŸe baktığı gibi güzel bir kadına da bakar. ÇiçeÄŸe bakar, “Bu ne güzel bir çiçek!” der alır. Güzel kadın da hoÅŸuna gitmiÅŸti…

Videolar, resimler, filmler, internet müstehcen resim göstererek insanlığı çökertmek istiyorlar. Ya onlara bakmayacağız veya onlar ortadan kalkacak! Eğer onlara bakarsak koyunun ota koştuğu gibi, sineğin tatlıya koştuğu gibi insan da harama yapışır; maddeten ve mânen ölür.

Gözü yaratan, gözün baktığı yeri görür. Harama bakan, gözüyle avlanmıştır. Sanki onun bakışı ip olur, kişiyi baktığı şeye bağlar. İnsan da ister istemez o yöne gider. Bu sebepten harama bakmamak lazım.

Otobüsteydim. Önde oturan yolcu, gazeteyi açmış bakıyor. Gazetede bir resim var. İçimden dedim ki: “ALLAH’ım, bu resme bakmamı haram etmiÅŸsin; iÅŸte ben de başımı çevirdim!”

Nefse hakim olmak kolay deÄŸil. Fakat zoru baÅŸarmak mesele…

Tesettürde renk sınırlaması var mıdır?

En baÅŸta örtünen insan örtüsünün manasını bilecek. Åžeffaf bir kumaÅŸla örtünme olmaz. Penye gibi vücuda yapışan bir kumaÅŸla, yanar döner parlak renkli elbiseyle tesettür olmaz. Böyle giyinenlerle insan gözü muhakkak alaka kuruyor. Elbiseyi inceleyeyim derken, vücut hatlarına kayılıyor… Bir hanım tesettürde fakat elbisesi diyor ki, “Bana bak!” Bu olmaz! Rengin önemi yoktur yeter ki, kiÅŸiyi cazip göstermesin. İnsan kendini ALLAH’a beÄŸendirmeye çalışmalı. Önemli olan bu. Mesela bir hanım manto almış. Kimisi bu mantonun rengini beÄŸenmez, kimisi biçimini, kimisi düğmelerini beÄŸenmez. O hanım şöyle soracak kendine: “Bu mantoyu ALLAH beÄŸenir mi?” O’dur önemli olan. Bol mu? Uzuvları belli ediyor mu? İçini gösteriyor mu? Rengi canlı mı?

Bir kadının iffetli sayılabilmesi için, örtünmesi yeterli deÄŸildir. Kadının bakışları, yürüyüşü, hareketleri… Bunlar tesettürü oluÅŸturan bütünün parçalarıdır. Kur’an’da tesettür, “cilbab” diye geçer. Yani kadının kafasından bir örtü bırakacağız, iÅŸte oldu cilbab…

Åžimdiki hanımlar, modern tesettürlü (!) Modernizm Avrupa’ya aittir. Kanımca böyle hanımları imanları kurtaracak… “Efendim ben öyle kapanamam.” Kapanma. O zaman gelecek tehlikelere de razı ol.

Kapalı bir hanım, yolda giden diÄŸer bir kapalı hanımı durdurmuÅŸ, şöyle demiÅŸ: “O kadar güzel kapanmışsın ki, çok cazip görünüyorsun!”

Ceylanı güzelliÄŸi için vururlar. En güzel meyveye çok taÅŸ atarlar. Altın, deÄŸerli olduÄŸu için onu ateÅŸe atıp eritirler. Elmas yontuldukça kıymetlenir. Geyikleri boynuzları için avlarlar. Bazı hayvanlar kürkleri için acımasızca öldürülür. Birçok deÄŸerlere sahip olanlar, birçok felaketlere uÄŸrayabilirler. İslamiyet, dünya ve ahiretimizi cennet etmek için vardır. İslamiyet’in dışına çıkansa, avcının ağına düşer!

Tesettür, kadının cazibesini artırması değildir!

alinti